10. Hukuk Dairesi 2022/11274 E. , 2023/12000 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/133 E., 2021/240 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ve davalı vekillleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şart…
**10. Hukuk Dairesi 2022/11274 E. , 2023/12000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/133 E., 2021/240 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ve davalı vekillleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ...'nın davalı şirkette 14.06.2013 tarihinde su vanalarını açıp kapatma görevlisi, beden işçisi olarak çalışmaya başladığını, 24.06.2013 tarihinde davalı işyerinde çalışmakta iken, davalı işyerine ait 16 DS 309 plakalı motosikletle seyir halinde iken karşı yönden gelen ... plakalı kamyonetle çarpışması sonucu vefat etttiğini, muris ...'nın motosiklet kullanma ehliyeti olmamasına rağmen davalı şirketin işyerine ait sulama vanalarını açıp kapatmaya giderken motosiklette gitmeye zorladığını, bu nedenle davalı tarafın tamamen kusurlu olduğunu, olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin murisinin hiçbir kusuru bulunmadığını beyanla, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat ile baba ... için 75.000,00 TL, anne ... içinde 75.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini müteveffanın babası ... yönünden 26.166,42 TL'ye ve anne ... yönünden 30.048,87 TL'ye çıkartarak bu miktarın tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, 17.03.2015 tarihinde bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçe sunmuş ve bu dilekçe ile 24.02.2015 tarihli bilirkişi raporunun usule ve hukuka aykırı olduğunu ve içeriği itibari ile kabul edilemeyeceğini beyan ettiği görülmüştür. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 16.12.2015 tarih ve 2014/176 Esas, 2015/592 Karar sayılı ilk kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile baba ... için 26.166,42.TL maddi, 25.000,00 TL manevi, anne Zeliha için 30.048,87.TL maddi, 25.000,00.TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B) İlk Bozma Kararı Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 12.09.2017 tarih ve 2016/3584 E- 2017/6140 K sayılı ilamında özetle; "Somut olayda, zararlandırıcı olayın tahkikat sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası kabul edildiği ve davacı anneye Kurumca gelir bağlanırken; babaya gelir bağlanmadığı, Mahkemece davacı babaya gelir bağlanmama nedeninin araştırılmadığı, davacı anne için ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının tazminat alacağından tenzil edilmediği anlaşılmakla maddi tazminat isteminde bulunan davacı babaya iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmama nedeninin Kurumdan sorularak, gelen yanıta göre gerekirse davacı babaya SGK Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan kendilerine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açması için önel vermek, dava açılması halinde 6100 sayılı HMK'nun 165/2 nci maddesi gereğince bu dava için bekletici mesele yapılması, dava kabul edilmiş ise yapılan hesaptan kurumca davacı anne ve babaya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücuya tabi kısımlarının maddi tazminat miktarlarından tenzil ederek, çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi" yönlerinden mahkeme kararı bozulmuştur. C) İkinci Mahkeme Kararı Mahkemenin 11.08.2020 tarih ve 2017/1044 E - 2020/328 K sayılı ikinci kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davacı baba ... için 26.166,42 TL, davacı anne ... için 30.048,87 TL destekten yoksun kalma tazminatı (taleplerle bağlı kalınarak) ile davacıların her biri için 25.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinde ve manevi tazminat taleplerinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. D) İkinci Bozma Kararı Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.03.2021 tarih ve 2020/11654 E- 2021/2892 K sayılı ilamında özetle; "davacıların mahkemece verilen bir önceki kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle o kararda esas alınan verilerin davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilip, asgari ücretteki değişiklikler nedeniyle rapor alınarak davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın bertaraf edilemeyeceği dikkate alınarak, 26.08.2015 tarihli hesap raporunda davacı anne için hesap edilen maddi tazminat alacağından, bu davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmını tenzil etmek, baba için de anılan rapor ile hesap edilen maddi tazminat alacağına hükmederek davacıların maddi tazminat istemleri hakkında fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutmadan bir karar verilmesi" yönlerinden mahkeme kararı bozulmuştur. IV. SON BOZMA KARARI SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; "Mahkememizin 16.12.2015 tarihli kararı öncesinde bilirkişi Av. ... alınan 26.08.2015 tarihli raporda; davacılardan baba ...'nın toplam maddi zararının 26.166,42 TL ve anne ...'nın maddi zararı 30.048,87 TL olarak hesaplanmış ise de, en son 09.03.2021 tarihli bozma ilamı gereğince davacı anne için hesap edilen maddi tazminat alacağından bu davacıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmı olan 16.924,52 TL kısmının tenzil edilerek 13.124,35 TL alacağı bulunduğuna, davacı baba için de anılan rapor ile hesap edilen ve ilk kararda hükmolunan miktarı davacıların temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu kabul edilerek 26.166,42 TL maddi tazminat alacağı üzerinden kabul edilmesi, diğer yandan kaza tarihi, tarafların toplumsal ve gelir durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, kusur durumları, olay nedeni ile duyulan elem ve ızdırabın derecesi ile hak ve nesafet kuralları göz önünde bulundurularak takdiren anne ... için 25.000,00 TL ve baba ... için de 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesi" gerekçeleriyle "Davanın kısmen kabulü ile davacı baba ... için 26.166,42 TL, davacı anne ... için 13.124,35 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacıların her biri için 25.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı anne ...'nın fazlaya ilişkin maddi tazminat isteğinin reddine, davacıların manevi tazminatta fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz eden davalının itirazlarının aksine mahkemenin Yargıtay bozma ilamına uyarak SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerini maddi tazminattan mahsup ederek karar verdiğini ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2016/5 E- 2018/6 K sayılı ilamı gereğince gelir bağlanması gereği aranmadan tazminata hükmedilmediği gerektiğini, davacı babanın maddi tazminat alacağı 67.250,73 TL, davacı annenin maddi tazminat alacağı 77.139,04 TL olarak hesaplandığı halde Mahkemece daha az miktarda maddi tazminatlara hükmedildiğini ve fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulmadığını bu nedenle kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gelirlerin hesap raporundan tenziline dair bozma gereği yapılmadığını, Yargıtay ilk bozma ilamında davacı babanın SGK'dan aldığı maaş tutarının belirlenmesi ve iş kazası sigorta kolundan davacı babaya maaş bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, çünkü destekten yoksun kalma tazminatının ancak devlet tarafından destek sağlanmayan kişilere kaza geçiren kişinin sağlaması muhtemel maddi destek hesaplanmak suretiyle verilebilen bir maddi tazminat türü olduğunu, oysaki somut olayda davacıların hem SGK tarafından iş kazası sigorta kolundan istifade etmekte hem de kendi kazançlarını kullandıkları için verilen kararın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının, maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesi" açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, "Tazminat alacaklarının belirlenmesi ve sorumluluk" açısından kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddeleri yollamasıyla aynı Kanunun 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış haklar" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek, tarafların temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Davacılar ve Davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.