T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2324 KARAR NO: 2026/466 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI: 2022/474 E - 2025/409 K DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incelem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2324 KARAR NO: 2026/466 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI: 2022/474 E - 2025/409 K DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.09.2019 tarihinde 108 adet hattın kullanımına ilişkin "Toplu Abonelik Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin bitiş tarihinin 20.09.2021 olarak belirlendiğini, sözleşmeye yeni hükümler eklenmesi ve bazı hükümlerin değiştirilmesi amacıyla, taraflar arasında 17.01.2020 tarihli Ek Protokol imzalandığını, işbu Ek Protokol'ün süre uzatımı başlıklı 1 nolu maddesi ile: 24.09.2019 tarihli sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren(20.09.2020'den itibaren) 12 ay süreyle uzatılması konusunda mutabık kalındığını ve sözleşmenin sona erme tarihinin 20.09.2021 haline geldiğini, sözleşme ile düzenlenen abonelik taahhüdünün 20.09.2021'de sona erdiğini, bu tarihin ardından müvekkili tarafın, davalı firmaya ait hatların gereken düzeyde çekmemesi nedeniyle iptal bildiriminde bulunulduğunu, iptal talebinin ardından, ... A.Ş.'nin müvekkil kooperatif yetkilisi ... ile mail yoluyla iletişime geçtiğini ve aboneliğin ancak belirlenen cayma bedelinin ödenmesi halinde iptal edileceğini bildirdiğini, bu tarihte müvekkili ... taahhüdü sona erdiği için aboneliğin cayma bedeli ödenmeksizin iptalinin gerekli olduğunu, görüşmeler sonucunda tarafların aboneliğin iptali konusunda mutabık kaldığını, 13.11.2021 tarihinde taraflarca iptal formunun imzalandığını ve davalı firmaya kargo yolu ile gönderilerek taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiğini, davacı ... bu tarihten sonra hatları kullanmadığını, ancak iptal formu yetkililer tarafından imzalanmış olmasına karşılık gönderilen formun gerekçe gösterilmeksizin müvekkillere iade edildiğini, iadenin ardından müvekkili ... Lüleburgaz ... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 08.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshini ihbar ettiğini, hatların kullanıma kapatılmasını aksi halde oluşacak menfi ve müspet zararlardan dolayı ... mesuliyet kabul etmeyeceğinin bildirildiğini, 13.11.2021 tarihli iptal formunun geri gönderilmesinin ardından müvekkili kooperatif karışıklığa yer vermemek adına tekrar bir iptal formu doldurduğunu, bu iptal formunun da davalı firma yetkilisi ... tarafından imzalanarak ... A.Ş.'ye gönderildiğini, işbu ikinci formla ilgili iade söz konusu olmadığını, bunun dışında noter aracılığı ile yazılı şekilde sözleşmenin fesih ihbarının da yapıldığını, ancak buna rağmen davalı ... A.Ş.'nin hatları iptal etmediğini, kullanılmayan hatlara ilişkin müvekkil adına fatura düzenlemeye devam ettiğini, Noter aracılığıyla yazılı olarak yapılan geçerli fesih ihbarına karşın faturalandırılmaya devam edilen müvekkil ..., 2 ayrı noter ihtarı ile faturaya itiraz ettiğini, sözleşmelerinin sona erdiğini, hatların kendileri tarafından kullanılmadığını ve iptal prosedürünün 13.11.2021 tarihli form ile tamamlandığını, 08.12.21 tarihli ihtarname ile sözleşmenin fesih ihbarının da yapıldığını bildirdiğini, davalı ... A.Ş.'nin bu ihtarlara da cevap vermediğini ve faturalandırmaya devam ettiğini, ayrıca dava konusu abonelik sözleşmesi kapsamında aylık 1800 TL civarı ödeme yapmaktayken fesih tarihinden sonra kesilen faturaların aylık 12.891 TL tutarında olduğunu, Diğer yandan müvekkilin iptal talebinin firmaya ait hatların gereken düzeyde çekmemesi yani hizmetin gereği gibi ifa edilememesi nedeniyle olduğunu, arz ve izah edilen sebepler neticesinde, davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan Toplu Abonelik sözleşmesinin 13.11.2021 tarihinde sona erdiğinin tespitine, aksi halde Toplu Abonelik sözleşmesinin sözleşmenin fesih ihbarını içerir ihtarname tarihi olan 08.12.2021 tarihinde sona erdiğinin tespitine, müvekkilinin sözleşmenin sona erme/fesih tarihinden sonraki dönemlere ait faturaların borçlusu olmadığının tespitine, davalı tarafça icra takibi başlatılması halinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacının geçerli olarak abonelik sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketten GSM hizmeti satın almış olup, bu hizmet karşılığı ödemekle yükümlü olduğunu, borçtan kurtulmak amacıyla huzurdaki dava ile dermeyan ettiği iddiaların somut gerçeğe aykırı olduğunu, davacının beyanlarında her ne kadar abonelik hizmetinden çekim gücü nedeniyle faydalanamadığını ileri sürmekte ise de müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak davacıya hizmet sunulmuş olup, işbu beyanların gerçeği yansıtmadığını, davacı abonenin 105 adet data hattı bulunmakta olup, abone tarafından 11.02.2022 tarihinde hat iptal talebinde bulunulmuş ise de müşteri hizmetleri tarafından aynı gün abone arandığını ve ... numaralı hattan kooperatif yetkilisi ... ile görüşüldüğünü, görüşmede abone ile cayma bedel bilgisi paylaşıldığını ve hat iptali için müşteriden bilgi teyidi istendiğini, müşterinin sözlü olarak bilgi teyidi yapılmasını kabul etmediği için hat iptalinin yapılmadığını, aboneye tahakkuk eden faturaların incelendiğini, ücretlendirmede sorun bulunmadığını, ahde vefa ilkesi gereği davacının sözleşme ile kabul beyan ve taahhüt ettiği hükümler ile bağlı olup, kendisine tahakkuk ettirilen faturaları ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin tahakkuk ettirdiği faturaların davacının kullanımlarına ilişkin olup usul ve mevzuata uygun olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında abonelik sözleşmesi ve abonelik ilişkisi mevcut olup davacının müvekkil şirkete fatura borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin yüklerini yerine getirdiğini ve aboneye hizmet verdiğini, ancak davacı abonenin, verilen hizmetin karşılığı olarak tahakkuk ettirilen faturaları ödemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında 14/02/2015, 24/09/2019 ve 17/01/2020 tarihli sözleşme ve protokolün imzalandığı, sözleşmenin feshinin ihbar edilmesine rağmen davalı şirket tarafından davacı şirketin iptal talebinin yerine getirilmediği anlaşıldığından bu tarihten sonra davacı şirket adına düzenlenmiş olan faturaların iptal edilmesi gerektiği, sözleşmenin sona erdiği 08/12/2021 tarihinden sonra davacı şirketin herhangi bir hizmet almadığı, aşamalarda davalı şirkete verilen kesin sürelere rağmen delillerin eksiksiz olarak sunulmadığı nazara alındığında cayma bedeli yönünden herhangi bir hesaplama yapılamasının mümkün olmadığı, netice itibariyle 07/02/2022 son ödeme tarihli 1.866,80-TL, 10/03/2022 son ödeme tarihli 12.891,90-TL, 07/04/2022 son ödeme tarihli 12.891,90-TL, 09/05/2022 son ödeme tarihli 12.891,90-TL ve 07/06/2022 son ödeme tarihli 11.981,80-TL miktarlı faturalardan dolayı davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği, buna karşılık davacı şirketin 08/12/2021 son ödeme tarihli 1.748,80 TL tutarlı faturadan sorumlu olacağı gerekçesi ile;"Davanın kısmen kabul kısmen reddine, Taraflar arasında imza edilen toplu abonelik sözleşmesinin fesih tarihi olan 08/12/2021 tarihinde sona erdiğinin tespiti ile davacının 07/02/2022 son ödeme tarihli 1.866,80-TL, 10/03/2022 son ödeme tarihli 12.891,90-TL, 07/04/2022 son ödeme tarihli 12.891,90-TL, 09/05/2022 son ödeme tarihli 12.891,90-TL ve 07/06/2022 son ödeme tarihli 11.981,80-TL miktarlı faturalardan dolayı davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; mahkemece "kesin sürelere rağmen delillerin eksiksiz sunulmadığı, cayma bedeli hesaplamasının mümkün olmadığı" belirtilerek karar verilmiş ise de, gerekli tüm deliller 19.12.2023 tarihli ... müzekkere cevabı ekinde ve cevap dilekçemiz ekinde mevcut olup, mahkemece cayma bedeli hesaplanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu,bilirkişi tarafından müvekkili şirket tarafından sunulan hizmetin ayıplı olmadığı isabetli olarak tespit edilmiş olup, davacının taahhüt süresinden önce haksız feshi nedeni ile cayma bedeli ödemesi gerektiğini ,ancak yerel mahkeme gerekçeli kararda; "...aşamalarda davalı şirkete verilen kesin sürelere rağmen delillerin eksiksiz olarak sunulmadığı nazara alındığında cayma bedeli yönünden herhangi bir hesaplama yapılamasının mümkün olmadığı..." gerekçesiyle cayma bedeli yönünden hiçbir hesaplama yapılmadan eksik inceleme ile alınan rapora dayanarak karar verildiğini, 19.12.2023 tarihli ... müzekkere cevabı ekinde davacıya sözleşme kapsamında sağlanan indirim oranları ve tutarları ile liste fiyatlarının açıkça belirtildiğini,19.02.2025 tarihli bilirkişi raporunun 6. Sayfasında da müzekkere cevabında yer alan indirim oranlarına ve liste fiyatlarına açıkça yer verilmiş olup bu hususun dosyada sabit olduğunu,mahkemece iptaline karar verilen fatura suretlerinin de mübrez olduğunu,bilirkişi tarafından abonenin taahhüt süresinden önce feshi nedeniyle yukarıda yer