İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/10/2025 YAZIM TARİHİ : 13/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarih ve 2017/1496 Esas, 2024/906 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda, İDDİALARIN ÖZETİ : Davacılar vekili …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1183 KARAR NO : 2025/2031 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 NUMARASI : 2017/1496 ESAS 2024/906 KARAR DAVACILAR : 1-... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/10/2025 YAZIM TARİHİ : 13/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarih ve 2017/1496 Esas, 2024/906 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda, İDDİALARIN ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin babası ... S.S ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine 01.12.1999 tarihli Ortaklık Senedi ile üye olduğunu ve (Eski)111 ada II kısım 2 ada 4 parselde kain 1093 metrekare taşınmazı aldığını, arsa bedeli olan 1.800.000,00.TL’yi 01.12.1999 tarih 4 seri 15 sıra nolu makbuzla kooperatife ödediğini, evveliyatında ... adına senetsiz olarak tescil olan taşınmaz 1997 yılında satış suretiyle SS ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edildiğini, yapılan ifraz ve cins değişikliği sonrasında 111 ada 4 parsel sayılı taşınmaz tapu kayıtlarında Adana ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii 235 ada 4 parsel olarak tescil gördüğünü, ... kooperatif ortağı olduktan ve arsa bedelini ödedikten sonra kooperatif adına sözleşme imzalayan ve parayı tahsil eden ... ile 01.12.1999 tarihinde Kaba İnşaat Sözleşmesi imzaladığını, 12.000 Alman Markı inşaat bedeli ödendiğini ve kaba inşaatın 15.08.2000 tarihinde bitirileceğinin kararlaştırıldığını, ödenen para ve sözleşme gereğince arsa üzerine kaba inşaat yapıldığını, müvekkillerin babası ... kaba inşaatı yaptırdıktan sonra hastalandığını ve uzun yıllar tedavi gördükten sonra 28.11.2013 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin dava konusu taşınmazın ve üzerindeki kaba inşaatın yerinden sonradan haberdar olduklarını, ...'ya gelip babasının arsa ve arsa üzerine yapılmış evini görmek isteyen müvekkillerin taşınmazın ... adına tescil edildiğini öğrendiklerini, bunun üzerine ... aleyhine tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde muhtesatın aidiyetinin tespiti ve bedelin tahsili talepli ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/155 Esasına kayden dava açtıklarını, bu davada ... yapmış olduğu savunmasında taşınmazı S.S ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinden aldığından bahisle davanın reddini talep ettiğini, ...'ın cevap dilekçesine eklediği belgelerden müvekkillerin miras bırakanı ...'nın ortaklıktan çıkarıldığını ve yerine ...'ın usulsüz olarak üye yapıldığının anlaşıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/155 Esas sayılı dosyasının 1 nolu celsesinin 1 nolu ara kararı ile Kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptali davası açılması için tarafa süre verdiğinden Kooperatif aleyhine ortaklıktan çıkarma işleminin iptali talepli dava açıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/155 Esas sayılı dosyasına ... tarafından verilen cevap dilekçesinde davalının binayı ben yaptırdım vs. diye bir iddiası bulunmadığını, dolayısıyla muhdesatın aidiyeti hususunda davanın tarafları arasında anlaşmazlık bulunmadığını, karar defteri metninden anlaşılacağı üzere hukuka uygun bir kooperatif ortaklığından çıkarma söz konusu olmadığını, davalının 16.10.2001 tarih 31 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı SS ... Arsa ve Yapı Kooperatifi’nin 03.05.1996 tarihinde kurulduğu, 13.06.2009 tarihinde tasfiyeye girdiği ve 15.06.2012 tarihine kadar tasfiye memurlarının görev yaptığı ve 20.06.2012 tarihinde sicil kaydının silindiğini, davacıların babası/murisi olan ...’nın 01.12.1999 tarihinde Kooperatife üye olduğunu, 06.05.1999 tarih ve 16 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla ortaklığa kabul edildiği ve üyelikten çıkarma kararının iptalinin talep edildiğinin ifade edildiğini, ortaklıktan çıkarma kararının Kooperatif tüzel kişiliği aleyhine açılabileceğini, ortaklıktan