4. Hukuk Dairesi 2021/17187 E. , 2023/10728 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/148 Esas – 2021/27 Karar HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 14.11.2017 SAYISI : 2016/962 Esas – 2017/1245 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahke…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17187 E. , 2023/10728 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/148 Esas – 2021/27 Karar HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 14.11.2017 SAYISI : 2016/962 Esas – 2017/1245 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'un maliki, davalı ...'un sürücüsü ve diğer davalı ... şirketine Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının desteği motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının desteği ...'ın vefat ettiğini, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2005/1081 soruşturma sayılı dosyasında destek ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ...'ın vefatıyla davacının desteğini yitirdiğini, davalı ... şirketine başvurulmuş ise de sigorta şirketinin, sigortalının kusuru bulunmadığından bahisle tazminat talebini reddettiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre destekten yoksun kalma tazminatının kusur sorumluluğunun değil tehlike sorumluluğunun bir sonucu olduğunu, motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirildiğini, bu nedenle davalıların davacının destekten yoksun kalma zararından, cenaze ve defin giderlerinden ve manevi zararlarından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar Ramazan Uzun ile ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle her iki davalının da davacının tazminat talebinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davadan evvel tazminat talebiyle davalı şirkete başvurulmuş ise de sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından ödeme yapılamayacağı hususunun davacıya bildirildiğini, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve zararını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 06.10.2017 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un kusursuz olduğu, destek sürücü ...'ın ise %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan rapor ile Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu olduğu ve raporlar arasında çelişki bulunmadığı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı belirlenen davalı ... ve diğer davalıların sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davacının trafik kazasında zarar gören üçüncü kişi konumunda olup kusur aranmayacağını, İlk Derece Mahkemesi kararının yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal içtihatları uyarınca dava konusu talebin değerlendirilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının kusur değil tehlike sorumluluğuna dayandığını, 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ıncı maddesinin 2 nci fıkrasında manevi tazminat taleplerinde de kusurun aranmaması gerektiğine yer verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre oluşan maddi zararının karşılanmasında meydana gelen olayın ve zararın sorumlulularının tespitinin gerekli olduğu, dava konusu olayda davacının kendi zorunlu mali sorumluluk sigortasına değil karşı yanın zorunlu mali sorumluluk sigortasına yönelik olarak eldeki davayı açtığı, kazanın meydana gelmesinde tam kusurun davacının murisine ait olarak tespit edildiği ve karşı yan olan davalı tarafa kusur atfedilmediği, bu nedenle davacının destek zararını davalı taraftan talep etmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle usul ve yasaya uygun olarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci maddeleri), 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.