T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2023/3 KARAR NO : 2025/1936 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/10/2022 NUMARASI: 2021/934 Esas - 2022/875 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ZararNedeniyle) KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2023/3 KARAR NO : 2025/1936 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/10/2022 NUMARASI: 2021/934 Esas - 2022/875 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ZararNedeniyle) KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2020 tarihinde davalılardan Mustafa ...'nın sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta'ya ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davalı Selen ...'ya ait ... plaka sayılı aracın, müvekkiline ait RIZZ 15 Almanya plakalı araca sağ arkadan çarpmak sureti ile maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, söz konusu kazanın davalı Mustafa ...'nın tam kusuru nedeni ile meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün buna ilişkin bir itirazının bulunmadığını, davalının bizzat tuttuğu tutanakta arkadan gelip müvekkilinin aracına çarptığını ve tam kusurlu olduğunu kabul ettiğini, her ne kadar davalı araç sürücüsünün söz konusu kazaya ilişkin müvekkilinin acil fren yapması nedeniyle arkadan gelip çarptığı yönünde kendisi tutanak tutmuş ise de bu beyanın gerçeği yansıtmadığını, ekte ibraz edilen görüntülerden de açıkça görüleceği üzere müvekkilinin acil fren yapmadığını, davalı araç sürücüsünün de müvekkilinin aracının arkasında olmadığını, davalı araç sürücüsünün diğer şeritten gelmek sureti ile müvekkilinin aracına sağ arkadan çarptığını, müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, aracının da fiyatı oldukça yüksek lüks bir araç olduğunu, müvekkilinin işi gereği Almanya'ya dönmek durumunda kaldığı için aracında oluşan hasarı Almanya'da onardığını, müvekkilinin aracında oluşan hasar ve bu hasarı onarmada yapılan tüm işlem ve bedellerin kalem kalem rapor edilmiş olduğunu, bu bedellerin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek, haksız ve kötü niyetli yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar Mustafa ... ve Selen ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Selen ...'ya ait ... plaka sayılı araç ile 19/07/2020 tarihinde Yakuplu Hürriyet Bulvarında seyir halindeyken, bu bulvar üzerinde bulunan dönen aradan dönüş yapan davacı tarafa ait araca sağ arkadan çarpma sonucu kaza meydana geldiğini, davacı aracı ile müvekkilinin aracının aynı şerit üzerinde dönüşlerini tamamlamaktayken kazanın meydana geldiğini, farklı şeritten gelerek çarpmanın söz konusu olmadığını, kazanın oluşmasında davacı aracını kullanan Muzaffer Yılmaz'ın kusurlu olduğunu, dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, kazalı aracın onarımının sigortanın anlaşmalı olduğu servislerde yapılması gerektiğinin davacıya iletildiğini, ancak davacının aracını yurt dışında tamir ettirerek çok yüklü faturaların çıkmasına sebebiyet verdiğini, icra yoluyla talep edilen rakamın çok yüksek olması ve müvekkillerinin kasko poliçesi kapsamında araçlarını sigorta ettirmeleri nedeniyle likit ve belirli olmayan bu alacağa icra dosyası üzerinden itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile, davalı borçluların Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu 8.008,02-Euro asıl alacağa yönelik itirazlarının, davalı-borçlu ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 4.650,32-Euro ile sınırlı olacak şekilde iptali ile; takibin aynı koşullarda devamına, alacağın miktarı yargılama ile belirlendiğinden ve likit sayılmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar Mustafa ..., Selen ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar Mustafa ... ve Selen ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ekspere ödediği miktardan ve KDV oranından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu bedelin hangi yol ile ödendiğinin davacı tarafça yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, aracın onarımında Türkiye piyasasının dikkate alınması gerektiğini, işçilik ve parça bedellerinin fahiş olduğunu, davacı aracının Almanya'da sigortalı olmamasının mümkün olmadığını, Almanya'da tamir yaptırılmasının kötü niyetli bir davranış olduğunu, raporda Almanya'daki eksper raporunun denetlenmediğini, ayrıca kazadaki kurun Türk Lirası'na çevrilmesi gerekirken ödeme kurunun dikkate alınmasının haksız olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ekspere ödediği miktardan ve KDV oranından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu bedelin hangi yol ile ödendiğinin davacı tarafça yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, TTK 1426.md gereği ancak makul giderlerin talep edilebileceğini, ödeme tarihindeki kur dikkate