Başvuru, ceza infaz kurumunda hüküm özlü olarak bulunan başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göndermek istediği belgelerin sakıncalı bulunarak gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hüküm özlü olarak bulunan başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göndermek istediği belgelerin sakıncalı bulunarak gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/12/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Silahlı terör örgütüne üye olma suç isnadı nedeniyle Kırşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) tutuklu olarak (hüküm özlü) bulunan başvurucu 27/9/2016 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 66512/16 numaralı bireysel başvuruda bulunmuştur. Söz konusu başvuruda başvurucu, üç ay süreyle sosyal faaliyetlerden men edilmesine dair İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu) kararından ve ayrıca İnfaz Kurumunda tutulduğu koşulların ve birtakım uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesi kapsamında kötü muamele teşkil ettiğinden şikâyet etmiştir. Başvurucu 21/10/2016 tarihinde AİHM önündeki bireysel başvuru dosyasına eklenmesi için AİHM'e kırk beş sayfalık delil dilekçesi ve ek beyan göndermek istemiştir. Söz konusu dilekçe ve eklerinde başvurucuya ait şüpheli ifade tutanağı, başvurucunun üç ay süreyle sosyal faaliyetlerden men edilmesine dair Disiplin Kurulu kararı ve İnfaz Kurumu Müdürlüğüne hitaben yazdığı, haklarının ihlal edildiğine dair iddialar içeren dilekçeler bulunmaktadır. Söz konusu dilekçelerde ise başvurucunun dava dosyasına ilişkin evraklardan fotokopi verilmesi, bel fıtığı hastası olduğunu belirterek hastalığına uygun nitelikte yatak, yastık, battaniye ve fizik tedavi talebi, su kesintisi, havalandırmaya çıkarılmaya dair talepleri, saç traşı olma talebi, kahvaltılık malzemelerle ve televizyon kanallarıyla ilgili talebi, defterine el konulmasına yönelik şikâyeti gibi yargı mercilerine sunduğu hususlar yer almaktadır. Disiplin Kurulu tarafından 25/10/2016 tarihinde başvurucunun söz konusu başvuru dosyasına eklenmesi için AİHM'e göndermek istediği kırk beş sayfalık delil dilekçesinin muhatabına gönderilmemesine ve yok edilmesine karar verilmiştir. Disiplin Kurulu kararında başvurucunun göndermek istediği belgelerin küfür, hakaret ve yalan yanlış bilgiler içerdiğinden bahisle sakıncalı bulunduğu belirtilmiştir. Başvurucu tarafından anılan karara karşı Kırşehir İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan şikâyet başvurusu 22/5/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde Disiplin Kurulu kararının usul ve yasaya uygun olduğuna değinilmiştir. Başvurucu tarafından bu karara karşı Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 8/11/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararda İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai karar 10/11/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).B. Uluslararası Hukuk Sözleşme'nin "İnsan haklarına saygı yükümlülüğü" kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Yüksek Sözleşmeci Taraflar kendi yetki alanları içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme'nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlarlar.” Sözleşme'nin "Bireysel başvurular" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Bu Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci Taraflar’dan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükümet dışı kuruluş veya kişi grupları Mahkeme’ye başvurabilir. Yüksek Sözleşmeci Taraflar bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını hiçbir surette engel olmamayı taahhüt ederler." Mahpusların AİHM ile haberleşmesine dair şikâyetler Sözleşme'nin maddesi çerçevesinde incelenmektedir (Peers/Yunanistan, B. No: 28524/95, 19/4/2001, §§ 80-81; Idalov/Rusya [BD], B. No: 5826/03, 22/5/2012, §§ 197-201). Mahpuslar ile AİHM arasındaki haberleşmenin sınırlandırılması bireysel başvuru hakkının etkili kullanımına engel oluşturduğu takdirde Sözleşme'nin maddesi ile birlikte maddesi yönünden de inceleme yapılmaktadır (Shekhov/Rusya, B. No: 12440/04, 19/6/2014, §§ 53-54; Belyaev ve Digtyar/Ukrayna, B. No: 16984/04 9947/05, 16/2/2012, §§ 50-63). Sözleşme'ye taraf devletler kendi makamlarının AİHM'e başvuru hakkının etkili kullanımını herhangi bir şekilde engellemeyeceğini taahhüt etmişlerdir. Dolayısıyla başvurucuların veya potansiyel başvurucuların devlet makamları tarafından vazgeçirilmeden veya caydırılmadan, şikâyetlerini geri çekmeleri veya değiştirmelerine yönelik herhangi bir çeşit baskıya maruz kalmadan özgürce AİHM ile iletişim kurabilmeleri azami derecede önemlidir (Ilaşcu ve diğerleri/Moldova ve Rusya [BD], B. No: 48787/99, 8/7/2004, § 480; Tanrıkulu/Türkiye [BD], B. No: 23763/94, 8/7/1999, §§ 130-131).