11. Ceza Dairesi 2021/11222 E. , 2025/1348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/54 E., 2015/269 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, düşme, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulun
**11. Ceza Dairesi 2021/11222 E. , 2025/1348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/54 E., 2015/269 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, düşme, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A) Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ...'ın sanıkların eylemine konu belgelerin özel belge niteliğinde olduğu ve bu sebeple hükmün bozulması gerektiğine ilişkin karşı oyu ile oy çokluğuyla ONANMASINA, B)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 16.06.2022 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, Diğer sanıkların; Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde fizyoterapist ve öğretmen olarak görev yaptıkları, destek eğitimine devam etmeyen öğrenci ... adına destek eğitimi almış gibi düzenlenen sahte bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehabilitasyon planlarını imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan olayda; sanıkların savunmaları, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, adı geçen özel eğitim kurumunda öğretmen ve fizyoterapist olarak görev yapan sanıkların, bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehabilitasyon planlarının ay sonunda toplu olarak imzalatılması ve suça konu olay nedeni ile sanıkların doğrudan menfaat temin etmemeleri nazara alındığında, sanıkların sahtecilik kastıyla hareket etmedikleri ancak aylık bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehabilitasyon planlarını imzalarken gerekli incelemeyi yapmamak şeklindeki eylemlerinin ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı ise de, dava zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanıkların eylemlerine uyan "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, soruşturma izni alınması nedeniyle duran zamanaşımı süresi eklendiğinde dahi suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafileri ve sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının sanık ... yönünden ölüm ve diğer sanıklar yönünden gerçekleşen olağan üstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin 04/02/2025 tarih 2021/11222 Es, 2025/1348 Kr. sayılı sayın çoğunluğun bozma düşüncesine aşağıda belirttiğim sebeplerle katılmıyorum. A) TARTIŞMANIN KONUSU: Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde kurum sahibi olan sanık ... ile aynı kurumda öğretmen olarak görevli sanık ...'ın sahte olarak düzenledikleri iddia edilen bireyselleştirilmiş eğitim planı belgelerinin (BEP) resmi belge mi yoksa özel belge niteliğinde mi olduğuna ilişkindir. B) İDDİA: Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.03.2014 tarih 2014/343-28 sayılı iddianamesi ile Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin sahibi olan ... ile öğretmenlerden ... hakkında TCK'nin 40/2, 204/1-2 ve 158/1-e, 43 maddeleri sevki ile cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. C) YARGILAMA SÜRECİ: Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2015 tarih, 2014/54 Es., 2015/269 Kr., sayılı kararıyla -dolandırıcılık suçundan verilen hükümlerle ilgili hükmün açıklanması geri bırakılırken- sanıkların TCK'nin 204/2, 43, 62 maddeleri ile uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair hüküm kurulmuştur. D) KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER: 1- 5580 sayılı özel öğretim kurumları Kanunu'nun 9/son maddesine göre; "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır." 2- TCK'nin resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 204/1 ve 2. maddesine göre; "Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." "Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 3-TCK'nin özel belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 207/1-2 maddesine göre; "Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır." E) KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ: 5580 sayılı özel öğretim kurumları Kanunu'nun 9/son maddesinde; "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır." denmekte ise de; özel eğitim kurumlarının faaliyetleri sırasında düzenledikleri belgelerin "resmi belge" sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Oysa bazı özel kanunlarda, örneğin 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 66. maddesinde "Bankanın her türlü evrak, kayıt, defter ve senetleriyle bunlara dayanan hesap özetleri resmi belge sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Özel eğitim kurumlarında görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılmaları, bu kişilerin düzenledikleri belgelerin resmi belge sayılmasını gerektirmez. TCK'nın 2. maddesinin 3. fıkrasına göre, kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılmaz; suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. "Kamu görevlisi gibi cezalandırılır" hükmü gereğince, kooperatif görevlileri "görevi kötüye kullanma" suçunun faili olabilirler; ancak düzenledikleri belgeler resmi belge sayılamaz. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.02.2012 tarihli ve 2011/350- 2012/27 sayılı kararında da -özel hukuk tüzel kişisi olan- kooperatife ait tahsilat fişlerinin özel belge olduğu kabul edilmiştir. Sanıkların yöneticisi veya öğretmeni olarak görev yaptıkları Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezide bir özel hukuk tüzel kişisidir. Bu sebeple düzenledikleri belgelerin de resmi belge sayılacağından söz edilemez. F) SONUÇ: Buna göre; sanıkların eylemlerine konu özel eğitim kurumunun faaliyetleri sırasında düzenledikleri bireyselleştirilmiş eğitim planı belgelerinin (BEP) resmi belge sayılacağına dair hiçbir hukuki dayanak yoktur. Türk Ceza Kanunu veya özel kanunlardaki ceza içeren hükümlerin genişletici bir yorumla kişiler aleyhine uygulanması hukuka aykırıdır. Açıkladığım nedenlerle, sanıkların eylemlerinin TCK’nin 207/1. maddesi kapsamında özel belge niteliğinde olduğu ve buna göre kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 04.02.2025