4. Hukuk Dairesi 2023/9014 E. , 2023/10768 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1773 E., 2022/151 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2022/331 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf e
**4. Hukuk Dairesi 2023/9014 E. , 2023/10768 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1773 E., 2022/151 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2022/331 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.06.2020 tarihinde yaya olan müvekkiline davalı nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ve dava dışı sürücü ...'ın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, tedavi ve iyileşme gideri kapsamında 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyası kapsamında taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığını, 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya içerisinde toplanan deliller, trafik kazası tespit tutanağı, soruşturma dosyası içeriği, uzlaştırma raporu ve tüm dosya içeriğine göre; 19.06.2020 tarihinde davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın Ankara İli Keçiören İlçesi Ayvalı Mahallesi Mini Sokakta yaya olan davacıya çarpması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının, kaza neticesinden maluliyeti oluştuğundan bahisle sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatından oluşan zararın tahsili için eldeki davayı açtığı, dava konusu olay nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/58862 sayılı dosyasında başlatılan soruşturmada; Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu, şüpheli ...'ın kazada yaralanan davacıya meydana gelen kazadan kaynaklı olarak uğramış olduğu zarar için 4.500,00 TL ödemek suretiyle, tarafların uzlaştıklarına dair 05.04.2021 tarihli uzlaştırma teklif formu düzenlendiği, davacı vekilinin uzlaştırma teklifini kabul etmek suretiyle formun altını imzaladığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca da uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nun 253/17. Bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. "CMK'nun 253/19. bendine göre ise "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporunu düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Tüm bu nedenlerle uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflar arasında uzlaşma sonucu alınmış cüzi miktarda edimin davalı ... tarafından ödeme yapılmasını engellemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Kaza 19/06/2020 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza sonucu davacının yaralandığı, kazaya karışan aracın sürücüsü olan ... ile davacı arasında, uzlaştırmacı huzurunda uzlaşma müzakereleri yapıldığı, taraflara uzlaştırmacı tarafından uzlaşmanın tüm hukuki sonuçları anlatıldıktan sonra, davacı vekili ile araç sürücüsünün arasında ve uzlaştırmacı huzurunda gerçekleşen uzlaşmada tarafların “şikayetinden vazgeçerek, maddi ve/ veya manevi başkaca talepte bulunmayacaklarına” dair beyanda bulunarak anlaştıkları, uzlaştırma tutanağından anlaşılmaktadır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/196066 soruşturma numaralı dosyasında CMK'nın 253. maddesi gereğince uzlaşma nedeniyle 07/04/2021 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği, davacının uzlaşma tutanağındaki imzayı inkar etmediği anlaşılmaktadır. CMK'nın 253/19 maddesinin "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171'inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171'inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." düzenlemesiyle şüpheli ile mağdur arasında uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde tazminat davası açılmayacağı, açılmış davalardan ise feragat etmiş sayılacağı kabul edilerek, uzlaşmanın hukuk davaları açısından da sonuçları yasa ile açık şekilde belirlenmiştir. Uzlaşma kapsamında yapılan anlaşmaların da; TBK'nın 28. maddesi (aşırı yararlanma) yahut TBK'nın 30 ve devamı maddeleri gereğince irade bozukluklarına ilişkin hükümler çerçevesinde iptalinin talep edilmesi mümkün ise de, bu husus ancak anlaşmanın tarafına karşı açılabilecek dava ile ileri sürülebilir. Davacı, özgür iradesi ile uzlaşma tutanağını imzalamış olup, uzlaşma tutanağı CMK'nın 253/19. maddesi gereği ilam niteliğindedir. Öte yandan araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortası şirketi arasında kanundan kaynaklanan müteselsil borçluluk ilişkisi bulunduğundan, kendi aralarındaki iç ilişkide rücu şartları varsa zarar en son haksız fiil faili olan araç sürücüsü üzerinde kalır. (TBK'nın 162,163.vd mad.) TBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçluların da borcundan kurtulacağı; borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler şeklindeki düzenleme; yine aynı Kanun'un 168/2 fıkrası gereğince alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekeceğine ilişkin düzenleme karşında, zarar görenin, sürücü ve/veya işleten ile yapacağı borcu sona erdiren anlaşmadan sigorta şirketi de istifade eder. Bu durumda, ZMSS şirketi araç işleteninin 3. kişilere olan hukuki sorumluluğunu sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstlenmesi nedeniyle sürücü ile yapılan uzlaşmanın, davalı ... şirketine de sirayet etmesine ve mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflar arasında uzlaşma sonucu alınmış cüzi miktarda edimin davalı ... tarafından ödeme yapılmasını engellemeyeceğini, müvekkili ile kusurlu sürücü arasında gerçekleşen uzlaştırma görüşmeleri neticesinde karşı taraftan alınan bedelin manevi tazminata ilişkin olduğunu, bu miktarın toplam hesaplanan tazminattan düşülerek karar verilmesi gerektiğini, zarar görenin bakiye zararını sigorta şirketinden talep edilebileceğini, kazada herhangi bir rücu durumunun söz konusu olmadığını, davalı ... şirketinin durumunu ağırlaştıran bir hal bulunmadığını, kazaya karışan taraflar arasında uzlaşma sağlanması hususunun davalı ... şirketinin sorumluluğuna bir etkisi bulunmadığını, uzlaşmanın müteselsil sorumluluğu devam etmekte olan sigorta şirketini sorumluluktan kurtarmayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, tedavi ve iyileşme gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davacı ile sigortalı aracın sürücüsü arasında ceza soruşturması kapsamında uzlaşmanın sağlandığı, uzlaşma nedeniyle şüpheli sigortalı aracın sürücüsü hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası gereğince uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının anlaşılmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.