Başvuru, beyanı mahkûmiyet kararında tek delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanı mahkûmiyet kararında tek delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/8/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1986 doğumlu olan başvurucu, Giresun'da hâkim olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Dairesinin 16/7/2016 tarihli kararı ile üç ay süreyle görevden uzaklaştırılmış; daha sonra HSYK Genel Kurulunun 24/8/2016 tarihli kararı ile meslekten çıkarılmıştır. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu iddiasıyla 2/6/2017 tarihinde iddianame düzenlemiştir. İddianamede FETÖ/PDY hakkında yürütülen çeşitli soruşturmalar kapsamında bazı şüphelilerin başvurucu aleyhindeki beyanlarına yer verilmiştir. Bu kapsamda iddianamede beyanlarına delil olarak yer verilen K.K., O.İ., İ.A., A.N., Ç.S. ve N.Ç.H. genel olarak başvurucunun hâkimlik sınavına çalışırken ve stajyerken FETÖ/PDY'ye ait evlerde kaldığını ve 2014 HSYK seçimlerini kayıt altına alan kişilerden biri olduğunu beyan etmiştir. İddianamede tanık beyanlarına atfen başvurucunun örgüt içi evlilik (katalog evlilik) yaptığına dair iddiaya da yer verilmiştir. İddianamenin başvurucunun eylemleriyle ilgili kısmı şöyledir:"Her iki şüphelinin üniversite döneminden itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapılanması içerisinde bilerek ve isteyerek yer aldıklarını, çalışma evinde, Zeynep'in imtihanlardan önce çalışma evinde kaldığı, daha sonra her ikisinin stajda iken FETÖ/PDY ye ait evlerde kaldıkları, örgüt içi evlilik yaptıkları, soruşturma aşamasından sonra da örgütsel tavra devam ettikleri, (...) yukarıda açıklandığı üzere çeşitlilik ve süreklilik arz eden eylemleriyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair deliller mevcut olmakla..." Samsun Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davanın 25/8/2017 ile 2/3/2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen duruşması beş celsede tamamlanmıştır. Başvurucu ve müdafiinin hazır bulundukları yargılamanın 25/8/2017 tarihli celsesinde başvurucunun savunması alınmıştır. Başvurucu savunmasında tanık beyanlarına karşı açıklamalarda bulunmuştur. Bu kapsamda başvurucu tanık K.K. ile hâkimlik stajında tanıştıklarını ve K.K.nın etkin pişmanlıktan yararlanmak için kendisi hakkında yalan beyanda bulunduğunu, tanık O.İ. ile Muş Adliyesinde birlikte çalıştıklarını ancak onun kendisi hakkında ön yargılı olduğunu belirtmiştir. Başvurucu ayrıca HSYK seçimlerinde kayıt yapmadığını, bu konuda ifade veren İ.A.nın HSYK seçimlerinde kendisinin çalıştığı Muş Adliyesinde görevli olmadığını ifade etmiştir. Başvurucu; savunmasında diğer tanık beyanlarını da kabul etmediğini, tanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için kendisi hakkında abartılı beyanlarda bulunmuş olabileceklerini belirtmiştir. Duruşma tutanaklarının incelenmesinden tanıkların kendileri hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında başvurucu aleyhinde verdikleri beyanların okunulmasıyla yetinildiği, duruşmada veya istinabe yoluyla dinlenmedikleri anlaşılmıştır. Mahkeme, duruşmanın 2/3/2018 tarihli son celsesinde hükmü açıklayarak başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir: "...sanıklar Zeynep Mercan [başvurucu] ve [N.nin] Giresun Adliyesinde görev yaptıkları sırada Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Dairesi’nin 16/07/2016 tarih, 2016/4 Tedbir ve 2016/345 sayılı kararı ile tedbiren üç ay süreyle görevden uzaklaştırıldıkları, HSYK Genel Kurulu’nun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile meslekten çıkartılmasına karar verildiği, yine HSYK Genel Kurulu’nun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararı ile de yeniden inceleme taleplerinin reddine karar verildiği ve meslekten çıkarılmalarının kesinleştiği, (...) sanık Zeynep Mercan'ın; şahit ve başka soruşturmalarda etkin pişmanlıktan yararlanan sanıkların beyanlarına göre eşi olan diğer sanık [N.] ile örgüt talimatı gereğince katalog evlilik yaptığı, hakimlik sınavı öncesinde örgüte ait çalışma evlerinde ve akabinde mülakata hazırlama evlerinde kaldığı, hakim adaylığı döneminde de örgüte ait evde kaldığı, aynı konumdaki diğer staj evlerini örgüt adına düzenli olarak ziyaret ve kontrol ettiği, Muş ilinde 2014 yılında yapılan HSYK seçimlerinde örgütün belirlediği adaylar lehine çalışmalar yürüttüğü, seçim günü sandık başında örgüt adına oy sayımını ve sonuçları yakından takip ettiği ve cep telefonu kamerası ile tutanakların görüntüsünü aldığı, sanıkta ele geçirilen dijital materyellerin tetkikinde örgütle iltisaklı internet sitelerini takip ettiğinin belirlendiği ve olayın bu şekilde oluştuğu vicdani kanaatine varılmıştır....Giresun hakimi iken HSYK tarafından meslekten ihraç edilen sanık Zeynep Mercan’ın ise; örgüte ait çalışma evlerinde ve mülakata hazırlama evlerinde kalması, yapıya ait diğer staj evlerine belli aralıklarla kontrole giderek evi denetlemesi, şeklindeki faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılıkve yoğunluk içermesi karşısında sanık Zeynep Mercan’ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yargı yapılanması itibariyle üyesi olduğu somut hadisede 5237 sayılı TCK.nın maddede unsurları gösterilen etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki şartlarının mevcut olmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." Başvurucu, istinaf isteminde -diğerlerinin yanı sıra- beyanları mahkûmiyet hükmüne esas alınan tanıkların duruşmaya getirilmediklerini, tanıkları sorgulayarak beyanlarının doğruluğunu test etme imkânı bulamadığını ileri sürmüştür. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 16/10/2018 tarihli kararı ile istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Başvurucu, temyiz dilekçesinde de aynı gerekçeleri ileri sürmüştür. Yargıtay Ceza Dairesince hüküm 25/6/2020 tarihinde onanmıştır. A. Ulusal Hukuk Tanık sorgulama hakkı yönünden ilgili ulusal mevzuat için bkz. Uğur Özcan, B. No: 2021/12137, 26/7/2022, §§ 17-B. Uluslararası Hukuk Tanık sorgulama hakkı yönünden ilgili uluslararası hukuk için bkz. Nurcan Gülabi, B. No: 2015/15355, 23/5/2018, §§ 24-