1. Ceza Dairesi 2025/5859 E. , 2026/2071 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/150 E., 2025/276 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkileri…
1. Ceza Dairesi 2025/5859 E. , 2026/2071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/150 E., 2025/276 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/1802 Esas, 2022/2620 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin kararlarının sanıklar müdafiileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı (lehe) tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/2767 Esas, 2024/8017 Karar sayılı kararı ile "sanıklar lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği" yönünden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2025 tarihli ve 2025/150 Esas, 2025/276 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılmasına, sanık lehine haksız tahrik hükümleri ile diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, mahkemenin kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın ...’nin eylemine iştirak etmediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik araştırma ve incelemeye, mahkemenin kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik araştırma ve incelemenin bulunmadığı, sanık ...'nın savunma hakkının kısıtlanmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, sanık ... hakkında meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, maktulden sanıklara yönelen haksız söz veya davranışın bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, sonuç ceza miktarı itibariyle sanık ... lehine uygulanabilecek başkaca hükmün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2025 tarihli ve 2025/150 Esas, 2025/276 Karar sayılı kararlarında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanıklar ile maktul ve katılanların kayın hısımı olduğu, sanık ...’nin bacanağı olan katılan ...’in karısına mesaj göndermesi sebebiyle aralarında husumet ve dava bulunduğu, olay günü maktul ile katılan ...’in sanıkların yaşadığı köye geldikleri sanık ...’nın sallama ile maktul ve katılana saldırdığı, bilahare sanık ...’nin evinden aldığı tabancayla maktül ...’u göğsünden ve bacağından vurarak öldürdüğü, katılan ...’i ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. Sayın çoğunluğun görüşünden ayrıldığımız nokta sanık ... ...’nın hukuki durumuyla ilgilidir. Şöyle ki; Maktul ve katılanın, yukarıda belirtilen husumet sebebiyle olay günü sanıkların yaşadığı köye geldikleri, bir yerde durdukları sırada sanık ...’nin motosiklet ile hareket halindeyken katılan ve maktülü görerek tekrar evine döndüğü, maktul ve ...’in ...’nin arkasından hareket ettikleri ancak tanıklar ... ve ...’ın arabayı durdurup kavga etmemelerini söyledikleri, bilahare sanık ...’nın elinde sallama ile yanlarına geldiği ve kavga etmeye başladıkları, bu sırada evine gidip silah alıp olay yerine gelen sanık ...’nin maktul ve katılan ...’e ateş etmesi sonucunda ...’un öldüğü, ...’in ise yaralandığı görülmektedir. Tüm anlatımlarından anlaşılacağı üzere silahla öldürme ve yaralama eylemini gerçekleştiren sanığın ... olduğu izahtan varestedir. Sanık ...’nın öldürme eylemine doğrudan iştirak etttiğine dair katılan ...’in başkaca bir delille desteklenmeyen iddiası dışında herhangi bir delil bulunmamaktadır. Aksine özellikle katılan tarafın yakın akrabası da olan tanık ..., duyduğu sesler üzerine dışarı çıktığını, ... ve ...’in içinde bulunduğu arabayı durdurduğunu, arabanın önüne geçerek kavga etmelerini engellemek istediğini, ...’in arabadan inerek sanık ...’nin evinin önündeki kalabalığa doğru küfür ettiğini, ...’nin eşi ...’ın gelmesi üzerine tartışmaya başladıklarını, bunun üzerine sanık ...’nın elinde satır ile olay yerine geldiğini ve tartışmaya başladıklarını, ...’nın bıçağı savurduğunu ancak ...’e denk gelmediğini, bu sırada evinden çıkan sanık ...’nin ateş ederek hem ...’u hem ...’i yaraladığını beyan etmiştir. Bu tanıklar ile dinlenen diğer tanıkların ifadelerinden anlaşılacağı üzere sanıklar ... ve ...’nin eylemlerinin tamamen birbirinden bağımsız olarak başladığı ve devam ettiği, ...’nın öldürme fiili üzerinde herhangi bir hakimiyetinin bulunmadığı, elinde sallama ile olay yerine gelmesi ve kavga etmesi sebebiyle maktüle karşı eyleminin TCK'nın 39. maddesinde belirtilen yardım etme mahiyetinde bulunduğu gözetilmeden asli iştirak kabul edilip TCK'nın 37. maddesi kapsamında, asli fail olarak cezalandırılması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.