T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/196 Esas KARAR NO: 2025/1077 DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 05/03/2025 KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ----- plakalı araç, ----- tarafından müvekkilin kullandırdığı kredi ile satın alınmıştır ve araç üzerine müvekkil lehine ---- tarihi itibar…
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/196 Esas KARAR NO: 2025/1077 DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 05/03/2025 KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ----- plakalı araç, ----- tarafından müvekkilin kullandırdığı kredi ile satın alınmıştır ve araç üzerine müvekkil lehine ---- tarihi itibariyle rehin şerhi işlenmiştir. Kredi ödemelerinin normal seyrini yitirmesi üzerine, ----- Esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından ---- numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış -------tarihinde başka araçlara çarpmaksızın tek taraflı olarak tam/ağır hasara uğramıştır. Müvekkil -------- rehinli araç bu kazada perte ayrılmıştır. Meydana gelen rizikonun poliçe teminatları dahilinde olduğu ortadadır. Sigorta tazminatının daini mürtehin sıfatına haiz müvekkile ödenmesi taleplerimizi içeren ihtarname ----- üzerinden sigorta şirketine ihtar edilmiştir. Sigorta şirketine düzenlenen ihtarname üzerine davalı şirket, -------- D.İş Sayılı dosya ile tazminat ödemesinin tevdi mahallinin tevdini talep etmiştir. Tevdi mahalli tayin edilmiş olup, mahkemenin açtırmış olduğu banka hesabına sigorta şirketi tarafından tazminat ödemesi yapılmıştır. Fakat gelinen aşamada hak sahibi olan müvekkil, alacağını henüz tahsil edememiştir. Yukarıda belirtilen nedenlerle sigorta şirketince yapılan tüm sigorta tazminatı ödemeleri üzerinde, müvekkilimin dain-i mürtehin sıfatıyla hak sahibi olduğu aşikardır. Bu sebeple -----ait müvekkil kuruma rehinli -------- tarihinde meydana gelen kazada oluşan hasara ilişkin kasko sigorta tazminatının tarafımıza ödenmesi gerekmektedir. Davalı sigorta şirketinin de ödemenin tarafımıza yapılmasına yönelik muvafakat ettiğine dair belgeler bilahare sunulacaktır. Sigorta şirketince tarafımıza ödeme yapılmasına muvafakat edilmesi sebebiyle taraflar arasında bir ihtilaf olmadığından, tazminat üzerinde müvekkil şirketin hak sahibi olduğunun Sayın Mahkemenizce tespiti gerekmektedir. Tevdi mahalli tayin edilen sigorta tazminatının daini mürtehin sıfatını haiz müvekkil kurum alacağı olduğunun tespitine ve müvekkile ödenmesine karar verilmesine,Yargılama giderinin tarafımız üzerinde bırakılmasına, lehimize vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkil şirkete yalnızca dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, dilekçe eki olarak gösterilen belgeler tebliğ edilmemiştir. Davaya ilişkin beyanlarımızın eksiksiz olarak sunulabilmesi için "dava dilekçesi ile eklerinin" de tebliği gerekmektedir. Davalı müvekkil şirket usul ve yasaya uygun şekilde sorumluluklarını yerine getirmiştir. açıklamalarımız kapsamında husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir.müvekkil şirket başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak işlemler yürütmüştür. işbu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte ----- d. iş sayılı dosyası kapsamında tevdi mahaline yapılan ödeme nedeniyle müvekkil şirketin başkaca sorumluluğu bulunmadığının tespiti ile davacı tarafa ilgili tutarın yatırılması gerekliliğinin tespitini talep ederiz. Öncelikle ödemenin yapılmış olması ve rehin alacaklısına ödenmesine müvekkil şirket tarafından muvafakat edilmiş olması nedeniyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davalı müvekkil aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın esastan REDDİNE Davacının talebi ile bağlı kalınarak Müvekkil sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulmamasına, Tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:----- Esas sayılı dosyası, ---- d.iş sayılı dosya ve tüm dosya kapsamı, DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava; davalı sigorta şirketi, alacaklının belirsizliği nedeniyle sigorta bedelini, tevdi mahalli tayin ettirerek dava dışı ------ Şubesinde açılan hesaba yatırılan sigorta bedelininin/ münazaalı paranın davacıya ait olduğundan bahisle, davacıya ödenmesi talebine ilişkindir. Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, davalı yanca tevdi mahalli tayin edilen sigorta tazminatına ilişkin davacının rehin hakkından kaynaklı daini mürtehin sıfatını haiz olarak alacaklı olduğunun tespitine ve tazminatın davacıya ödenmesine karar verilip verilemeyeceği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının taleplerini davalıya yöneltip yöneltemeyeceği, davalının dava açılmasından kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Yüksek mahkeme kararlarına bakıldığında; -------- Karar sayılı ilamında "Davacı, işbu dava ile temlikname veya haciz hukuki sebebine dayanan diğer davalıların davacının rehinli alacağı karşısında önceliği ve üstün hakkının söz konusu olamayacağının tesbiti ile tevdi mahallinde bulunan paranın kendisine verilmesini talep etmiş olup, davacının tahsil talebinin tevdi mahalli olan davalı Akbank’a yönelik, tespit talebinin ise alacak üzerinde temlik ve haciz sebebiyle hak iddia eden diğer davalılara yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin ------ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, tevdii mahalline depo edilen para üzerinde hak iddiasında bulunan 3. Kişilerin tamamının davada yer almasının zorunlu olmasına ve tazminatın kime ait olduğu konusunda da ihtilaf bulunmasına göre, davacının ----dışındaki diğer davalılara yönelik tespit davası açmakta 6100 sayılı HMK’nın 106/2 maddesine göre güncel ve korunmaya değer bir hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. "Sigorta tazminatı üzerinde hak" başlıklı TMK 879/1 maddesinde muaccel olan sigorta tazminatının, malikine ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebileceği düzenlenmiştir. Gerek açıklanan yasa hükmüne, gerekse ----------- göre, dosya içeriği ile davalı ------tevdi mahalli sıfatıyla depo edilen, davacıya ipotekli taşınmazın sigorta tazminatı üzerinde öncelik davacıya aittir. Depo edilen bedelden, diğer davalılara nazaran öncelikle davacının tatmin edilmesi gerekmektedir. Nitekim yerel mahkeme kabulü de bu yöndedir. Bu itibarla, mahkemece, davacının tespit talebinin de kabulü gerekirken dava dilekçesindeki taleplerin yanlış değerlendirilmesi sonucu 3. kişiler hakkında da tahsil talebi varmışçasına davanın reddine karar verilmesi isabetli olmayıp, Dairemizce hükmün anılan nedenle davacı yararına bozulması gerekirken, yazılı şekilde onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin ----- Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. " şeklinde açıklanmıştır. ------- Karar sayılı ilamında " Öte yandan, mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından poliçede dain mürtehin kaydı olması ve tazminatın ödenmesine muvafakat edilmediği gerekçesiyle, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi, tevdi mahalline tazminat yatırıldığından ve işbu davanın açılmasına sigorta şirketi tarafından sebebiyet verilmediğinden doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde açıklanmıştır. ----- Somut olayda kazaya karışan araç üzerinde davacı şirketin rehin hakkının ---------- tarihinde konulduğu, araç takdiyat bilgilerinde haciz alacaklılarının rehinden sonra konulduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan kararlar ışığında; davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde -----Değişik iş ve ---Karar sayılı kararıyla -------tazminat bedelini yatırmış olduğundan davanın açılmasına sigorta şirketi tarafından sebebiyet verilmediği, davacının araç üzerinde rehin hakkı olduğundan sigorta tazminatı üzerinde öncelik davacıya ait olduğu, davalı sigorta şirketine karşı husumet yöneltilebileceği, dosyaya sunulan belgeler ve toplanan deliller nazara alındığında tevdi mahalline yatırılan tazminatı davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından tevdi olunan bedelin Euro para biriminde olduğu, davacının alacağının ise TL olması nedeniyle 43.097,00 Euronun ferileri ile birlikte ödenme tarihindeki --------- satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmek suretiyle bulunan TL karşılığı bedelin---- Esas sayılı takip dosyasındaki bakiye borç miktarını (davacı yanca ödeme tarihindeki icra dosya hesabı raporu sunulmak suretiyle) aşmamak kaydıyla karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ---- Değişik iş ve-----Karar sayılı kararıyla ------ nolu hesabına davalı sigorta şirketi tarafından tevdi olunan 43.097,00 Euro'nun mevduat hesabı nedeniyle oluşan ferileriyle birlikte davacıya ÖDENMESİNE, davacının alacağının TL olması nedeniyle 43.097,00 Euronun ferileri ile birlikte ödenme tarihindeki ------------------ efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmek suretiyle bulunan TL karşılığı bedelin-------Esas sayılı takip dosyasındaki bakiye borç miktarını (davacı yanca ödeme tarihindeki icra dosya hesabı raporu sunulmak suretiyle) aşmamak kaydıyla), karar kesinleştiğinde bankaya müzekkere yazılmasına, 2-Alınması gerekli 114.743,63 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 43.938,42 TL'nin düşümü ile geri kalan 70.189,81 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA , 3-4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4-Yargılama giderlerinin talebi gereği davacı üzerinde BIRAKILMASINA, davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, davalı yanca yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davanın açılmasında davalının kusuru bulunmadığından ve davacı yanın talebi bulunmadığı gözetildiğinde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025