T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1109 Esas KARAR NO : 2025/1054 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2023 NUMARASI : 2022/197 Esas-2023/81…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1109 Esas KARAR NO : 2025/1054 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2023 NUMARASI : 2022/197 Esas-2023/81 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalının yaptığı işe ilişkin olarak hafriyat ve kanal açma kapama işlerinin yapıldığını, yapılan iş karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından faturalara karşılık olmak üzere kısmi ödemeler yapıldığını, bakiyesinin ödenmediğini, ödenmeyen bakiye fatura bedelleri yönünden icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalının hakkında Ankara 19. İcra Dairesi'nin 2021/8751 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2023 tarihli 2022/197 Esas 2023/81 Karar sayılı kararında özetle; Dava, ticari nitelikteki hizmet nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin kısmen ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir. Ankara 19. İcra Dairesinin 2021/8751 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı hakkında "44.840,00 TL ve 29.500,00 TL bedelli fatura" açıklaması ile 54.340,00 TL alacağın işlemiş faizi ile birlikte ödenmesi için icra takibi başlatıldığı, 7 örnek ödeme emrinin davalı borçluya 02/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 05/08/2021 tarihinde ve süresi içerisinde borca, borç ilişkisine, takibe ve ferilerine yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle sunulan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile, takibe konu faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 54.340,00 TL, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise davacının 29.500,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında takibe konu faturaların düzenlenmesine esas teşkil edecek şekilde ticari ilişki bulunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarına usulüne uygun şekilde kaydedildiği, davalı tarafından takibe konu edilen faturalardan bir tanesinin iade faturası düzenlenmek suretiyle davacıya gönderildiği öne sürülmesine ve defterlerine bu şekilde kayıt edilmesine rağmen faturaya itirazın usulüne uygun şekilde yapıldığı hususuna ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, faturanın e-fatura olarak düzenlenmesi halinde dahi noter aracılığı ile iade prosedürünün uygulanmasının gerektiği, davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturalara karşılık olmak üzere davalı tarafından davacıya ait banka hesabına Selendi şantiyesi makine çalışması ve Selendi şantiyesi hafriyat çalışması açıklamaları ile kısmi ödemelerin yapıldığı, takibe konu faturalarda yer alan açıklamanın davalı tarafından yapılan kısmi ödemede yer alan açıklama ile uyumlu olduğu, tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti yönünden yazılan yazılara verilen cevaplara göre davacının ve davalının tacir oldukları, tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve kayıtlarının lehlerine ve aleyhlerine olacak şekilde delil niteliklerinin bulunduğu, davalı tarafından takibe konu faturalarda yazılı davacı alacağının tamamen ödendiğine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığı, takibe konu alacağın mevcut ve talep edilebilir nitelikte, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge ile takip öncesinde davalı borçlu yönünden alacağın talep edildiğine ilişkin herhangi bir ihtarnamenin dosya kapsamına sunulmadığı ve bu hali ile takip öncesinde temerrüt koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının 54.340,00 TL'lik asıl alacak kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin 54.340,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reescont faizi uygulanmasına fazlaya ilişkin talebin reddine ve davalının haksız itirazına konu olan 54.340,00 TL'lik asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.868,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 06/03/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Faturaya itiraz konusunda TTK 18/3 çerçevesinde; Tacir olmanın hükümleri "genel olarak" başlığında Türk Ticaret Kanunu'un (TTK, 6102 Sayılı Kanun) 18'inci maddesinde düzenlendiği, TTK'nın 18/3'üncü bendinde ise: "...Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." düzenlemesinin yer aldığını, madde hükmünde tacirler arasındaki irade beyanı ve bu beyanın sonuç doğurmasının belli bir şekle tabi tutulmadığını, sadece hangi araçlarla yapılacağı tahdidi olarak sayıldığını, kanunun belirli şeklide yapılmasını öngördüğü bir şekilden başka bir şekli seçmenin ilişkinin geçerliliğini ya da sonlanıp sonlanmamasını etkileyebileceğini, tacirler arasında yapılacak temerrüde düşürme, fesih, sözleşmeden dönme ihbar ve ihtarları noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiğini, söz konusu maddenin gerekçesinde; "Hükümdeki şekil, geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmış, ispat şartına dönüştürülmüştür. Bu amaçla eski metinde yer alan "muteber olması için" ibaresine metinde yer verilmediğini, bu değişikliğin sebebinin, geçerlik şartının artık haklı bir gerekçesinin bulunmaması ve teknikteki hızlı gelişme olduğunu, hiçbir modern kanunda bu kadar ağır bir geçerlilik şartı yer almadığını, şartın tacir gibi basiretli bir işadamı için öngörülmüş olmasının da anlamsız bulunduğunu, mahkemenin faturaya itiraz konusunu sanki geçerlilik gibi algıladığını, noter ihtarı yapılmaması sebebiyle dikkate almadığını, faturaya itiraz hususunun her somut olaya göre ele alınması ve değerlendirilmesi gerektiğini, yasanın geçerlilik şartını ortadan kaldırmasına rağmen mahkemenin, noter ihtarı şeklini geçerlilik şartı olarak değerlendirmesinin iade faturasının 8 günlük süresi içinde tanzim edilmesi hususunu göz ardı etmesinin hata olup, kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki hafriyat işleri nedeniyle iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen faturalar sebebiyle bakiye alacağın ödenmesi amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olduğu kabul edilmek suretiyle, davacının düzenlediği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun şekilde tutulmuş olup lehe delil olma niteliğini taşıdığı, bu faturalara göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile toplam 54.340,00 TL alacağı bulunduğu, davalı tarafından bu faturaların formlar ile Vergi Dairesine de bildirilmiş olduğu, her ne kadar davalı yanca bir adet fatura hakkında iade faturası düzenlenmiş ise de faturaya itirazın usulüne uygun şekilde yapıldığına dair dosyaya herhangi bir belge sunulamadığından iade edildiği söylenen faturanın da hesaba katılması gerektiği kabul edilmek suretiyle davanın 54.340,00 TL'lik asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, davalının bu miktar asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 54.340,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve alacağın defterlere kayıtlı fatura alacağı olup likit bir alacak niteliğinde olması sebebi ile davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasına dair karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2023 tarihli 2022/197 Esas 2023/81 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 3.711,97 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.113,59 TL'nin mahsubu ile kalan 2.598,38 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır