10. Hukuk Dairesi 2016/12380 E. , 2018/10884 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl ve birleşen dava, ölüm aylığının kesilmesi yönündeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında yazılı şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düş…
**10. Hukuk Dairesi 2016/12380 E. , 2018/10884 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl ve birleşen dava, ölüm aylığının kesilmesi yönündeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında yazılı şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında 30.11.1995 tarihinde boşanma kararı verilen davacıya, 506 sayılı ... Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca kesilerek, 19.03.2010-31.12.2013 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar ve 1.11.2008-31.12.2013 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen tedavi giderleri yönünden borç tahakkuku işlemi tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, kurum tespitine dayanak işlem tarihi itibariyle ve öncesinde davacı ve boşandığı eşinin fiilen bir arada yaşamadıkları kanaatiyle eksik araştırma ve inceleme sonucunda davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. 31.01.2012 tarihine kadar yapılan sağlık giderleri anılan Kanunun geçici 45. maddesi gereği talep edilemeyeceği, 31.01.2012 tarihinden sonra yapılan sağlık giderleri ise davalının 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinin ilgili bentleri gereğince ... sigortalısı sayıldığından ve 67. madde kapsamında gelir testine tabi tutulmasıyla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borçlarının Kurum tarafından tahsilinin mümkün olduğu gözönüne alındığında, mahkemece birleşen dava yönünden verilen kabul kararı yerinde ise de yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar bakımından yeterli araştırma yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı ... ve ... Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56'ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün ...'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, ... Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.