1. Hukuk Dairesi 2024/4799 E. , 2025/2509 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/681 E., 2023/830 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili; B…
**1. Hukuk Dairesi 2024/4799 E. , 2025/2509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/681 E., 2023/830 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili; Bursa ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan dava konusu ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptalini, davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesini, üzerindeki yapının kal’ini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisi dışında kaldığını, davalının taşınmazı mülkiyet sınırları içinde kullandığını, idari yoldan yargı yoluna başvurup kanun yolları kapandıktan sonra ancak adli yargıda bu durumun saptanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemece; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin verilen ilk karar Dairece yargılama giderleri yönünden bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen ikinci karar bu kez Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; kararın temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanmasının zorunlu olduğu, kamu malları ile ilgili davalar aynı zamanda kamu düzeni ilkesini de içerdiğine değinilerek dava konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığına ilişkin işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.