çıkan kişi ölmüş ise davanın mirasçılar tarafından açılabileceğinin belirtildiğini, davanın ortaklıktan çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık süre içerisinde açılabileceğini, 3 aylık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddi gerektiği ileri sürüldüğünü, 1163 sayılı Kanun ve Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin 14/2 hükmüne göre alınan 16.10.2001 tarihli ve 31 numaralı Yönetim Kurulu kararıyla ...’nın ortaklıktan çıkarıldığını, kararda hukuka aykırılık olmadığını, müteveffa ...'nın mali genel kurul toplantısında alınan karar ilişkin ödemeleri yapmadığını ve ana sözleşmenin 14/2 hükmündeki yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu sebeple de kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunun ileri sürüldüğünü, ...’nın üye olduğu zamandaki toplantılara katılmadığını, davalının Kooperatifin genel kurula davet edildiği posta numaralarının bildirildiğini, ana sözleşmenin 14/2 hükmündeki yükümlülükleri yerine getirmediği için ...’nın üyelikten ihraç edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu iddia edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarih ve 2017/1496 Esas, 2024/906 Karar sayılı kararı ile; Kooperatif Yönetim Kurulunun kararı ile ortaklığa kabul edilen davacının, üyeliğinin sadece üyelikten çıkarılma kararı sonrası 24.05.2003, 12.06.2004, 18.06.2005, 15.05.2017, 22.06.2009, 18.06.2010 ve 15.06.2012 tarihli hazirun cetvellerinde ...'nın adının yazılı olduğu şeklinde olduğunu, üyelikten ihraç edildiği tarihi ile vefat ettiği tarihi arasındaki uzunca bir süre kooperatif ile irtibata geçip hukuki ve fiili olarak ilişki kurmadığını, aidat borcu bulunup bulunmadığını araştırarak takip etmediğini, yapılan toplantılara katılma aşamasında çıkarılma kararına süresinde dava/ itiraz etmediğinin anlaşıldığını, bu durumda ihraç kararını zımnen kabul ettiğini, üyelik haklarından zımnen vazgeçmiş ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıtmış olan davacının, ortaya koyduğu bu irade karşısında üyelikten ihraç kararının iptali bakımından korunmaya değer hiçbir hukuki menfaati kalmadığını bildiği hâlde dava açmak suretiyle hukuki himaye talep etmiş olması 4721 sayılı Kanun'un 2.'nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına uygun bulunmadığını, böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf talebi ile; müteveffa ... 24.05.2003, 12.06.2004, 18.06.2005, 15.05.2017, 22.06.2009, 18.06.2010 ve 15.06.2012 tarihli hazirun cetvellerinde ismi yazmasına rağmen hazır olmadığını, 22.08.2000 ve 18.06.2005 tarihli haziran cetvellerinde müteveffa ...'nın imzasının bulunduğunun bilirkişi raporunda yazdığını, diğer haziran cetvellerinde ...'nın imzası olmadığını, müteveffanın Kooperatifin 17.06.2000 tarihli genel kurul toplantısında ve 16.06.2001 tarihli genel kurul toplantısı gereğince, üyelerden 300.000.000,00.TL katılım payı toplanması kararından haberinin olmadığını, buna ilişkin hiç bir tebligat ve bildirim de olmadığını, bu paranın sembolik bir tutar olduğu için müteveffa tarafından ödenmemesi için hiç bir neden de olmadığını, 300.000.000,00.TL'den altı sıfır atıldığında ödenmesi gereken tutar 300,00.TL olduğunu, arsayı alan üzerine kaba inşaat için gerekli parayı defaten ödeyen birisi sembolik tutarı ödemekten kaçınmayacağını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; 300.000.000,00.TL(eski para ile) ödeme yapmayanlar için tutarı dövize çevirip taksitle ödeme imkanı bile tanınmış iken bu hakkın davacıya tanınmaması bile Kooperatif Yönetimi'nin kötü niyetli tutumunu ortaya koymaya yeterli olduğunu, ödeme yapacağına dair bilgisi olmayan müteveffanın ödeme yapmadığından bahisle hiç bir tebligat yapmaksızın ortaklıktan çıkarılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Kooperatifin talep ettiği ana esaslı alacak kalemi olan arsa bedeli ve kaba inşaat maliyetini ödeyen birisi evrak işleri için talep edilen sembolik bu günün parası ile 300,00.TL'yi ödemekten kaçınmayacağını, aksini TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralı gerekçesi ile bile kabul etmek mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda da; "...'nın üyelikten çıkarıldığı Yönetim Kurulunun 16.10.2001 tarihli ve 31 sayılı kararıyla ...’ın Kooperatif ortaklığına alınmasına karar verildiğini, davalı Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin m.14 hükmünde haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamayacağını, ortaklık hak ve yükümlülükleri çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam edeceğinin öngörüldüğünü, ...'nın üyelikten çıkarma kararı alındığı ve aynı toplantıda yeni üye alındığı görülmüş olup, bu yönden de Ana Sözleşmeye aykırılık olduğu" tespitinin yer aldığını, üyelikten çıkarma tarihinden itibaren 4,5 yıl sonra Kooperatif Genel Kuruluna katılan müteveffaya kooperatife borcu olduğuna dair tebligat sözlü veya yazılı yapılabileceğini, Kooperatif Yönetiminin bu yönde hiç bir bildirimi olmaksızın ve 4.5 sene önce üyelikten sözüm ona ihraç edilen adam kooperatif ortağı sıfatı ile genel kurula haziran olarak kabul edilmiş iken gerçek amacın 300,00.TL gibi sembolik bir paranın tahsil edilmesi olmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkmakta olduğunu, Kooperatif Yönetiminin haksızlık gibi bir ajandası olmasa idi genel kurulda hazır olan müteveffa ...'dan çocuğa verilecek harçlık kadar bile olmayan tutarı tahsil edebileceğini, Kooperatif üyeliğinden ihraç kararı Kooperatif Genel Kurulu tarafından verilmediğini, kararda ortaklıktan çıkarma konusunda Genel Kurul tarafından verilmiş bir yetkiye atıf yapılmamış ve Genel Kurula itiraz hakkının olduğuna dair bir ibare yer almadığını, kararda kooperatife karşı olan yükümlülüklerin yerine getirilmediği gibi soyut bir gerekçe yazıldığını, yerine getirilmeyen yükümlülüklerin ne olduğu somut olarak gerekçelendirilmediğini, üyelikten çıkarma kararının 10 gün içinde Notere tevdi edilerek tebliğ edilmediğini, çıkarma kararı Notere tevdi edilerek tebliğ yapılmadığı için Genel Kurula itiraz hakkına olanak verilmediğini, yine çıkarma işlemine karşı dava açılmasının engellendiğini, çıkarma kararı kesinleşmediği halde ...'nın hissesinin davalıya devredildiğini, ...'nın kooperatif ortaklık hissesi Kooperatifler Kanununda belirtilen şekilde tasfiye edilmemiş ve üyelik bedelinin ödendiğini, ...'nın kooperatif üyeliği tasfiye edilmediği halde ... kooperatif üyesi yapılarak müvekkilinin taşınmazı onun üzerine tescil ettirildiğini, davacıların miras bırakanı ...'nın kooperatif üyeliğinden kanuna uygun ihracı olmadığından ve hakkındaki ortaklıktan çıkarma kararı kesinleşmediğinden ortağın yerine başka bir ortak alınması mümkün olmadığından ... üyeliğinin karşılığı olan taşınmazın davalıya devredilmesi Kooperatifler yasasına göre mümkün olmadığını, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1496 Esas, 2024/906 sayılı Kararının kaldırılmasına, haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1496 Esas, 2024/906 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacıların murisinin, davalı kooperatife 1999 tarihinde ortak olduğu, kooperatif tarafından ödemelerini yerine getirmediği iddiasıyla davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından 16/10/2001 tarihli 31 numaralı kararla ihracına karar verildiği, 28.11.2013 tarihinde ortağın vefat etmesi üzerine mirasçılarının ihraç kararına karşı ihraç kararının iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; muris ...'nın 01.12.1999-16.10.2001 tarihleri arasında üye olduğu, bu dönemde Kooperatifin 17.06.2000 tarihli genel kurul toplantısında ve 16.06.2001 tarihli genel kurul toplantısında üyelerden 300.000.000.-TL katılım payı tahsil edilmesinin karara bağlandığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden katılım payı ödenmesi talebine ilişkin yazılı bir belge tespit edilemediği, Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin m. 14 hükmünde parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktirilmesi halinde yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılacağı ve ikinci ihtarı takip eden 30 gün içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin üyelikten çıkarılacağı öngörüldüğünden, dava dosyasında muris ...'nın katılım payını ödemesi için noter aracılığıyla ihtar edildiği ve 10 gün içinde ödeme yapmadığı için ikinci ihtarın yapıldığına ilişkin bir belge olmadığı, bu durumda ...'nın katılım payını ödemediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılması için ana sözleşmede öngörülen usulün yerine getirilmediği, çıkarma kararı tebliğ edilmediğinden 1163 sayılı Kanun'un m. 16 hükmündeki 3 aylık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı, yine çıkarma kararının notere tevdii edilmediği ve henüz çıkarma kararı kesinleşmeden 16.10.2001 tarihli aynı kararla yeni bir ortak alınmasına karar verildiği anlaşıldığından muris hakkında verilen ihraç kararının usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince çıkarma kararının usulsüz olduğu ancak çıkarma karar tarihi olan 2001 tarihinden ölüm tarihi olan 2013 yılına kadar murisin aidat ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığını araştırmadığından sessiz kalarak zımnen ihraç kararını kabul ettiği ve uzun yıllar sonra dava açmasının Medeni Kanunun 2.maddesi gereği iyi niyete aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Davalı Kooperatifin Genel Kurul tutanakları incelendiğinde, 22.08.2000, 24.05.2003, 12.06.2004, 18.06.2005, 16.06.2017, 22.06.2009, 18.06.2010 ve 15.06.2012 tarihli hazirun cetvellerinde ...'nın adının yazılı olduğu görülmüştür. 22.08.2000 ve ihraç kararından sonra olan 18.06.2005 tarihli hazirun cetvellerinde ...'nın imzasının da olduğu görülmüştür. ...'nın ortaklıktan çıkarıldığı dönemden sonra yapılan genel kurul toplantılarında ölüm tarihine kadar hazirun cetvellerinde adının yer alması ve 2005 tarihinde genel kurula katılıp imzasının da bulunması, ölüm tarihinden sonra ise adına hiç yer verilmemesi göz önüne alındığında, hazirun cetvelinde adı ve imzası bulunan murisin ihraç kararını zımnen kabul ettiği sonucunu doğurmayıp aksine davalı kooperatifin zımni olarak murisi yeniden ortak olarak kabul ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Davacılar halen derdest olan ve bu dosyanın sonucunu bekleyen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/155 esas sayılı tapu iptal tescil davasında murislerinin üyelikten çıkarıldığını öğrendikleri, murisin 2013 yılında öldüğü, tapu iptali ve tescil davasının 2016 yılında işbu davanın da 2017 yılında açıldığı anlaşıldığından arada geçen süreler göz önüne alındığında davacıların makul sürede işbu davayı açtıkları anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle davacıların murisinin kooperatiften ihraç şartının oluşmadığı ve makul sürede dava açıldığı görülerek ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken MK'nın 2. maddesine aykırılık gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve davanın kabulüne davacıların murisi ...'nın SS ... Arsa ve Yapı Kooperatifi’nin üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 16.10.2001 tarih 31 numaralı Yönetim Kurulu Kararın iptaline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarih ve 2017/1496 Esas, 2024/906 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 4-Davanın KABULÜ ile; 5-Davacıların murisi ...'nın SS ... Arsa ve Yapı Kooperatifi’nin üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 16.10.2001 tarih 31 numaralı Yönetim Kurulu Kararın İPTALİNE, 6-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40.TL harçtan peşin alınan 31,40.TL'nin mahsubu ile 584,00.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 7-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan 31,40.TL başvurma harcı, 667,60.TL posta masrafı, 26,20.TL dosya masrafı, 1.600,00.TL Bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.325,20.TL masrafın davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 9-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca, gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 615,40.TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara İADESİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 1.683,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.065,00.TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.748,10.TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/10/2025 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır