1. Hukuk Dairesi 2010/2056 E. , 2010/3291 K. "" MAHKEMESİ : ÇİÇEKDAĞI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, ortak miras bırakan babalarının dava konusu 32 parça taşınmazı ile taşınır mal ve parasını davalılara aktardığını , işlemlerin muvazaalı yapıldığını ileri sürerek tapu iptali-tescil ve tenkis istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, yasal ve hukuki herhangi bir gerekçe gösterilmeden davanın red…
**1. Hukuk Dairesi 2010/2056 E. , 2010/3291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇİÇEKDAĞI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, ortak miras bırakan babalarının dava konusu 32 parça taşınmazı ile taşınır mal ve parasını davalılara aktardığını , işlemlerin muvazaalı yapıldığını ileri sürerek tapu iptali-tescil ve tenkis istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, yasal ve hukuki herhangi bir gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesi ve dosya içeriğinden, miras bırakanın 32 parça taşınmazını, traktörünü ve parasını davalılara aktardığı, mal kaçırma ve saklı payı zedeleme kastıyla hareket edildiği iddialarıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere,uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.