alınması halinde poliçe limitinin açılacağını, hasar bedeli ve işçilik maliyetlerinin fahiş olduğunu, aracın onarımında Türkiye piyasasının dikkate alınması gerektiğini, aracın Türkiye'de onarılması gerektiğini, raporda Almanya'daki eksper raporunun denetlenmediğini, sadece bu rapor kopyalanarak rapor düzenlendiğini, rapora itirazların değerlendirilmediğini, ayrıca Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması veya kazadaki kurun Türk Lirası'na çevrilmesi gerekirken ödeme kurunun dikkate alınmasının haksız olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemie ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye' de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacağından aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı). 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.Davacı yabancı plakalı aracını, kayıtlı olduğu Almanya'da tamir ettirmiş ve orada araç mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre belirlenen ve ödenen araç hasarının tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsilinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, yabancı para borcunun alacaklısı olan davacı tarafın, fiili ödeme günündeki kur üzerinden talepte bulunma hakkına sahip olduğu gözetilerek ve davacının talebiyle de bağlı kalınarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/1715 E. ve 2016/6513 K.sayılı kararı). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Davalı Sigorta Şirketinin ZMMS poliçe limitinin kaza tarihine göre 41.000,00-TL'dir. Alacağın ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak tahsil edileceği ve bu halde poliçe limitinin aşılması muhtemel olacağından, hükümde davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin TL yerine, kaza tarihindeki kur üzerinden Euro'ya çevrilerek gösterilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan Makine Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişilerden oluşan 04/07/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun istinaf talep eden davalılar vekillerine HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı ... Sigorta vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği, davalılar Mustafa ve Selen ... vekilinin ise rapora itirazında, zarar kalemleri, parça ve işçilik maliyetleri yönünden herhangi bir itiraz ileri sürmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde hasar gören parçalar, parça ve işçilik maliyetleri bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Ekspertiz ücretinin icra takip talebinde talep edilen miktara eklenmediği, hükümde de açıkça ekspertiz giderine hükmedilmediği ve yargılama giderleri arasında da sayılmadığı anlaşılmakla, ekspertiz ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Bu nedenle; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KABULÜ ile, -Davalı borçluların Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları 8.008,02-Euro asıl alacağa yönelik itirazlarının, davalı-borçlu ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti olan 41.000,00-TL ile sınırlı olacak şekilde iptali ile; takibin aynı koşullarda devamına, 2-Alacağın miktarı yargılama ile belirlendiğinden ve likit sayılmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.841,03-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 857,33-TL peşin harç ve 352,93-TL icra dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.630,77-TL harcın (Davalı sigorta şirketinin sigorta limiti olan 41.000,00-TL üzerinden hesap edilen 2.100,53-TL'den davacı tarafından yatırılan 1.210,26-TL harcın mahsubu ile kalan 890,27-TL) 890,27-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 2.740,50 TL'nin ise davalılar Mustafa ... ve Selen ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 54,40-TL başvurma harcı, 857,33-TL peşin harç, 352,93-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 301,40-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.566,06-TL yargılama giderinin (Davalı sigorta şirketinin sigorta limiti üzerinden hesap ve takdir edilen 1.963,35-TL) 1.963,35-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 2.602,65-TL'sinin davalılar Mustafa ... ve Selen ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin (Davalı sigorta şirketinin sigorta limiti üzerinden hesap ve takdir edilen 19.350,00-TL) 19.350,00 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 25.650,00-TL'nin ise davalılar Mustafa ... ve Selen ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendilerine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalılar Mustafa ... ve Selen ... tarafından yapılan 100,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalılar Mustafa ... ve Selen ...'ya verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 205,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025