Başvuru, ihtiyati haciz kararına konu alacağın dayanağı olan idari işlemin idare mahkemesince iptal edildiği dikkate alınmadan ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ihtiyati haciz kararına konu alacağın dayanağı olan idari işlemin idare mahkemesince iptal edildiği dikkate alınmadan ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/3/2014 tarihinde Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Bireysel Başvuru Öncesi Süreç Başvurucu Şirkete ait Özel Yaşama Katılım Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde (Rehabilitasyon Merkezi) eğitim gören özürlü bireylerin eğitim giderleri için Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Rehabilitasyon Merkezine yapılacak ödemelerle ilgili olarak taraflar arasında protokol imzalanmıştır. Anılan protokolün “Ortak Hükümler” başlıklı kısmında “3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde yapılan ödemelerden, yanlış ve yersiz olduğu anlaşılan miktar, kuruma bir sonraki ay ödenmesi gereken miktardan kesilmek suretiyle geri alınır. Kurumun genel hükümlere göre takip hakkı saklıdır.” hükmü bulunmaktadır. Şikâyet nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda Rehabilitasyon Merkezine haksız ödeme yapıldığının tespit edilmesi üzerine 135,72 TL ödemenin geri istenmesine ve yapılan ödemelerden 742,96 TL kesinti yapılmasına ilişkin olarak 10/7/2012 ve 3/8/2012 tarihlerinde idari işlemler tesis edilmiştir. Başvurucu Şirket, Kuşadası Noterliğinin 10/8/2012 tarihli ve 5104 yevmiye numaralı taahhütnamesiyle (taahhütname), bu idari işlemlere konu bedelleri taksitler hâlinde ödeme taahhüdünde bulunmuş; aynı zamanda idari işlemlerin iptali için Aydın İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Başvurucu Şirketin ödeme taahhüdüne uymaması üzerine MEB'in başvurusu üzerine Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesince 16/7/2013 tarihli ve E.2013/120 Değişik İş, K.2013/120 sayılı karar ile taahhütnameye istinaden başvurucu Şirket hakkında 404,64 TL borca karşılık ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Kuşadası İcra Müdürlüğünün E.2013/3619 sayılı dosyasında MEB tarafından başvurucu Şirket hakkında taahhütnameye dayalı olarak 17/7/2013 tarihinde 917,36 TL alacak üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış; aynı takipte yukarıda anılan ihtiyati haciz kararı da uygulanmıştır. Başvurucu Şirketin borca itirazı üzerine takip durdurulmuştur. Öte yandan Aydın İdare Mahkemesinin 20/6/2013 tarihli ve E.2012/1603, K.2013/896 sayılı kararı ile başvurucu hakkında tesis edilen 10/7/2012 ve 3/8/2012 tarihli idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Başvurucu 15/7/2013 tarihinde ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. Mahkemeye 5/8/2013 tarihindeverdiği ek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına konu alacağın dayanağı olan idari işlemlerin Aydın İdare Mahkemesince iptal edildiğini bildirerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi 22/8/2013 tarihli ve E.2013/120 Değişik İş, K.2013/120 Değişik İş sayılı ek kararı ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermiştir.Ek kararın gerekçesi şöyledir:“İtiraz eden borçlunun noter huzurunda verdiği taahhütle belirtilen vade ve miktarlarda borcu ödemeyi kabul ettiği, borcun para borcu olduğu, taahhüdüne göre kabul ettiği borcun bir kısmını ödediği, vadesi gelmesine rağmen bir kısım taksitleri ödemediği, noterde verilen taahhüt edilen borcun para borcu olduğu ve vadesinin geldiği, borcun rehinle temin edilmediği, İdare Mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği ve ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiği bu nedenle verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından itirazın reddine karar [verilmiştir].” Anılan karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 4/2/2014 tarihli ve E.2013/19295, K.2014/1467 sayılı ilamı ile onanmıştır. Yargıtay ilamı başvurucuya 25/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu 27/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel Başvuru Sonrası Süreç Kuşadası İcra Müdürlüğünün E.2013/3619 sayılı dosyasında başlatılan takibin durması nedeniyle başvurucu Şirket aleyhine MEB tarafından itirazın kaldırılması davası açılmış; Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesince 9/1/2014 tarihli ve E.2013/301, K.2014/28 sayılı karar ile dava reddedilmiştir. Anılan karar, temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 6/11/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu Şirket 27/6/2014 tarihinde Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesine şikâyet başvurusunda bulunarak Kuşadası İcra Müdürlüğünün E.2013/3619 sayılı dosyasında hakkında başlatılan takibe yaptığı itirazın kaldırılması için açılan davanın reddedildiğini, kararın kesinleşmesine rağmen ihtiyati haczin devam etmekte olduğunu belirterek Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/7/2013 tarihli ve E.2013/120 Değişik İş, K.2013/120 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi 6/2/2015 tarihli ve E.2014/235, K.2015/43 sayılı kararı ile başvurucu Şirketin şikâyetinin kabulüne, Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/7/2013 tarihli ve E.2013/120 Değişik İş, K.2013/120 sayılı ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığının tespitine, kararın kesinleşmesine müteakip ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesi ve hüküm kısmı şöyledir:“Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/120 İş sayılı ihtiyati haciz kararı gereğince başlatılan icra takibi sonucunda mahkememiz dosyasının davacısı tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davalı tarafından Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/301 E. Sayılı dosyası ile açılan itirazın kaldırılması talebinin mahkemece reddine karar verildiği, ret kararının Yargıtay aşamasından onanarak geçtiği ve kesinleştiği, alacaklı tarafından bu kararın kesinleşmesinden itibaren 7 gün içerisinde alacak davası açılmadığı anlaşılmış olmakla, Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/07/2013 tarih ve 2013/120 İş sayılı kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının İİK.nun 264/maddesinin son cümlesi gereğince hükümsüz kaldığı dikkate alınarak, davanın kabulüne ilişkin karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.