1. Hukuk Dairesi 2021/10526 E. , 2022/2589 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 31/01/2020 tarihli ve 2019/192 Esas, 2020/56 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, …
**1. Hukuk Dairesi 2021/10526 E. , 2022/2589 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 31/01/2020 tarihli ve 2019/192 Esas, 2020/56 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, davalı adına kayıtlı bulunan çekişme konusu 1185 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalmadığını, özel mülkiyet kapsamında edindiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16/02/2006 tarihli ve 2004/341 E., 2006/60 K. sayılı kararıyla; kıyıların denizlerin uzantısı olup, denizin bütünleyici parçasını oluşturduğu, denizlerden yararlanmanın kıyılar aracılığıyla sağlanabileceği, dolayısıyla kıyılar ait olduğu devletin hükümranlık sahasına girdiğinden, menfaati umuma açık olan yerlerden olup, doğal nitelikleri gereği özel mülkiyete konu olamayacağı, kamu tüzel kişilerinin herhangi bir kararla halkın yararlanacağı yer niteliğini kaldırmaya yetkisi olmadığı, davalının üçüncü kişiden satın aldığı iddiasının yerinde görülmediği, kıyıların özel kişiler adına tescilinin o kişiyi mülk edindirmeyeceği, hükümsüz olan tapu kütüğüne güvenerek deniz kıyısını satın almış kişinin de herhangi bir şekilde mülkiyet hakkının doğmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Birinci Bozma Kararı Dairenin 24/09/2008 tarihli ve 2008/7383 Esas, 2008/9703 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesine ait 16/02/2006 tarih ve 2004/341 E., 2006/60 K. sayılı kararın onanmasına karar verilmiş; davacı ve davalı vekilinin karar düzeltme istemi Dairenin 14/05/2009 tarihli ve 2009/4953 Esas, 2009/5750 Karar sayılı kararıyla; “...Mahkemece kurulan hüküm onama tarihi itibariyle doğru olmakla beraber, sonradan yürürlüğe giren ve kesin hüküm halini almamış eldeki davalara da uygulanacağı öngörülen 5841 sayılı Yasa hükümleri karşısında olayda 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde sözü edilen hak düşürücü sürenin gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu nedenle, davacı Hazine’nin karar düzeltme isteğinin reddine, davalının karar düzeltme isteğinin ise HUMK’un 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 24/09/2008 tarihli 2008/7383 Esas, 2008/9703 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına” karar verilmiştir. 3. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar