İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/11/2023 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan tazminat) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanun…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/11/2023 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan tazminat) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.12.2017 tarihinde müvekkili şirketince sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün yaya ...'e çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında yaya ...'in asli kusurlu, sigortalı araç sürücüsü ...'ün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'in müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, yapılan incelemede davalının özür oranının %99 olduğunun belirlendiğini, müvekkil şirket tarafından alınan bilimsel görüşte bu oranın rasyonel olduğunun tespit edildiğini, aktüerya raporu neticesinde müvekkili şirket tarafından kazadan zarar gören davalıya 13.07.2018 tarihinde 229.562,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine tazminat davası ikame edildiğini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında düzenlenen 06.07.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalının tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından sebepsiz yere ödeme yapıldığını, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, itirazın iptaline konu edilen Antalya 1. ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının istinafta olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, işbu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava dışı araç sürücüsünün ifadesinde kendi kusurunu ikrar ettiğini, hatalı sollama yaparak kazaya sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması sebebiyle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılıt dosyası üzerinden ceza aldığını, ceza dosyasının kesinleştiğini, müvekkilinin kaza sebebiyle yatağa bağımlı halde yaşadığını, neredeyse bitkisel hayatta olduğunu, Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinden alınan rapora göre %99 oranında sürekli iş göremezlik durumunun ortaya çıktığını belirterek davanın zamanaşımına uğraması sebebiyle usulden reddine, davanın esastan reddine, karar verilmesini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "TBK'nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi, kendisini borçlu sanarak yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Bu nedenle poliçe teminatı dışında kaldığı halde davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olduğu ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği değerlendirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş, dava reddedileceğinden usul ekonomisi ilkesine göre dahili davalıların mirasın reddine ilişkin açtıkları davanın sonucu bekletici mesele yapılmaksızın karar verilerek davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Kaza tespit tutanağı aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi bir belge olup, aksi aynı derecede delillerle kanıtlanması gerektiğini, Müvekkili olduğu sigorta şirketine işbu resmi belge niteliğinde olan Kaza Tespit Tutanağı ile başvuru yapılmış, akabinde müvekkili olduğu şirket tarafından zarar görene ödeme yapıldığını, Müvekkili sigorta şirketine başvuru yapıldığı tarihte davalı ...'in kusurlu olduğu resmi belge ile tespit edilmiş durumda olduğunu, Müvekkilinin yalnızca kendini borçlu gördüğünden değil kanun ve yönetmelik çevresinde belirlenen yükümlülükleri gereği, kaza tarihinde hazırlanan, sigortalısının kusurlu olduğu taraflarca itiraz edilmemiş resmi belgeler ile tespit edildiği için ödeme yaptığını İstinafa konu karar gerekçesinde düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi kendisini borçlu sanarak yapmış olduğunu ileri sürmesinin mümkün olmadığı belirtildiyse de işbu görüş hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı ... yargılama esnasında vefat etiğini, mirasçıları davaya dahil edildiğini, davalı mirasçılar ise mirasın hükmen reddi davası açtıklarını, işbu davaların yargılamasının devam ettiklerini ve davaların bekletici mesele yapılmasını talep etiklerini ancak yerel mahkemece işbu husus yok sayılarak karar verildiğini, İşbu davanın sonucu ile mirasçıların davalı sıfatına sahip olup olmayacakları belirlenecek olup işbu hususun sonucu beklenmeden karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkeme tarafından TBK'nın 78/1 maddesinde "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi, kendisini borçlu sanarak yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Bu nedenle poliçe teminatı dışında kaldığı halde davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olduğu ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme davacı sigortanın yaptığı ödemenin kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödeme olup, her ne kadar kaza tespit tutanağına göre kusur değerlendirmesi yapılıp ödeme yaptıklarıın belirtmis ise de, sigortanın kendi yapacağı kusur tespitine göre ödeme yaptığından, davalıların kaza olayında tam kusurları bulunması nedeniyle yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle yerel mahkemenin kararı yerinde olup davanın reddine dair karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince temyizi kabil olan kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğünce resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31/12/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...