19. Ceza Dairesi 2015/15917 E. , 2018/5105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Katılan
**19. Ceza Dairesi 2015/15917 E. , 2018/5105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Katılan ...'nin 04/07/2012 tarihli arama talepli şikayet dilekçeleri üzerine sanıklardan ...'e ait Keşan İlçesi Yayla Sahili'nde bulunan kitabevinde yapılan aramada 79 adet başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü kitabın ele geçirildiği, sanıklardan ...'nın işlettiği ... İlçesi ... Caddesi'nde bulunan kitabevinde 43 adet başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü kitabın ele geçirildiği, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen temyiz dışı sanıklardan ...'ya ait ... İlçesi ... Caddesi'nde bulunan kitabevinde yapılan aramada 801 adet başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü ve 928 adet bandrolsüz kitabın ele geçirildiği, sanık ...'in Edirne merkezinde ve Keşan ilçesinde olmak üzere birden fazla kitabevi sahibi olduğu, 05/07/2012 tarihinde yapılan aramadan önce ... İlçesi ... Caddesi ve ... Caddesi'nde bulunan ... Yayıncılık isimli kitabevlerini sanıklardan ...'ya içerisinde bulunan kitaplarla birlikte devrettiği, ...'nın ise devirden sonra eşi ... üzerine kayıtlı ... Caddesi'nde bulunan kitabevini işletmeye başladığı, ele geçirilen başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü kitaplar incelendiğinde ... Yayıncılık tarafından başka eserler için alınan bandrollerin suça konu eserler üzerine yapıştırılmış olduğunun tespit edilmesi sebebiyle, temyize konu dosyada sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulduktan sonra ... Yayıncılık yetkilisi sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/05/2014 tarih ve 2014/2167 esas sayılı iddianamesiyle sanık ... hakkında Ceren Yayıncılık tarafından Bereket Kaybolmasın, Eski Yunanca Metin Örnekleri ve Açıklamaları, Modern Yunanca Dilbilgisi isimli kitaplar için 16/02/2011 tarihinde, Bir Yunan Karagözü isimli kitap için 18/02/2011 tarihinde satın alınan bandrollerin 68 adet başka eserlere yapıştırıldığı belirtilerek 5846 sayılı Kanun'un 81/10. maddesine aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/07/2014 tarih, 2014/239 esas, 2014/304 sayılı kararıyla sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla; Sanık ...'in Edirne İli Keşan İlçesi'nde suç tarihinden önce ... Yayıncılık ve Kitabevi isimli iş yerini işlettiği dönemde başka eserler için satın aldığı bandrolleri yapılan aramalar sonucu ele geçirilen başka eserler üzerine yapıştırdıktan sonra usulsüz bandrollü kitaplarla birlikte iki ayrı iş yerini ...'ya devrettiği, ...'nde bulunan iş yerini ise kendisinin işletmeye devam ettiği, arama işleminin yapıldığı 05/07/2012 tarihinden önce sanık ... tarafından usulsüz bandrollü hale getirilen suça konu kitapların devredilen iş yerlerinde temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'nın satışa arz etmeye devam ettikleri, sanık ...'in işletmeye devam ettiği iş yerinde de usulsüz bandrollü suça konu kitapların satışa arz edildiği, sanık ...'in usulüne uygun biçimde temin ettiği bandrolleri başka bir eser üzerinde tatbik ettikten sonra suça konu eserlerin bulunduğu iş yerlerini devredip, bir kısmını da satışa arz etmeye devam etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin tek suçu oluşturduğu anlaşıldığından, sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/07/2014 tarih, 2014/239 esas, 2014/304 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2016/7839 esası ile aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen dava dosyasının birleştirilip, tek mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplumu oluşturan bireyler olduğu, 5237 sayılı TCK'nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre bu durumda yani suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması halinde tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılamayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de durumun değişmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık ... hakkında Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.03.2013 tarih 2012/389 esas, 2013/199 sayılı kararı ile verilip kesinleşen dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında; Anılan dosyanın akıbeti araştırılıp incelenerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, 2-5237 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki kişi tabiriyle kastedilenin suçun mağduru olması, haklara tecavüzün önlenmesi başlıklı 5846 sayılı Kanun’un 81. maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması, bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde de bu durumun değişmeyeceği, zira 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç genel teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağı anlaşıldığından, farklı kitaplar için alınan bandrollerin birden fazla kitaplara yapıştırılarak kullanılması sebebiyle sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı halde anılan fıkra uygulanarak fazla ceza tayini, 3-5846 sayılı Kanun'un 71/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmesine rağmen sanıklar hakkında hapis ve adli para cezalarına birlikte hükmedilmesi, 4-Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK'nın 50/2. maddesine aykırı davranılması, 5-5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince cezada artırım yapılıp 1 yıl 8 ay hapis ve 7 gün adli para cezasına hükmedildikten sonra aynı kanunun 62. maddesi gereğince indirim yapılıp 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 5 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 1 yıl 4 ay hapis ve 5 gün adli para cezası şeklinde eksik ceza tayini, 6-Sanıklara verilen 1 yıl 4 ay hapis cezasının kısa süreli olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi, 7-5237 sayılı TCK'nın 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca sanıklar hakkında hükmedilen 1 yıl 4 ay hapis cezasının 485 gün adli para cezasına çevrilip günlüğü 20 TL'den hesap edilerek 9700 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 9600 TL adli para cezası şeklinde eksik ceza tayini, 8-Suç tarihinin 05/07/2012 olmasına rağmen karar başlığında 25/06/2012 şeklinde gösterilmesi, Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yeniden kurulacak hükümlerde CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.