3. Hukuk Dairesi 2023/1880 E. , 2023/3428 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı aracın bedelinin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı temyizi üzerine dairece, kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozm…
**3. Hukuk Dairesi 2023/1880 E. , 2023/3428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı aracın bedelinin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı temyizi üzerine dairece, kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 62.701,49 TL olup bozma ilamından sonra verilen İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Davacının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 29.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz edildiği tarih itibariyle miktar yönünden temyizen incelenmesinin mümkün olup olmadığı; kesinlik sınırının tespitinde HMK’nın 341/2 nci maddesinin mi, HMK’nın 362/1-a maddesinin mi uygulanması gerektiği hususudur. Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2021 tarihli ve 2021/4-307 E., 2021/833 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi öncelikle istinaf ve temyize ilişkin yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır. Bölge Adliye Mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinde faaliyete geçmiş olup, bu tarihten itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) istinaf ve temyiz hükümleri uygulanmaya başlanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun istinaf yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 341 inci maddesi; “(1) İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.). Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir…” düzenlemesini içermektedir.