T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1021 - 2026/206 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1021 Esas KARAR NO : 2026/206 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2022 NUMARASI : 2019/664 Esas - 2022/934 Karar DAVANIN KONUSU : A…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1021 - 2026/206 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1021 Esas KARAR NO : 2026/206 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2022 NUMARASI : 2019/664 Esas - 2022/934 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ... tarafından 12.05.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacı teşekkül aleyhine Ankara 18. İş Mahkemesi'nin 2008/865 Esas sayılı dosyası üzerinden tazminat talepli dava açıldığını, yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve anılan kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleşmesi üzerine dava dışı işçi tarafından Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/19965 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığını, dosyaya sundukları 58.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun nakde çevrildiğini ve dosya borcunun kapatıldığını, dava ve icra dosyası için davacı teşekkülün toplam 1.743,58 TL masraf yaptığını, dava dışı işçinin ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin 11/11/1999 tarihinde imzaladığı tesis sözleşmesi kapsamında davalı ... Elektrik İnşaat Mak. Müh. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde hizmet akdiyle çalıştığını, dava dışı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ile müvekkili kurum arasında imzalanan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereğince bahsi geçen alacağa ilişkin talep hakkının davacı teşekküle geçtiğini belirterek, davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 59.743,58 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2022 tarihli ve 2019/664 Esas ve 2022/934 Karar sayılı kararında özetle; Dava, "Dava dışı işçi tarafından davacı şirketin işletme hakkı devir sözleşmesi ile işletme hakkını devrettiği ... EDAŞ aleyhine açtığı dava sonucunda hükmedilen tazminatın davacı tarafından ödendiği, davalı şirketin yüklenici sıfatı ile ödenen tazminattan sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak" istemine ilişkindir. Talep, Ankara 18. İş Mahkemesi'nin 2008/865 Esas-2015/801 Karar sayılı ilamı, Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/19965 Esas sayılı icra takip dosyası, Hizmet Alım Sözleşmesi, ödeme belgeleri, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 30/06/2021 tarihli bilirkişi kök raporu ile 22/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının, davalı nezdinde çalışan dava dışı işçiye ödediği tutarın iadesine ilişkin rücu isteminin kabul edilebilir olduğu kanaatine varılması halinde davalının sorumluluk tutarının; (58.000,00 + 1.743,58) = 59.743,58 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır. 22.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalı tarafın davacının kusurundan fazla ödediği tutarı rücu edebileceği yönündeki itirazının kabul edilebilir olduğunu, bunun dışındaki itirazların kök rapordaki tespit ve kanaati değiştirir nitelikte olmadığını, davalı itirazının kabul edilebilir olduğu kanaatine varılması halinde kusur oranına göre fazladan ödediği tutarı rücu edebileceği kanaatine varılması halinde rücuya konu edilebilecek tutarın (41.428,57 + 1.245,41) = 42.673,98 TL olarak hesaplanmakla görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda içerikleri açıklanan raporlardan hüküm kurmaya ve denetime elverişle olduğu sonucuna varılan 22/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporu dikkate alındığında, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu toplam 42.673,98 TL alacağın; 41.428,57 TL’sinin 03/07/2018 tarihinden itibaren; 6,00 TL’sinin 14/03/2011; 27,70 TL’sinin 04/12/2015; 136,00 TL’sinin 04/12/2015; 50,00 TL’sinin 04/12/2015; 403,10 TL’sinin 04/12/2015; 727,29 TL’sinin 14/01/2016 ; 375,89 TL’sinin 14/01/2016 ve 48,10 TL’sinin ise 18/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine şeklinde karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 11/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile davalı yanın istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Genel Müdürlükleri tarafından Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/664 esasında açılan davaya ilişkin olarak anılan mahkemenin 2022/934 K. sayılı “Davanın kısmen kabulü” kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava dışı ... tarafından Ankara 18. İş Mahkemesinde açılan alacak davası nedeniyle Genel Müdürlüklerince ödenmek zorunda kalınan bedel ile anılan dosyaya ilişkin yapılan masrafların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan rücuen tahsili için huzurdaki davanın açıldığını, mahkeme kararında; dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda yer aldığı, müvekkilinin rücuya konu kök davadaki kusurundan fazla ödediği paranın istenebileceğine kanaat getirirken kusur nispetinde kısmen kabul kararı verildiğini, mahkemece davalı yanla imzalanan sözleşme ve sözleşme ile üstlenilen sorumlulugun göz ardı edildiğini, davalı şirkete dava konusu uyuşmazlık kapsamında rücu edilen tutarın davacının dava dışı işçiye ödenen tutardan, davacının işvereni (iş akdinin imzalandığı şirket) olması nedeniyle olduğunu, bu yüzden kusur sorumluluğunun kabulünün mümkün olmadığını, kök bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere; müvekkilince dava dışı şahsa ödenen bedellerin kök davda da davalı olarak yer alan ve kök dava da dava dışı şahsın iş akdini imzaladığı şirket olan ... Elektrik İnş. Mak. Müh. