Başvuru, kamulaştırma tarihi ile ödeme tarihi arasındaki enflasyon farkının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırma tarihi ile ödeme tarihi arasındaki enflasyon farkının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun Kayseri ili Melikgazi ilçesi Esentepe Mahallesi'nde bulunan taşınmazının yola isabet eden kısmı Melikgazi Belediyesi (Belediye) tarafından kamulaştırılmıştır. Belediye 20/9/2004 tarihinde, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili istemiyle Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 31/12/2004 tarihli kararla kamulaştırma bedelini 104,40 TL olarak tespit etmiş ve bu tutarın başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Belediye 31/12/2004 tarihinde başvurucuya 104,39 TL ödeme yapmıştır. Kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada 1/5/2007 tarihinde verilen kararda kamulaştırma bedeli 515,22 TL olarak tespit edilmiştir. Belediye bu karardan sonra başvurucuya 410,83 TL ödeme yapmıştır. Kararın ikinci kez bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada 8/1/2009 tarihli kararla kamulaştırma bedeli 274,68 TL olarak tayin edilmiştir. Belediye 1/8/2009 tarihinde başvurucuya 759,35 TL ödeme yapmıştır. Bu kararın da bozulmasından sonra yapılan yargılamada verilen 8/6/2010 tarihli kararla kamulaştırma bedeli 093 TL olarak belirlenmiştir. Anılan karar, temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 14/3/2011 tarihinde kesinleşmiştir. 1/8/2009 tarihli karar üzerine başvurucuya ödenen tutarın 093 TL'yi aşan bölümü Belediyeye iade edilmiştir. Başvurucu 7/9/2011 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuş ve adil yargılanma ile mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur. AİHM Murat Haçikoğlu ve diğerleri/Türkiye (B. No: 21786/04, 8/4/2014) kararında başvurucunun İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna (Tazminat Komisyonu) başvurması gerektiğinden başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Başvurucu tarafından 23/10/2014 tarihinde Tazminat Komisyonuna müracaat edilmiştir. Tazminat Komisyonu 16/6/2015 tarihli kararıyla, başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini tespit ederek bu ihlalin giderimi için başvurucuya 800 TL tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Tazminat Komisyonu diğer ihlal iddiaları yönünden ise yetkisiz olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucu 31/12/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin yanı sıra hükmedilen kamulaştırma bedelinin yetersiz olması ve geç ödenmesinden kaynaklanan değer kaybının karşılanmaması nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini de ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi 27/2/2017 tarihli kararıyla başvurunun makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyet yönünden kişi bakımından yetkisizlik, diğer ihlal iddiaları yönünden ise kararın 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmesi sebebiyle zaman bakımından yetkisizlik nedenleriyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Başvurucu 4/1/2018 tarihinde, kamulaştırma davasında hükmedilen bedelde meydana gelen değer kaybının giderilmediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği şikâyetiyle Tazminat Komisyonuna yeniden müracaat etmiştir. Tazminat Komisyonu 2/7/2018 tarihli kararla, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit ederek başvurucuya 364 TL tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinden dolayı oluşan değer kaybının telafi edilmemesinin başvurucunun mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı arasında olması gereken adil dengeyi bozduğu ve başvurucuya orantısız bir külfet yüklediği ifade edilmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşündeki açıklamalardan Tazminat Komisyonunun başvurucu lehine hükmettiği tazminatı şu şekilde hesapladığı görülmektedir: i. Mahkemenin 31/12/2004 tarihli kararında (birinci karar) tespit edilen 104,39 TL kamulaştırma bedeli ile 1/5/2007 tarihli kararında (ikinci karar) tespit edilen 515,22 TL kamulaştırma bedeli arasındaki fark olan 410,83 TL'nin ikinci karar tarihindeki güncel değeri 526,80 TL olarak bulunmuştur. Bu değerden her iki karardaki bedel farkı olan 410,83 TL'nin çıkarılması suretiyle 1/5/2007 tarihi itibarıyla 116 TL ödenmesi gereken enflasyon farkı belirlenmiştir. ii. 8/6/2010 tarihli kararda (üçüncü karar) tespit edilen 093,86 TL kamulaştırma bedeli ile ikinci kararda tespit edilen 515,22 TL kamulaştırma bedelinin arasındaki fark olan 578,64 TL'nin üçüncü karar tarihindeki -8/1/2009 tarihindeki- güncel değeri 569,05 TL olarak bulunmuştur. Bu değerden her iki karardaki bedel farkı olan 578,64 TL'nin çıkartılması suretiyle 8/1/2009 tarihi itibarıyla 991 TL ödenmesi gereken enflasyon farkı oluştuğu tespit edilmiştir.iii. Buna ek olarak 116 TL ve 991 TL olan enflasyon farklarının Tazminat Komisyonu karar tarihi olan 2/7/2018 tarihi itibarıyla 296,10 TL ve 068,14 TL olduğu hesaplanmıştır. Her iki güncel değer toplanmış ve kamulaştırma davasında kamulaştırma bedelinin uğradığı değer kaybı karşılığı olarak başvurucuya 364 TL tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Başvurucu bu karara karşı 3/8/2018 tarihinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinde (Bölge İdare Mahkemesi) itiraz yoluna başvurmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 4/10/2018 tarihinde itirazı reddetmiştir. Başvurucu süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.