11. Ceza Dairesi 2012/17503 E. , 2012/20053 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, İİK.nun 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğu cihetl…
**11. Ceza Dairesi 2012/17503 E. , 2012/20053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, İİK.nun 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğu cihetle; şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde kayıtlı olduğu Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen 02 Ocak 2009 tarih ve 43 sayılı yazısı ile borçlu şirketin faal olduğunun bildirilmesine göre, şirketin hangi adreste faaliyetine devam ettiği ve suç tarihlerini de kapsar şekilde vergi beyannamelerinin onaylı suretleri dosyaya getirtilip, mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Kabule göre de; Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, ticareti terk suçlarında duruşmaya çağrı kağıdının ya da mahkeme kararının sanığın terk ettiği ileri sürülen adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılması geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından, sanığa Tebligat Kanununda 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle (Tebligat Kanununun 35. maddesi dışında) yeniden usulüne uygun olarak duruşmaya çağrı kağıdının tebliğini müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.