6. Hukuk Dairesi 2010/9394 E. , 2010/12813 K. MAHKEMESİ :İstanbul 3.İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istekli icra takibine davalı borçlunun itiraz etmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurara…
**6. Hukuk Dairesi 2010/9394 E. , 2010/12813 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul 3.İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istekli icra takibine davalı borçlunun itiraz etmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.01.2004 başlangıç tarihli ve 31.12.2013 bitiş tarihli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı anılan sözleşmeye dayanarak İstanbul 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010 / 1343 sayılı dosyası ile 15.01.2010 tarihinde Ocak 2010 ayı kirası olan 43.123,01 TL'nın tahsili için borçlu hakkında tahliye istemli olarak başlattığı icra takibi sonucu gönderilen ödeme emrine itiraz edilmemiştir. Mahkemece, Ekim ve Kasım ayları kira bedeli için ayrı ayrı başlatılan icra takiplarine itiraz edilmemesi nedeniyle alacaklı tarafından İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurularak kiralananın tahliyesinin istendiği, mahkeme'nin 07.05.2010 tarih ve 2009/1935 Es ve 2010/724 K ile 14.05.2010 tarih ve 2009/2066 Es. Ve 2010/781 K sayılı kararlarıyla kiralananın tahliyesine karar verildiği gerekçesiyle aynı taşınmaza ilişkin olarak tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için biri kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir. Bir başka deyişle bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın kesin bir hükümle çözülmüş olması halinde mahkemece yeniden inceleme konusu yapılmaz. Önceki davalarda Ekim ve Kasım 2009 aylarına ait kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takiplerine itiraz edilmemesi üzerine kiralananın tahliyesine karar verilmiş olup iş bu dava Ocak 2010 ayına ilişkin kira parasının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine dayanmaktadır. Bu davanın konusu diğerleriyle aynı olmadığı gibi anılan mahkeme kararlarının kesinleşip kesinleşmediği de anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken önceki mahkeme kararları ile kiralananın tahliyesine karar verildiğinden tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz olup bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.