Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, özel yetkili mahkemelerde yargılama yapılması nedeniyle kanuni hâkim güvencesinin, tutuklama nedeniyle seçme seçilme ve siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, özel yetkili mahkemelerde yargılama yapılması nedeniyle kanuni hâkim güvencesinin, tutuklama nedeniyle seçme seçilme ve siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 21/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında başvurucu Musa Çiftçi 18/4/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve 20/4/2009 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu Süleyman Şavluk ise 22/6/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve bu tarihte aynı suçtan tutuklanmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 20/11/2009 tarihli iddianamesiyle başvurucu Süleyman Şavluk hakkında terör örgütü üyesi olma, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme, terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından; başvurucu Musa Çiftçi hakkında ise örgütün faaliyetlerini düzenlemek suretiyle örgüt yöneticisi olma ve 2911 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçlarından kamu davası açılmıştır. Başvurucular hakkındaki dava, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/680 sayılı esasına kaydedilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 2/1/2013 tarihindeki celsesinde, başvurucuların da içinde bulunduğu bazı sanıklar yönünden dosyanın ayrılarak yeni bir esas numarasına kaydedilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin E.2013/3 sayılı yeni dosyası kapsamında 7/1/2014 tarihinde başvurucuların tahliye talepleri reddedilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 17/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucular21/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 7/3/2014 tarihli kararıyla 6/3/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile değişik 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un maddesi uyarınca görevsizlik kararı vererek dosyayı Şırnak Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Dava, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/36 sayılı esasına kaydedilmiştir. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi 2/4/2014 tarihinde başvurucuların tahliye edilmesine karar vermiştir. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi 9/4/2014 tarihli kararıyla yetkisiz olduğuna, dosyanın görevli ve yetkili Cizre Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Dosyayı inceleyen Cizre Ağır Ceza Mahkemesi 9/5/2014 tarihli kararıyla yetkisiz olduğuna, yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için kararın kesinleşmesini beklemeksizin dosyanın resen Yargıtay Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. Yetki uyuşmazlığını inceleyen Yargıtay Ceza Dairesi 14/10/2014 tarihli kararıyla Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu yetkisizlik kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermiştir. Yargıtay kararı üzerine dava, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/709 sayılı esasına kaydedilmiştir. Başvurucuların yargılandığı dava ilk derece mahkemesinde derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."