5. Hukuk Dairesi 2025/10286 E. , 2026/4607 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2767 Esas, 2024/2409 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/49 Esas, 2022/301 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilm…
5. Hukuk Dairesi 2025/10286 E. , 2026/4607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2767 Esas, 2024/2409 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/49 Esas, 2022/301 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili ...,...mevkii ... Mahallesi eski 965 parsel yeni 203 42... sayılı taşınmazın kamulaştırılması için 19.03.1998 tarihinde "Kamu Yararı Kararı" alındığını, 12.07.1999 tarihinde ...Şubesine Kıymet Takdir Komisyonunun belirlediği bedellerin liste halinde verildiğini ve kamulaştırma bedeli adı altında bankaya bloke edilerek ödendiğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kaydına irtifak hakkının tesciline, yargılama giderlerinin ve ücreti vekâletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yargı yolu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, idari yargı yolunun görevli olduğunu, davacı idarenin müvekkiline ait taşınmazları idareleri adına istenilen amaçla kullanılmak üzere irtifak hakkı tesisi için talepte bulunması gerektiği hâlde bu sürecin yerine getirilmediğini, talep edilen tescilin açıklayıcı değil yaratıcı bir tescil olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ve devamında belirtilen yasal mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu belirterek davanın yargı yolu nedeni ile usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde belirlenen usullerin kanun maddesine uygun şekilde yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine davalı tarafından itiraz n itiraz edildiğine ilişkin olarak dosya içerisine bir belge de sunulmadığını, bir ihtilaf olmuş olsa idi Danıştay ilgili dairesine dava açılacağı gibi davalı tarafından taşınmazın devrine muvafakat edilmediğine dair o dönemde müvekkili kuruma yazılan bir yazının olması gerektiğini, aksine davalının üst amiri olan defterdarın kıymet taktir komisyonu üyesi olarak görevlendirildiğini, taşınmazın kıymetini belirlediğini, bu belirlenen bedelin davalı idarenin hesaplarına ödendiğini, bu durum karşısında davalının taşınmazın devrine muvafakat etmediği sonucuna ulaşılmasının doğru olmadığını, aksi taktirde müvekkili kurumun mükerrer kamulaştırma bedeli ödemek durumunda kalacağını, davalının sebepsiz zenginleşeceğini, kamulaştırma işleminin 1998 - 99 yıllarında yapıldığı düşünülürse yaklaşık 25 yıl önce kamulaştırma işlemlerinin yapılarak neticelendirilmiş ve taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesis edilmiş olduğu dikkate alınırsa kamulaştırma işleminin tamamlandığı ve ödemelerin yapıldığının dosya içerisine sunulan belgelerden anlaşılacağını, kadastro müdürlüğü tarafından tescil işleminin yapılması için tapu müdürlüğüne yazı yazılmadığını, bu sebeple tapuda tescil işleminin gerçekleştirilemediğini, sonraki aşamada da dava konusu taşınmaz ve çevresinde 22/a maddesi kapsamında uygulama yapılınca parsel numarasının değiştirildiğini, tescil işleminin yapılmasından da tapu müdürlüğü tarafından imtina edildiğini, irtifak hakkı bedellerinin taşınmaz maliklerine ödendiğini, ödemeye ilişkin belgelerin de dosya içerisine sunulduğunu, bu irtifak hakkının tapu müdürlüğüne işlenmesi talebi ile iş bu davanın açıldığını, mahkemece kadastro müdürlüğüne yazı yazılarak irtifak hakkı kamulaştırmasının yapılmasına ilişkin olarak kamulaştırma dosyasının ve konuyla ilgili tüm belgelerin dosya içerisine gönderilmesine ilişkin müzekkere yazılmadığını, bu belgelerin dosya içerisine celp edilmediğini, irtifak hakkı kamulaştırmasına ilişkin olarak bedellerin ödendiği hususunda da mahkemece yeterli tespit ve değerlendirme yapılmadığını, tüm delilleri toplanarak değerlendirilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla her ne kadar davacı vekili kamu yararı kararı alındığını, kıymet takdiri yapılarak bedelin de banka hesabına bloke edildiğini kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını ileri sürmekte ise de; dosya arasında taraflar arasında söz konusu devir (irtifak hakkının tescili) işlemi ile ilgili olarak anlaşma sağlandığına dair muvafakat veya Danıştay ilgili dairesince davacı idare adına taşınmaz veya hakkın devrine dair bir karar bulunmadığı gibi davadaki talebin asliye hukuk mahkemesinin görev alanındaki, devirde anlaşma ve muvafakat olduğu halde bedelde anlaşamama durumuna ilişkin de olmadığı, nitekim aynı kamulaştırma planı içerisinde kalan bir başka taşınmaz hakkında, aynı taraflar arasında görülen dava sonucunda davanın usul yönünden reddine dair İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı davacı idarenin istinaf başvurusunun Dairelerince esastan reddine karar verildiği ve verilen hükmün Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 13.10.2022 tarih ve 2022/55 94... /13995 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyanın incelenmesinden; 19.03.1998 tarihli kamu yararı kararına dayanılarak kıymet takdiri yapıldığı, 23.08.1999 tarihli ve 1119 sayılı yazı ile bedelin bloke edildiği belirtilmek suretiyle kamulaştırma planındaki Hazine'ye ait taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesisi talep edildiği anlaşılmıştır. 3.Davacı idare tarafından kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi " Kamu tüzelkişilerinin ve kurumlarının sahip oldukları taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakları diğer bir kamu tüzelkişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamaz. Taşınmaz mala; kaynak veya irtifak hakkına ihtiyacı olan idare, ödeyeceği bedeli de belirterek mal sahibi idareye yazılı olarak başvurur. Mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmı gün içinde cevap vermez ise anlaşmazlık, isteyen idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idarî dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır. Taraflar bedelde anlaşamadıkları takdirde; alıcı idare, devirde anlaşma tarihinden veya Danıştay kararının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde, 10 uncu maddede yazılı kıymet takdiri komisyonuna değer takdir ettirir. Taraflar bu komisyon raporuna, kendilerine veriliş veya tebliğ ediliş tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz ettikleri takdirde, anlaşmazlık, 29.6.1938 tarih ve 3533 sayılı Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesince karara bağlanır." şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu madde uyarınca kamulaştırma kararı alan idarenin ödeyeceği bedeli de belirterek mal sahibi idareye başvurması gerekli olup devirde anlaşması halinde davacı idare tarafından Kıymet Takdir Komisyonu oluşturularak değer takdir ettirilmesi, komisyon raporunun mal sahibi idareye tebliğ edilmesi ve mal sahibi idare tarafından 30 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde ancak 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesindeki prodesürün işletilebilmesi mümkün olduğundan, eldeki davada davacı idarenin mal sahibi idareye başvuru şartını gerçekleştirmeden, kıymet takdir raporu ile tespit ettiği bedeli tebliğ etmeden bedeli bloke edip eldeki davayı açtığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi doğrudur. 5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.