3. Hukuk Dairesi 2016/6701 E. , 2017/17400 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 28/02/2013 tarihinde arkadaşının evinde baca temizliği yaptığı …
**3. Hukuk Dairesi 2016/6701 E. , 2017/17400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 28/02/2013 tarihinde arkadaşının evinde baca temizliği yaptığı sırada, aşağıdan yardım almak üzere kendisine uzatılan demir boruyu yukarı çekerken, teras katının çok yakınından geçen enerji nakil hattı nedeniyle elektrik akımına kapıldığını ve ağır şekilde yaralandığını, elindeki demir çubuğun elektrik tellerine temasının söz konusu olmadığını, temas etmiş olsa dahi bu olaya şehir içinden kontrolsüz, gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, hiçbir ek uyarı olmadan geçirilen yüksek gerilim hattının neden olduğunu, zararın doğrudan tehlikeli iletim hattından ve özensiz işletmeden kaynaklandığını ve olay nedeniyle davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın zaman aşımına uğradığını, olayda kendilerine izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının elektrik tellerine demir boru ile dokunması neticesinde akıma kapıldığını, tüm kusurun davacıda olduğunu, elektrik hatlarının yönetmelikte belirtilen mesafelere ve standartlara uygun şekilde tesis edildiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının, arkadaşının evinin bacasını temizlediği sırada elektrik akımına kapılarak yaralandığı, bilirkişi raporuna göre bina ile enerji nakil hattı arasında olması gerekenden daha fazla bir mesafenin bulunduğu, meydana gelen olayda davalının hiçbir kusurunun bulunmadığı, tüm kusurun davacı ile bina sahibi arkadaşına ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Dava; elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı şirket, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (... gereği, kusur unsur olarak aranmaz.