Başvuru, sınır dışı edilme kararı nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sınır dışı edilme kararı nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bölüm tarafından 8/5/2018 tarihli ara kararla başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlikeyle karşılaşabileceği gerekçesiyle sınır dışı edilmesine dair işlemin geçici olarak durdurulmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 17/9/1990 tarihinde doğan başvurucu, Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşıdır. Başvurucuya 17/1/2017 tarihinden geçerli olmak üzere Türkiye'de kısa dönem ikamet izni belgesi verilmiştir. 23/8/2017 tarihinde İstanbul'da bulunan Z. Restoran'da yapılan denetimde başvurucunun izinsiz çalıştığına yönelik tutanak tutulmuştur. İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından 25/8/2017 tarihinde, başvurucunun 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edildiğinden bahisle sınır dışı edilmesine ve otuz gün içinde Türkiye'yi terke davet edilerek kendisine çıkış izin belgesi düzenlenmesine karar verilmiştir. Başvurucu, işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; bir Türk vatandaşı ile nişanlı olduğunu, evlenmek amacıyla ülkesinden evlenme ehliyet belgesi aldığını beyan ederek kamu düzeni ve kamu güvenliğini ihlal eden ve kamu sağlığını bozan herhangi bir davranışta bulunmadığını belirtmiştir. İstanbul İdare Mahkemesi 28/12/2017 tarihinde davanın kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde başvurucunun kollukta alınan ifadesinde yer alan Z. Restoran'a eğlenmeye gittiğine ilişkin beyanına itibar edilmediği vurgulanarak anılan işyerinin mesul müdürünün başvurucunun çalışan olduğunu beyan etmesi ve çalışma belgelerini sunamaması nedeniyle başvurucunun izinsiz çalıştığı hususunun sabit olduğu belirtilmiştir. Nihai karar 13/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Öte yandan başvurucu hakkında Kazakistan Cumhuriyeti Almatı Adliye Komitesi tarafından 16/6/2017 tarihli, apostil onaylı evlenme ehliyet belgesi düzenlenmiştir. Bununla birlikte başvurucunun Türk vatandaşı E.Ü. ile olan evlilik dışı birlikteliğinden 13/3/2018 tarihinde bir bebek dünyaya gelmiştir. Doğumun gerçekleştiği Özel G. Hastanesince düzenlenen aşı kartında bebeğin baba adı olarak Türk vatandaşı E.Ü.nün ismi, irtibat numarası olarak da E.Ü.nün taraf olduğu kira kontratında yer alan cep telefonu numarası yer almaktadır. Bununla birlikte 13/3/2018 tarihinde dünyaya gelen ....14 kimlik numaralı bebeğin Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartında baba adı olarak E.Ü.nün ismi bulunmaktadır. 6458 sayılı Kanun’un "Sınır dışı etme kararı alınacaklar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(1) Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:... ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler...” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) aile hayatının var olup olmadığını değerlendirirken biyolojik, sosyal ve duygusal bağları dikkate alarak bir kanaate varmayı tercih etmektedir. Bu bakımından AİHM tarafından yakın kişisel bağın varlığı, aile hayatının varlığı için bir ölçüt olarak gözönüne alınmaktadır. AİHM, evlilik dışı doğan bir çocuk ile öz babası arasındaki potansiyel ilişkiyi veya aile hayatı henüz tam olarak kurulmamış olsa bile gerçek bir evlilikten doğan ilişkiyi aile hayatı kapsamında görmektedir (örnek bir değerlendirme için bkz. Paradiso and Campanelli/ İtalya, B. No: 25358/12, 24/1/2017, §§ 140, 141). Ayrıca ilgili hukuk için bkz. Peri Kırık, B. No: 2015/19795, 9/1/2019, §§ 18-