12. Ceza Dairesi 2024/3965 E. , 2024/7426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/25 E. 2016/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar vekili ve katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKU
**12. Ceza Dairesi 2024/3965 E. , 2024/7426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/25 E. 2016/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar vekili ve katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına, mağdur sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/2, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıklara daha ağır ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın müvekkilinin şeridinde meydana geldiğine, bu hususun mahkemece iyi değerlendirilmediğine, sanığı kusursuz olduğunu belirten bilirkişi raporunun göz önüne alınmadığına, sanığa kusur izafesinin mümkün olmadığına, kusur yok ise alkolün kusur gerekçesi yapılamayacağına, teşdiden ceza verilmesine, diğer sanık ile arasındaki cezada orantısızlık olduğuna, sanığın kusuru olmadığından beraatine karar verilmesine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.10.2014 günü 20.15 sıralarında, meskun mahalde gece vakti, yağmurlu havada, mağdur sanık ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş yolun gidiş geliş iki yönlü olarak kullanıldığı ve işaretlemelerle belirlendiği eğimli karayolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının sağ ön ve orta kısımları ile karşı yönden gelen 110 promil alkollü katılan sanık ...'ın idaresindeki otomobilin sağ ön ve orta kısımlarının ...'ın otomobilinin seyir şeridi içinde çarpışmaları neticesinde ...'in öldüğü, ...'in hayat fonksiyonlarına ağır (5) derece etkileyecek şekilde kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'ın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, katılan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, kaza nedeniyle katılan ...'in her iki sürücüden, katılan sanık ...'ın mağdur sanık ...'dan, katılan ...'ın ise katılan sanık ...'dan şikayetçi olduğu olayda, her iki araç sürücüsünün savunmalarında şerit ihlalini diğer araç sürücüsünün yaptığını beyan ettikleri, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı içeriğine ve fotoğraflara göre her iki aracın katılan sanık ...'a ait aracın şeridinde çarpıştıklarının tespit edildiği, hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda araçların çarpışma durumlarına göre ikili bir ayrım yapıldığı, buna göre; kaza sanık ...'ın şerit ihlali yapması durumunda meydana gelmiş ise mağdur sanık ...’ün asli kusurlu, katılan sanık ...’ın ise tali kusurlu olduğu, kaza katılan sanık ...'ın şerit ihlali yapması durumunda meydana gelmiş ise mağdur sanık ...’ün tali kusurlu,katılan sanık ...’ın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, her ne kadar keşif sonucu tanzim edilen 13.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu kazada mağdur sanık ...'ün asli kusurlu, katılan sanık ...'ın ise kusurunun olmadığını belirtilmiş ise de; olay esnasında katılan sanık ...'ın 110 promil alkollü olduğu, araçta bira şişeleri bulunduğu, hareket halindeyken de ölen ile sanık ...'ın alkol aldıklarının katılan ...'in beyanlarından anlaşıldığı, bu durumun direksiyon hakimiyetinin kaybına neden olacağı, sanık ...'ın tüm aşamalarda alınan beyanlarında, ...'ın aracından kaçmaya çalıştığını savunduğu ve bu savunmasının tanık ...'ın beyanlarıyla da desteklendiği, her ne kadar kaza sanık ...'ın şeridinde gerçekleşmiş ise de olayın sanık ...'ın savunmasında bahsettiği şekilde gerçekleştiği kabul edilerek kazanın oluşumunda katılan sanık ...'ın olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini istikamet şeridi üzerinde sürdürmesi gerekirken şerit ihlali yaparak karşı istikamette seyreden kamyonetin kendi şeridine girmesine neden olup istikamet şeridine tekrar girmesiyle sevk ve idaresindeki otomobilin karşı istikamette seyreden kamyonetle çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurlu olduğu, taksirle bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına neden olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. Maddesi uyarınca cezalandırılmasına, kaza esnasında alkollü olması sebebiyle bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nun 22/3. maddesinin tatbikine karar verildiği, mağdur sanık ...'ün ise karşı istikamette seyreden otomobilin şerit ihlali yapmasıyla istikamet şeridi üzerinde kalacak şekilde tedbir alması gerekirken karşı istikamet şeridine girip karşı istikamette seyreden otomobilin istikamet şeridine tekrar girmesiyle sevk ve idaresindeki kamyonetin karşı istikamette seyreden otomobille çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle üzerine tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına neden olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.