Başvuru, Batman-Siirt çevre yolu etrafındaki taşınmazların Şevket Başak Köprülü Kavşağı Yapım Projesi ve çalışmaları dolayısıyla değer kaybetmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Batman-Siirt çevre yolu etrafındaki taşınmazların Şevket Başak Köprülü Kavşağı Yapım Projesi ve çalışmaları dolayısıyla değer kaybetmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/2/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Batman ili Merkez ilçesi Tilmerç köyüne kâin 175 ada 2 ve 3 No.lu parselde yer alan arazilerin malikidir. Başvurucu, taşınmazların yakınında inşa edilen köprülü kavşağın ortaya çıkardığı olumsuz etkiler sonucunda taşınmazların değer kaybettiği gerekçesiyle zararının giderilmesi için 18/10/2018 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğüne (İdare) başvurmuştur. Başvurunun 2/11/2018 tarihli işlemle reddi üzerine başvurucu 27/11/2018 tarihinde Batman İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucu, kavşak yapım projesi nedeniyle değer kaybına uğradığı gerekçesiyle 500 TL maddi tazminatın proje tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme 18/12/2018 tarihli kararıyla davayı süre aşımı nedeniyle kesin olarak reddetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle;i. Şevket Başak Köprülü Kavşağı Yapım Projesi'nin 6/3/2015 tarihinde onaylandığı, 1/3/2016 tarihinde köprülü kavşağın inşasına başlandığı ve 15/5/2017 tarihinde inşası tamamlanan köprülü kavşağın hizmete açıldığı tespitinde bulunulmuştur.ii. Mezkûr projenin 15/5/2017 tarihinde tamamlanarak köprülü kavşağın hizmete açıldığı dikkate alındığında başvurucunun eylemin idariliğini ve zararı en geç yolun hizmete açıldığı tarihte öğrendiğinin kabulü gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemeye göre başvurucunun projenin tamamlanarak köprülü kavşağın hizmete açıldığı 15/5/2017 tarihinden itibaren bir yıl içinde ve en geç 15/5/2018 tarihine kadar zararın karşılanması istemiyle idareye başvurması ve talebinin reddedilmesi hâlinde işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde veya talebine altmış gün içinde cevap verilmeyerek talebinin reddedilmesi hâlinde takip eden altmış gün içinde dava açması gerekmektedir. Buna mukabil dava bu süreler geçirildikten sonra 18/10/2018 tarihinde yapılan başvurunun İdarece 2/11/2018 tarihinde reddedilmesi üzerine 27/11/2018 tarihinde açıldığından süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı belirtilmiştir.iii. Diğer taraftan kavşağın yapımına 31/7/2018 tarihine kadar devam edildiğine, dolayısıyla bir yıllık idari başvuru süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiğine yönelik beyanda bulunulmuş olsa da 2017/1773 Esas sayılı dosya kapsamında yapılan keşif neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun incelemesinden farklı tespitler edinilmiştir. Bu tespitlerden hareketle kararda; dilekçede sunulan evrakın Şevket Başak Köprülü Kavşağı bağlantı yolları ve imar yolu bağlantı köprüsü yapım işine ait olduğu, Şevket Başak Köprülü Kavşağı'nın Batman-Siirt kara yolu üzerinde daha önceki yıllarda yapımı tamamlanmış alttan geçiş sistemli Gültepe Kavşağı'nın devamında yer aldığı ve trafik akışını üstten geçiş sistemi ile sağladığı, köprülü kavşağın 15/5/2017 tarihinde trafiğe açılarak o tarihten beri kullanımda olduğu, 31/7/2018 tarihinde bittiği iddia edilen işin köprülü kavşak yapımından farklı olarak köprülü kavşağın bitişiğinde yer alan bağlantı yolları ve imar bağlantı köprüsüne ait olduğu ve işe 17/5/2017 tarihli anlaşmaya istinaden 22/5/2017 tarihinde başlandığı, köprülü kavşağın ise inşasına 1/3/2016 tarihinde başlanarak 15/5/2017 tarihinde inşaatın tamamlandığının anlaşıldığı ifade edilmiştir.iv. Bu saptamalardan hareketle mahkeme kararında; başvurucunun mal varlığında değer kaybına yol açan eylemin köprülü kavşak yapım işi olduğu ve bu kavşağın 15/5/2017 tarihinde bitirilerek trafiğe açıldığının açık olduğu anlaşıldığından kavşak civarındaki bağlantı yollarının yapım işinin köprülü kavşak yapımının devamı gibi değerlendirilemeyeceği kanaatinde bulunulmuştur. Başvurucu 4/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, karara karşı aynı tarihte ayrıca istinaf yoluna da başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde başvurucu; kesin olarak verilen yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, köprülü kavşak, yol ve kaldırım düzenlemesi çalışmalarının halen devam ettiği için davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiğini ifade etmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 27/9/2019 tarihinde istinaf başvurusunu kabul ederek mahkeme kararını kaldırmış ve uyuşmazlık hakkında Mahkeme heyetince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesine karar vermiştir. Karar içeriğinde, uyuşmazlık konusu parasal tutarın tek hakim tarafından çözüme kavuşturulacak uyuşmazlıklara ilişkin kanunda belirlenen parasal sınırın üstünde olması sebebiyle yargılamanın mahkeme "heyeti" tarafından yapılması gerekirken "tek hâkim" tarafından verilen istinafa konu idare mahkemesi kararında usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı ifade edilmiştir. Karar gerekçesinde ayrıca, Mahkemece ilkin ara kararla dava konusu taşınmaz ve köprülü kavşak ile imar bağlantı yollarının/bağlantı köprüsünün renkli kalemle işaretlendiği yere ait 1/1000 ölçekli imar plan paftası temin edilerek davaya konu olan taşınmazın köprülü kavşağın yanında mı yoksa imar bağlantı yollarının/bağlantı köprüsünün yanında mı bulunduğunun saptanmasından sonra süre hususunda bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme 5/4/2022 tarihli kararıyla bu defa başvurucunun maddi tazminat isteminin kabulüne, değer kaybı olarak belirlenen 045 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idarece başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle; olayda bilirkişi raporu doğrultusunda kamu yararı bulunan bu hizmetten dolayı başvurucunun özel ve olağan dışı bir zararının söz konusu olduğu ve bu zararının da kusursuz sorumluluk halleri arasında bulunan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi kapsamında davalı idarece karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Karara karşı İdare ile başvurucunun Bölge İdare Mahkemesi nezdinde sırasıyla 15/4/2022 ve 25/5/2022 tarihlerinde istinaf yoluna başvurdukları, inceleme tarihi itibarıyla başvurucunun başvuru konusu davanın istinaf aşamasında derdest olduğu anlaşılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.