Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9156 E. , 2024/6125 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9156 Karar No : 2024/6125 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenere
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9156 E. , 2024/6125 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9156 Karar No : 2024/6125 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliği sona eren ...Makina Ekipman Tedarik ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılmasından elde edilen kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yönündeki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla 2019 yılının tüm dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Iraktaki bankacılık sisteminin yetersizliği sebebiyle para transferlerine aracılık eden tasfiyesi sona eren şirketin temsilcisi tarafından bu transferler için on binde 1,5 civarında komisyon alındığının beyan edildiği, transfer limitleri sınırlı olduğundan yurt içi firmalarla birlikte bu işin yapıldığı ve bu firmalara komisyon faturası kesildiği ancak kesilen faturalarla gelen ve giden para tutarlarının örtüşmediği, elde edilen komisyon gelirinin kayıtlara yansıtılmadığı, hesaba gelen ve hesaptan giden paraların ayrı işlemler olduğu, bankaların EFT için aldıkları komisyon binde 5 olduğundan, hesaba gelen ve hesaptan giden paraların toplamı üzerinden şirket lehine takdiren binde 2 oranı uygulanarak matrah hesaplandığı olayda, kayıt dışı hasılatın bulunduğu somut tespitlerle ortaya konulduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık olmadığı ancak somut tespit olmaksızın özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği gerekçesiyle tarhiyat yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare istinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin kayıt ve beyan dışı bıraktığı komisyon gelirine ilişkin olarak yapılan incelemede kurum yetkilisi tarafından elde edilen komisyon oranının on binde 1,5 olduğunun beyan edilmesine karşın idarece aksi yönde somut bilgi ve belge ortaya konulmaksızın salt vergi inceleme elemanınca Türkiye'de mukim bankalardaki binde beşlik komisyon oranından yola çıkılarak şahsi kanaat ile tespit edilen binde ikilik oran üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan matrah farkı üzerinden salınan dava konusu cezalı vergide hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının ilgili hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra tarhiyat kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarelerince belirlenen matrah oranının detaylı araştırmalarla emsal oran dikkate alınarak bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Iraktaki bankacılık sisteminin yetersizliği sebebiyle para transferlerine aracılık eden tasfiyesi sona eren şirketin temsilcisi tarafından bu transferler için on binde 1,5 civarında komisyon alındığının beyan edildiği, transfer limitleri sınırlı olduğundan yurtiçi firmalarla birlikte bu işin yapıldığı ve bu firmalara komisyon faturası kesildiği ancak kesilen faturalarla gelen ve giden para tutarlarının örtüşmediği, elde edilen komisyon gelirinin kayıtlara yansıtılmadığı, hesaba gelen ve hesaptan giden paraların ayrı işlemler olduğu, aynı hususta incelemesi devam eden 42 şirketin birbirlerine gönderdikleri paralar hariç olmak üzere hesaba gelen ve hesaptan giden paraların toplamı üzerinden, bankaların EFT için aldıkları komisyon oranının binde 5 olduğu göz önünde bulundurularak şirket lehine takdiren binde 2 oranı uygulanarak bulunan matrah üzerinden kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu tarhiyat yapılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) işaretli alt bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, bunun yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu, 134. maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde de gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülerek matrahın, re'sen takdir yoluyla belirlenmesi gereken hallerde dahi gerçek gelire en yakın gelire ulaşılması amaçlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Elde edilen komisyon gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı hususu sabit olan olayda, yapılan işin niteliği gereği alınan risk ve banka komisyon oranları dikkate alındığında, kurum temsilcisinin belirttiği on binde 1,5 komisyon oranının ticari icaplara uygun düştüğünden söz edilemeyeceği gibi ispat yükü kendinde olan davacı tarafından komisyon oranının beyan ettiği tutarda olduğunu kanıtlayıcı mahiyette herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamış olması karşısında yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediğinden aksi yöndeki gerekçeyle tarhiyatı kaldıran Vergi Dava Dairesi kararının ilgili hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bentte yazılı miktardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u oranında özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür. Davacının kanuni temsilcisi olduğu tasfiyesi sona eren şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda elde edilen komisyon gelirinin kayıt dışı bırakıldığı ve tespit edilen hasılata ilişkin olarak belge düzenlemediği anlaşılmakla, tespit edilen fark matrah üzerinden %10 oranında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası yönünden de bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.