8. Hukuk Dairesi 2024/2341 E. , 2024/3278 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/245 E., 2020/797 K. KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/88 E., 2018/28 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzeri…
**8. Hukuk Dairesi 2024/2341 E. , 2024/3278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/245 E., 2020/797 K. KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/88 E., 2018/28 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, Adana ili Yumurtalık ilçesi ... Mahallesi sınırlarında bulunan tescil harici taşınmaz bölümünün Ceyhan nehir yatağının terk ettiği yerlerden olduğunu, dava konusu yerin tahminen 25-30 dönüm civarında olup yapılacak olan keşifte miktarının net olarak ortaya çıkacağını, çekişmeli taşınmazın 1956-1957 yıllarında Ceyhan nehir yatağının değişmesi nedeniyle ortaya çıkan nehir terki olmakla beraber nehrin bir daha eski yatağına dönmediğini, bundan sonra da dönmesinin mümkün olmadığını, çünkü Ceyhan nehri üzerine 1982 yılıyla birlikte başlayan Aslantaş, Menzelet, Sır ve Berke gibi bir çok barajların inşa edildiğini ve su tutulduğunu, bu nedenlerle nehrin yatak değiştirme ihtimalinin tamamen ortada kaldığını, kendisinin 1970‘li yılların başından itibaren böğürtlen, ılgın, kamış gibi yabani otları temizlemek için büyük paralar ve emek sarf ederek dava konusu taşınmazı imar ihya edip ekilebilir tarla haline getirdiğini, böylece yaklaşık 45 yıldan bu yana dava konusu taşınmazı kendisinin fiilen kesintisiz bir şekilde kullanmakta olduğu ve halen ürün ekip biçmeye devam ettiğini, davaya konu edilen taşınmazda ayçiçeği, karpuz, pamuk, buğday, yer fıstığı, susam gibi her çeşit ürün ziraati yapıldığını, dava konusu taşınmaza çok yakın konumda olan bir başka taşınmaz hakkında daha önceden verilen mahkeme kararı ile Yargıtay onamasından geçen kesinleşen iş bu kararların da emsal teşkil ettiğini belirterek taşınmazın ayrı bir parsel numarası ile adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine, davacının imar ve ihya iddia ettiği yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bir yer olduğu, taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, imar ihyanın tamamlanmadığı, zilyetlik süresinin dolmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ..., imar ihya koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI