11. Ceza Dairesi 2010/12355 E. , 2012/21767 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine , ancak: 5237 sayılı TCK'nun 61. madesi uyarınca suça uygulanacak cezanın belirlenmesinde tahdidi olar…
**11. Ceza Dairesi 2010/12355 E. , 2012/21767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine , ancak: 5237 sayılı TCK'nun 61. madesi uyarınca suça uygulanacak cezanın belirlenmesinde tahdidi olarak sayılmış kriterler getirilmiş, her somut olayda ilgili suç tanımında belirlenen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken, cezanın belirlenmesine ve bireyselleştirmesine ilişkin maddesinin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca bu temel ceza belirlenirken aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen "orantılılık" ilkesi de gözetilmek zorundadır. Mahkemece, 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde yazılı kriterler dikkate alınarak cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmış ise de, buradaki kriterlerin yukarıda anılan orantılılık ilkesine aykırı davranılarak yazılı şekilde alt sınırdan fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Ceza belirlenirken önce, işlenen fiilin haksızlık içeriği; bilahare, gerçekleştirilen haksızlık dolayısıyla kişinin kusuru, kusurluluk durumu göz önünde bulundurulur. Cezanın belirlenmesi sürecinde kişinin kusurunun göz önünde bulundurulması, aynı zamanda cezanın bireyselleştirilmesi enstrümanlarından birini oluşturmaktadır. İşlenen suçun ifade ettiği haksızlık içeriği bakımından cezanın belirlenmesi sürecinde, önce temel ceza belirlenmektedir. Kanuni tarifinde hapis cezasının alt ve üst sınırı belirlenen suçlarda, temel ceza bu iki sınır arasında tayin edilecektir. Temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak ölçütler, TCK’nın 61. maddenin birinci fıkrasında gösterilmiştir. (Özgenç, İzzet. Türk Ceza Hukuku, Genel Hükümler, 7. Baskı, s.767) Bu ölçütler; a - Suçun işleniş biçimi, b - Suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, c - Suçun işlendiği zaman ve yer, d - Suç konusunun önem ve değeri, e - Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, f - Failin kast ve taksire dayanan kusurunun ağırlığı, g - Failin güttüğü amaç ve saik, olmak üzere sınırlı olarak sayılmıştır. Hakim, alt ve üst sınırlar arasında temel cezayı, bu ölçütleri esas alıp somut olaya göre bireyselleştirerek belirleyecektir.