verilen indirimsiz fiyatlar üzerinden faturaları hesaplaması mümkün olup kararın hukuka aykırı olduğunu,sonuç olarak; dosyada yer alan protokole göre protokolde, hatlara %75 oranında indirim uygulandığı ve taahhüt süresinin 36 ay olduğu ve davacının taahhüt süresi bitmeden haksız olarak aboneliğini sonlandırdığı sabit olup, cayma bedeline ilişkin hesaplama yapılması mümkün iken eksik ve hatalı inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve kararın kaldırılması gerektiğini,mahkemece şirkete müzekkere yazılarak kesin süre verildiği; ancak bu sürede delillerin eksiksiz sunulmadığı belirtilmiş ise de, müzekkerede hangi delillerin sunulması gerektiğinin açıkça belirtilmediğini, kesin süreye ilişkin ara kararların hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması gerekmekte olup, bir an için eksik bir delil olduğu kabul edilse dahi, eksik delilin ne olduğu mahkemece açık bir şekilde belirtilmediğinden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,cayma bedelinin hesaplanabilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin dosyaya eksiksiz bir şekilde sunulduğu, eksik bilgi ve belge olduğu kabul edilse dahi eksik olan bu belgelerin neler olduğu dosyada belirsiz olup, müzekkerede hangi belgelerin istendiğinin açıkça yazılmadığını, mahkemece verilen kesin süreye ilişkin ara kararlar soyut ve belirsiz olduğundan kararın istinaf başvurusu doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,menfi tespit talebine ilişkindir.Bilirkişi heyetinden alınan 19.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ;"Belirtilen teknik incelemeler dikkate alındığında; sözleşmenin sona erdiği 08.12.2021 tarihinden sonra davacının herhangi bir hizmet almadığı, bu bakımdan 07.02.2022 son ödeme tarihli 1.866,80 TL, 10.03.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL, 07.04.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL, 09.05.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL ve 07.06.2022 son ödeme tarihli 11.981,80 TL tutarlı faturalardan dolayı davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği, buna karşılık davacı şirketin 08.12.2021 son ödeme tarihli 1.748,80 TL tutarlı faturadan sorumlu olacağı kanaatindeyiz. Bununla birlikte davalı şirketin de taahhüttün erken sonlanması sebebiyle önceki aylarda uygulanan toplam indirim bedeli olarak cayma bedeli talep edebileceği değerlendirilmektedir. Davacı şirkete yapılan indirimlere ilişkin tüm faturalar dosya kapsamında yer almadığından bu hususta bir hesaplama yapılamadığı belirtilerek sonuç olarak; a) Taraflar arasındaki sözleşmenin davacının göndermiş olduğu fesih ihtarıyla 08.12.2021 tarihi itibariyle sona ermiş olduğu, b) Davacının bu tarihten sonra herhangi bir hizmet almadığı, c) Bu bakımdan 07.02.2022 son ödeme tarihli 1.866,80 TL, 10.03.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL, 07.04.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL, 09.05.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL ve 07.06.2022 son ödeme tarihli 11.981,80 TL tutarlı faturalardan dolayı davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği, buna karşılık davacı şirketin 08.12.2021 son ödeme tarihli 1.748,80 TL tutarlı faturadan sorumlu olacağı,Davalı şirketin, taahhüttün erken sonlanması sebebiyle önceki aylarda uygulanan toplam indirim bedeli olarak cayma bedeli talep edebileceği, davacı şirkete yapılan indirimlere ilişkin tüm faturalar dosya kapsamında yer almadığından bu hususta bir hesaplama yapılamadığı" hususları bildirilmiştir.Davalı tarafça davacıya 08/12/2021 tarihinden sonra hizmet verildiği ispatlanamamıştır.Bu doğrultuda davaya konu edilen 07.02.2022 son ödeme tarihli 1.866,80 TL, 10.03.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL, 07.04.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL, 09.05.2022 son ödeme tarihli 12.891,90 TL ve 07.06.2022 son ödeme tarihli 11.981,80 TL tutarlı faturalardan dolayı davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği ortaya çıkmıştır.Bu nedenle sunulu deliller kapsamında davalının cayma bedelini talep edebileceğine yönelik delil ve belge davalı tarafça ibraz edilmediğinden,bilirkişi raporunda belirtildiği üzere cayma bedelinin hesaplanamamasında aykırılık görülmemiştir.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 3.587,93 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 709,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.878,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/02/2026