5. Hukuk Dairesi 2024/9427 E. , 2025/5619 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1821 Esas, 2024/1380 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/286 Esas, 2022/142 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili …
**5. Hukuk Dairesi 2024/9427 E. , 2025/5619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1821 Esas, 2024/1380 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/286 Esas, 2022/142 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ..., 1599 ve 1718 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, söz konusu taşınmazlara davalı idarenin sorumluluk sahasında olan Çınarcık Barajı Kuvvet Tüneli yapımı kapsamında uzun yıllardan beridir su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak daimi ve kalıcı surette el atıldığını, hiçbir tarımsal faaliyetin yapılamadığını ve tarımsal gelir edilemediğini bugüne kadar da herhangi bir bir kamulaştırma işlemi gerçekleşmediğini, bu nedenle davacının zarara uğradığını, kış aylarında su seviyesinin yükselmesi nedeniyle taşınmazların tamamen kullanılamaz hale geldiğini, yaz aylarında suyun çekilmesi ile balçık ve bataklık haline geldiğini, bu nedenle davanın kabulü ile taşınmazların el atılan kısım bedeli ve şartları oluşması halinde arta kalan kısım değer düşüklüğü bedeli olarak üzere şimdilik 1000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacakları için uygulanacak en yüksek faizi ile davalı idareden tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bedelin fahiş olduğunu, münavebe ürününü hatalı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarından davacıya ait taşınmazların Uluabat Gölüne yapılan seddenin de etkisiyle tarım arazisi niteliğinden çıkıp yılın bir çok ayında göl su alanı altında kaldığı, bunun her yıl tekrarlandığı, bu nedenle ekonomik tarım yapmanın mümkün olmadığı, davacının taşınmazlardan faydalanma imkanının kalmadığı bu nedenle, taşınmazların tarım arazisi niteliğinin kaybolması sebebiyle kamulaştırma bedelinin tespiti yönünde yargılama ve inceleme yapılması ve husumetin davalıya yöneltilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, sulu tarım arazisi vasfındaki taşınmazlara kamulaştırma kanununda öngörülen zirai net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde hata yapılmamış olmasına, sulu tarım arazisine mahkemece resen %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmasının yerleşik içtihatlara göre uygun olmasına, taşınmazların gerçek değerine ulaşmakla objektif değer artış oranı uygulanmamasının uygun olduğu, istinafa gelenin sıfatı ve hükmolunan sonuç bedele göre istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemi hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazların Çınarcık Barajı Kuvvet Tüneli yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazlarda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da yapılan incelemede; 1599 ve 1718 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve 17895 yevmiye numaralı işlem ile "Taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve taşınmazların tamamının onaylı kıyı kenar çizgisinin su olan bölümünde kaldığı anlaşılmaktır. 4. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince hâkim Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir uyuşmazlıkta maddi vakıaları belirtme ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Husumet ehliyeti ise mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereken dava şartlarından olup somut uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle kararın bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.