T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/189 Esas KARAR NO : 2026/259 DAVA : Elatmanın Önlenmesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/02/2026 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Elatmanın Önlenmesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin,--------- plaka sayılı, --------- marka aracın ruhsat sahibi v…
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/189 Esas KARAR NO : 2026/259 DAVA : Elatmanın Önlenmesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/02/2026 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Elatmanın Önlenmesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin,--------- plaka sayılı, --------- marka aracın ruhsat sahibi ve maliki olduğunu, söz konusu aracın, müvekkili şirket sahibi --------- tarafından, o dönemdeki ailevi münasebetler ve iyi niyet çerçevesinde, eski eşi olan davalı --------- kullanımına geçici süreyle bırakıldığını, davalı tarafın, kendisine bedelsiz olarak ve güven ilişkisine dayalı olarak tahsis edilen bu aracı uzun süredir elinde bulundurduğunu, ancak davalının, aracın yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek davacı şirketi hem idari hem de mali açıdan risk altına soktuğunu, aracın muayenesiz şekilde trafikte seyretmesi ve -------- borçlarının birikmesinin, ruhsat sahibi olan şirketin hukuki sorumluluğunu arttığını, birikmiş --------- borçları nedeniyle--------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyasıyla davacı şirketin borçlu duruma düştüğünü, davacı şirket tarafından, aracın iadesi ve kullanımın sonlandırılması amacıyla telefon ile bilgi verildiğini, davalıya ---------- Noterliği 17/02/2026 tarih ve---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, fakat davalı tarafın aracı teslim etmediğini, dava konusu aracın taşınır bir mal olup, davalının ihtarnameye rağmen aracı teslim etmemesi ve kötü niyetli kullanımı olduğundan, kaçırılma, gizlenme, üçüncü kişilere devredilme veya ağır hasara uğratılma riski mevcut olup araç üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında herhangi bir ticari faaliyet, ticari ilişki veya ticari iş kapsamında doğmadığını, davacı şirket yetkilisi --------- davalının eski eşi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin, boşanma süreci sonrasında söz konusu aracı, müşterek çocuğun üstün yararını gözeterek müvekkilinin kullanımına bırakmış ve fiilen devrettiğini, ancak araç üzerinde davacıdan kaynaklanan haciz ve takyidatlar bulunması sebebiyle resmi devir işlemleri gerçekleştirilemediğini, buna rağmen taraflar arasında mevcut olan güven ilişkisi çerçevesinde aracın davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, uyuşmazlığın taraflar arasındaki aile hukukundan kaynaklanan kişisel ilişki ve güven temelli bir kullanım ilişkisinden ibaret olduğun, Türk Ticaret Kanunu anlamında bir ticari işten kaynaklanmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından davanın reddini, dava şartı olan arabulucuğa başvurulmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, dava konusu aracın, davacı şirket yetkilisi tarafından bilerek ve isteyerek, kendi rızası ve açık iradesi doğrultusunda davalıya devredildiğini, davacının devam eden icra dosyaları sebebiyle aracın devrinin yapılamadığını, davacının kendi kusuru sebebiyle davalıyı haksız gösterdiğini, davalının velayet davası açması ve o davada söz konusu aracın kullanım hakkının devrini talep etmesi üzerine açıldığını, öte yandan aracın muayenesiz olması hususu da müvekkilden kaynaklanmamakta olup, araç üzerindeki hukuki tasarruf yetkisini elinde bulunduran davacı tarafın muayene işlemini gerçekleştirmediğini, verilen ihtiyati tedbir kararının görevsiz mahkemede verildiğini, bu sebeple ihtiyati tedbir talebinin kaldırılarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini talep etmiştir. Mahkememizce sehven 27/02/2026 tarihli ara kararı ile dava konusu ---------- plakalı araç üzerinde tedbir kararı verilerek araç üzerine tedbir konulmuştur. Davalı vekilinin cevap dilekçesi Bu işlemin sehven yapıldığı anlaşıldığından ön inceleme duruşması yapılmadan dosya karara çıkarılarak iş bu gerekçeli karar ile araç üzerindeki görevsiz mahkeme tarafından verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı şirkete ait ve davalının kullanımında olan -------- plaka sayılı -------- marka araç üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, aracın davacı şirkete iadesi ve davalı tarafından kullanımın sonlandırılması istemidir. HMK.'nın 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nın 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Dosyanın ve davalı vekilinin cevap dilekçesinin incelenmesinde, somut uyuşmazlıkta davalı --------- davacı şirket yetkilisi ----------- eski eşi olduğu, davalının tacir olduğuna dair dosya kapsamında belge olmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın da ticari iş niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle, göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20. maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ------------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Mahkememizce 27/02/2026 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararına, davalı vekilinin itirazının görevli Mahkemece değerlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya--------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememizin 27/02/2026 tarihli ara kararında verilen tedbir kararına yönelik davalı vekilinin itirazının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 5-6100 sayılı HMK.'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti konusunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden veya kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı) HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda karar verildi. 25/03/2026