Ceza Genel Kurulu 2015/512 E. , 2017/302 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 22.12.2011 Sayısı : 246-421 Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'un TCK'nun 103/1-a, 103/2, 53, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis; TCK'nun 109/1, 109/3-f, 109/5, 53, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba iliş…
**Ceza Genel Kurulu 2015/512 E. , 2017/302 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 22.12.2011 Sayısı : 246-421 Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'un TCK'nun 103/1-a, 103/2, 53, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis; TCK'nun 109/1, 109/3-f, 109/5, 53, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.12.2011 gün ve 246-421 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 25.09.2014 gün ve 13483-10520 sayı ile; "Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanlarına, sanıkların inkara yönelik savunmalarına, tanıkların beyanlarına, mağdurenin kızlık zarının doğuştan anatomik yapısı itibari ile ereksiyon halindeki bir penisin yırtık meydana getirmeden duhulüne müsait olduğu yönündeki İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.06.2010 tarihli raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, mağdure ile cinsel ilişkiye girdiklerine ve sanık ...'in üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık ... hakkında her iki atılı suçtan ve sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmedilmesi, Sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarına göre; sanığın, kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden mağdureyi rızasıyla da olsa ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutması eyleminin TCK'nun 234/3. maddesinde düzenlenip şikâyet üzerine takip edilen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu halde TCK'nun 73/6. maddesi uyarınca müşteki Halil'in şikâyetten vazgeçmeye ilişkin beyanının sanık tarafından kabul edilip edilmediğinin de sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi” isabetsizliklerinden "bozulmasına" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 09.12.2014 gün ve 151005 sayı ile; "Yüksek Daire ile Cumhuriyet Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık suçun sübutuna dairdir. Yargılamaya konu olay, mağdure ...'in eve gelmemesi üzerine, babası Halil'in kolluğa müracaatı ile öğrenilmiş, yapılan soruşturma sonunda da mağdure sığındığı bir arkadaşının evinde bulunmuştur. Mağdure başında geçen hadiseyi, olayın sıcaklığıyla baba ve annesi ile ifadesi sırasında da kolluğa ayrıntılarıyla anlatmıştır. Mahkemece de samimi görülen bu beyanları aşamalarda da özünde değişmemiştir. Farklılık arz eden bir iki hususta da makul ve inandırıcı açıklama getirmiştir.