8. Hukuk Dairesi 2019/4997 E. , 2021/3542 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ..., Göle Tur. Tic. A.Ş DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili; vekil edeni ile davalın…
**8. Hukuk Dairesi 2019/4997 E. , 2021/3542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ..., Göle Tur. Tic. A.Ş DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili; vekil edeni ile davalının Muğla ili, Datça ilçesi, Emecik Köyü, Güllük Mevkii'nde bulunan tapunun 436 parsel nolu taşınmazda hissedar olduklarını, vekil edeni tarafından dava konusu taşınmaza 925 adet üzüm asması, 200 adet andız ağacı, 2 adet incir ağacı, 2 adet şeftali ağacı dikildiğini, 70 m'lik bir adet artezyen kuyu ile 20 m'lik taş kuyu açıldığını, taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi için Datça Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/244 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın halen derdest olduğunu, taşınmaz üzerine dikilen üzüm bağı ve ağaçlar ile açılan taş kuyu ve artezyen kuyunun vekil edeni tarafından meydana getirildiğinin, vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili; davacının, tarafların murisi İbrahim ... torunu ile evlenerek aynı çatı altında birlikte yaşadıklarını, murisin denetimi altında taşınmazlarını ekip biçtiğini ve onun nam ve hesabına ağaç ve üzüm bağı yetiştirdiğini, davacının muris ile birlikte oturduğu dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların, kuyunun ve üzüm bağının murisin sağlığında dikilip yetiştirilen 30-40 yaşlarındaki ağaçlar olduğunu, davacı tarafından ortak muris adına ve onun hesabına dikilip yetiştirildiğinin davacının sarf ettiği emek ve mesaisinin ise eşinin dedesine karşı ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğini, belirtilen nedenlerle davalı adına kayıtlı taşınmazın 1/3 hissesini 07.02.2014 tarihinde satış suretiyle temlik etmiş olmasından dolayı davanın öncelikle husumet yönünden reddini, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dosya içerisine alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2015/19031 Esas, 2018/9428 Karar sayılı ve 15.03.2018 tarihli ilamı ile; taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuş davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat tespiti isteğine dayalıdır. 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK'nin 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 125/2. maddesi "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. " şeklindedir. Davada taraf sıfatı sona eren davalı ... hakkında ret hükmü kurulmaması ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerindedir. 2. Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarına incelemesine gelince; a. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Davalı vekilinin kabule esas vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemenin hükme esas aldığı 04.05.2015 tarihli ziraat bilirkişisinin sunduğu ek rapor içeriğinde, dava konusu taşınmaz üzerinde tespit edilen 878 adet asma (üzüm bağı), 2 adet şeftali ağacı, 2 adet incir ağacı, 172 adet andız ağacı, 1 adet harnup ağacı ve 1 adet dut ağacı değerinin toplam 72.505,00 TL olduğunu, derin kuyu ve damla sulama sisteminin ise değerinin 27.00,00 TL olduğunu, muhdesatın (bitkisel ve yardımcı varlıklar) toplam değerinin 99.525,00 TL olduğunu bildirmiş, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının dava dilekçesinde harnup ağacı ve dut ağacına yönelik talebi olmadığı ve dosya içerisinde sonradan sunulmuş bir ıslah dilekçesi olmadığı anlaşılmaktadır. 1 adet harnup ağacı ile 1 adet dut ağacının değeri olan 400,00 TL hükmedilen değerden mahsup edildiğinde ortaya çıkan 99.105,00 TL muhdesat değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (2/b) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin yukarıda (2/a) bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 14.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.