Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5695 E. , 2024/6533 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5695 Karar No : 2024/6533 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5695 E. , 2024/6533 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5695 Karar No : 2024/6533 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL KHK'larıyla yapılan düzenlemelerin Anayasa'ya uygun olabilmesi için bu düzenlemelerin darbe teşebbüsüyle ilgili olması gerektiği, dava konusu işlemin dayanağı olan KHK'nın ise darbe teşebbüsüyle ilgili olmadığının çok açık olduğu, bu nedenle de olağanüstü halin gerekli kıldığı ölçüde bir düzenleme olarak kabul edilemeyeceği, OHAL döneminde OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin taraf olunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki birçok hakkı ihlal ettiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının objektif niteliğinin bulunduğu ve davasına uygulanması gerektiği, söz konusu karar uyarınca olağanüstü tedbir gerekçesi ve OHAL şartları ileri sürülerek disiplin soruşturması yapılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarılamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarına ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, öngörülebilir olmadığı ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, yasal faaliyetlerin Anayasal prensiplere sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmeyeceği, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, Anayasa'nın 15. maddesine göre olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının ancak durumun gerektirdiği ölçüde durdurabileceği, Anayasa'nın 15. maddesine göre olağanüstü hallerde dahi bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ilkelerden oluşan çekirdek alana dokunulamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasını gerektiren somut hiçbir nedenin bulunmadığı, kim tarafından, nasıl ve ne şekilde hazırlandığı belli olmayan ve herhangi bir şekilde doğrulanmamış veri inceleme raporunda yer alan hususların doğru olarak kabul edilerek hükme esas alındığı, söz konusu rapordaki bilgilerin şüpheden uzak, kesin bilgi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kimin ne amaçla yaptığı belli olmayan isimsiz ve imzasız ihbar mektubunun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca ve Mahkemece red kararına gerekçe olarak alınmasının kabul edilemez olduğu, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmadığı, siber suçlarla mücadele şube müdürlüğünde görev yapmakta iken başka bir birimde görevlendirilmesinin tamamen hizmet gereği yapılan bir atama olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yapmakta iken, 17/25 Aralık 2013 sonrasında 17/02/2014 tarihli olur ile başka bir birimde görevlendirildiği tespitine yer verilmişse de, söz konusu birim değişikliği işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.