4. Hukuk Dairesi 2010/6011 E. , 2011/5187 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/03/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi …
**4. Hukuk Dairesi 2010/6011 E. , 2011/5187 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/03/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, 27.01.2009 günlü ... gazetesinde “MHP'ye selam, müdüre iki kelam!” başlıklı yazıda yer alan sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının 20.000,00 TL manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiş, davalı ise, davaya yanıt vermemiştir. Yerel mahkemece, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün bildirimi üzerine Kamu İhale Yasası'na aykırı davranış nedeniyle soruşturma geçiren davacı hakkında ihalede usulsüzlük bulunmadığı ve yöneltilen suçun yasal unsurları oluşmadığı sonucuna varılarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının suçlu olduğuna ilişkin iddianın yerinde olmadığı, kaynağının doğrudan davacı olduğu belli olmayan anlatımlara yer verdikten sonra yer verilen "...seni kişiliksiz, şerefsiz, haysiyetsiz ilan ederler..." biçimindeki sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nısfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın gelişim biçimi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, özellikle davacı hakkındaki yazının yayınlandığı gazetenin yerel basın niteliğinde olması nedeniyle ulaştığı okuyucu sayısının kısıtlı kalması ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.