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. den avans faizi ile birlikte tahsili taleplerinin hukuka hakkaniyete ve Yargıtay güncel içtihatlarına uygun olduğunu, müvekkilinin rücuya dayanak kök dava olan Ankara 18. İş Mahkemesi dosyasında asıl işveren olarak yer aldığını, kök dava olan Ankara 18. İş Mahkemesi dosyasının davacısı olan dava dışı işçinin, davalı ... şirketinin çalışanı olduğunu müvekkilinin yalnızca işçiye karşı asıl işveren sıfatı ile sorumlu olduğunu, dava neticesinde ödediği tüm bedel ve dosya kapsamında yaptığı masrafın tamamını sözleşme gereği davalıdan (DAVA DIŞI İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI) talep edebileceğini, müvekkilinin kök davadaki sorumluluğunun yalnızca işçinin korunmasına esas "asıl işveren" sıfatı ile olduğunu ve müvekkilinin alt işverene tüm bedeli rücu edebiliceğini, kabul anlamına gelmemekle huzurdaki davanın 59.743,58 TL üzerinden açıldığını, kök davada müvekkilinin kusur sorumluluğunun %20 olarak yer almışken mahkemece davalının sorumluluk nispetindeki kabul kısmının 42.673,98 TL olduğunu, bu kısmın ise, dava konusu bedelin yaklaşık %70'ine tekabül ettiğini, bu oranlamanın ise müvekkilinin aleyhine hatalı yapıldığını, mahkemece aleylerine hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu, mahkemece lehlerine hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti eksik olduğunu belirterek, istinaf başvurularının kabulü ile, mahkeme kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini ve haksız davalı istinaf gerekçelerinin ise reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen 07/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 4. Ticaret Mahkemesinin 2019/664 Esas-2022/934 Karar sayılı dosyada verdiği 02.12.2022 tarihli kararında özetle; 22.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirterek davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın kusurundan fazla ödediği tutarı rücu edebileceği yönündeki davalı yan itirazlarının kabulüne, toplamda 42.673,98 TL'nin davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine karar verildiğini, mahkeme tarafından verilen kararın müvekkilinin menfaatlerine açıkça aykırı olduğunu, davacı yanın rücu talebinin kabul edilebilir olmadığını, karar neticesinde davacının kusur oranındaki miktarların çıkarılarak müvekkilin sorumluluk tutarının 42.673,98 TL olduğu belirtilse de, söz konusu bedelin müvekkilinin sorumluluk sınırlarını aştığını, ayrıca müvekkili şirket ile ... arasında sözleşme mevcut olup sorumluluk, rücu ve sair hususlarda bu sözleşmenin dikkate alınması gerektiğini, bu hususun dikkate alınmadan verilmiş olan ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, dosyaya kazandırılan 22.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda 11.11.1999 tarihli Elektrik Dağıtım Hat ve Şebekeleri Tesis Sözleşmesi'nin 6-38. Maddelerini kapsayan sayfalarının eksik olduğunun belirtildiğini, davacı yannın, müvekkili şirketin sorumluluğu olduğu gerekçesiyle açmış olduğu iş bu rücu davasında sorumluluk doğuran halleri somutlaştırmakla mükellef olduğunu, 11.11.1999 tarihli Elektrik Dağıtım Hat ve Şebekeleri Tesis Sözleşmesinin bütünüyle dosyaya kazandırılmadığını, davacı yanın ise 25.10.2022 tarihinde dosyaya sunduğu beyanda; müvekkili şirketin sorumluluğuna işaret eden birtakım maddeler sunmakla yetindiğini, Davacı ...'ın Ankara 18. İş Mahkemesi 2008/865 Esas-2015/801 Karar sayılı dosyasında 1.743,58 TL yargılama giderini müvekkili şirkete rücu ettirdiğinin anlaşıldığını, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin kusuru oranında yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiğini, ... tarafından talep edilen yargılama giderinin, ...'ın taraf sıfatı nedeniyle ödemiş olduğu yargılama gideri olduğunu ve kanun yolu başvurularının da ... tarafından yapıldığı dikkate alındığında müvekkili yana rücu edilebilecek bir gider olmadığını, yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesi yönündeki karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini beyan ederek, istinaf başvurularının kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili ile birlikte davalı aleyhine açtığı iş kazasından dolayı tazminat talepli davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, toplam 59.743,58 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilemesini talep ve dava etmiştir. Davalı yan cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında davalı bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi Ankara 18. İş Mahkemesinin 2008/865 Esas sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporundaki kusur oranlarına göre, kusurundan fazla tutarda yapmış olduğu ödemeyi talep edebileceği kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne ve 42.673,98 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri yukarıda belirtilen gerekçeler ile istinaf yoluna başvurmuştur. Eser sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, eserin imalatına ilişkin edimini kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Eser sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde ve bilirkişi ek raporunda eksik olduğu söylenen sözleşme sayfalarının davacı vekilinin aşamalardaki dilekçesinde ve istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği gibi CD içerisinde dosyaya sunduğu belirtilmiş olduğundan, bilirkişiden sunulan sözleşmenin tamamı incelenerek, ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile Ankara 18. İş Mahkemesinin 2008/865 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarına göre davacının davalıdan kusurundan fazla tutarda yaptığı ödemeyi talep edebileceğinin kabulü ile, davanın buna göre kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, mahkemece kabule göre de, davacının % 20 kusur oranından fazla tutarda ödediği tazminat tutarını davalıdan talep edebileceği belirtilirken, davalıdan talep edilebilecek tazminat tutarının kusur oranına göre % 80 oranında belirlenmesi gerekirken, maddi hata yapılarak % 70 olarak belirlenmiş ve buna göre davanın daha az miktarda kabulüne karar verilmiş olması da kabul şekli itibariyle doğru olmamıştır. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2021/486 Esas - 2021/598 Karar sayılı kararı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemei'nin 02/12/2022 tarihli ve 2019/664 Esas 2022/934 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, taraflarca yatırılan istinaf karar harcçlarının talep halinde kendilerine iadesine, 5-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır