T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/487 KARAR NO : 2026/443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2022/227 Esas - 2025/204 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ :…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/487 KARAR NO : 2026/443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2022/227 Esas - 2025/204 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı “... Sigorta A.Ş.'ye ZMM(trafik) Sigorta poliçesiyle sigortalı olup davalı “... Karasör San. Ticaret Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün olay yerinde 03.10.2021 tarihinde kırmızı ışık ihlali ile davacı ...'ın maliki olup, diğer davacı ... idaresindeki ... plakalı araca çarparak davacı ... ve ...'ın yaralanmasına neden olduğunu belirtilerek, ... için; Teşhis ve tedavisi safhasında sigorta tarafından karşılanmamış bulunan toplam 2.929,00TL Sağlık harcama masraflarının, 1.000,00TL geçici iş görmezlik tazminatının, 1.000,00 TL. sürekli iş görmezlik tazminatının, 1.000,00TL yardımcı kişi (bakıcı) tazminatının, 70.000TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinden poliçedeki limitler ve muafiyetler de dikkate alınarak) tahsiline karar verilmesini, ... için; 100 TL. geçici işgörmezlik tazminatının, 1.000TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinden poliçedeki limitler ve muafiyetler dikkate alınarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili bedel arttırım dilekçesinde; ... yönünden; 3.371,67TL teşhis ve tedavi giderlerinin 03.10.2021 kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, 50.766,59 TL.geçici işgörmezlik zararının 03.10.2021 kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, 2.453.386,86 TL sürekli işgörmezlik zararının 03.10.2021 kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, 7.155,00 TL bakıcı giderlerinde doğan zararımızın 03.10.2021 kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 11.05.2024 tarihli ara kararına istinaden davalılardan ... Treyler Krasör Sanayi Ticaret Ltd.Şti. tarafından 13.06.2024 tarihinde yapılan 400.000,00TL geçici ödemenin, fiili ödeme tarihi de dikkate alınmak suretiyle infaz aşamasında 13.06.2024 ödeme tarihine kadar işlemiş avans faizleri de hesaplanmak suretiyle değerlendirilmesine ve 400.000,00 TL geçici ödemenin toplam alacak miktarından mahsup edilmesine karar verilmesini, ... yönünden; 596,77 TL. geçici işgörmezlik tazminatının 03.10.2021 kaza tarihinden itibaren avnas faiziyle birlikte, 1.000,00 TL. manevi tazminatın 03.10.2021 kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini. (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçedeki miktarla sınırlı tutulmasını) talep etmiştir. Davalılar ... ve ....Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi 2022/143 E. sayılı dosyasının huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı yanlara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketine sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, olay sonrası düzenlenen trafik kaza tespit tutanağına göre; meydana gelen trafik kazasının 30.10.2021 tarihinde saat 13:10 civarında, yerleşim yeri dışı, düz ve eğimsiz sinyalize trafik lambalarının bulunduğu dört yönlü kavşak olan bölünmüş tek yönlü asfalt il yolunda, gündüz vakti açık hava ve kuru zeminde, 2 araçlı ve karşılıklı çarpışma şeklinde meydana geldiği, Çubuk ilçesinden Ankara yönüne seyir halinde olan ... (alkollü 0,56 promil) yönetimindeki ... plakalı aracın yukarıda belirtilen mevkiye geldiğinde kırmızı ışık ihlali yapması sonucu, karşı yönden Ankara ilinden Yazar Mahallesi yönüne dönmek isteyen ... idaresindeki ... plakalı araçla karşılıklı çarpışması sonucu meydana gelen kaza sonucu ... plakalı aracın ön motor kısmından cam ve ön iki hava yastığı, ... plakalı aracın da ön motor kısmının ve ön iki hava yastığının hasara uğradığı, Kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK.nun 47/b. “kırmızı ışık kuralına uymamak” maddesi kural ihlali ile tamamen kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, dosya içerisine kazandırılan ceza dosyası içerisinde mevcut Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 14.03.2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporu sonuç kısmında; ... plakalı araç sürücüsü ...'ün meydana gelen kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kazanın meydana gelmesinde izafe edilecek herhangi bir kural ihlalinin olmadığının belirtildiği, dosyada alınan kusur raporunda, davalı ... Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 47/b-c., 52/a. ve 84/a. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu, dosya muhtevasına göre kazanın oluşumunda kusur izafesinde bulunulacak başka da kimsenin olmadığının belirtildiği, Ankara Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp ABD'nın 09.02.2024 tarih ve 302 sayılı raporunda, ...'ın 03.10.2021 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre kişinin engel oranının %52 (yüzdeelliiki) olduğu, 12 (oniki) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 (iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, Ankara Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 21.09.2022 tarihli raporda, davacı ...'ın 03.10.2021 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %0 ( yüzde sıfır) olduğunun, 1 hafta süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, poliçe incelendiğinde; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, davalı ... nezdinde; 14.08.2021-14.08.2022 vadeli, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 430.000,00TL olarak düzenlendiği, davaya konu tazminatın ödenmesi talebiyle davalı ... şirketine 02.12.2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, yapılan başvuruya istinaden davalı ... şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığı, denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre, kişinin kaza sonrası gittiği kontrollerine ait sağlık kontrolleri için yapmış olduğu ulaşım bedelinin 969,67-TL olduğu, dosyada bulunan fatura giderlerinin toplam 2.402,00TL olduğu, Sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 430.000,00TL'sı olduğu, davalı ... şirketinin 15.12.2021 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, davacı ...'ın trafik kazası sonucu uğradığı, geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 50.766,59TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 2.453.386,86TL olduğu, bakıcı giderinin 7.155,00TL olduğu, davacı ...'ın trafik kazası sonucu uğradığı geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 596,77TL olduğu yönünde tespit ve kanaatinde bulunulduğu, meydana gelen kazada davacıların kusursuz olduğu, ...'ın 03.10.2021 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre kişinin engel oranının %52 olduğu, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 (iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, davacı ...'ın 03.10.2021 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %0 olduğunun, 1 hafta süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit tespit edildiği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu, (kısa kararda sehven sigorta şirketi de sorumlular arasında gösterildiği) gerekçesiyle; "Davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 3.371,67TL teşhis ve tedavi gideri, 50.766,59TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.453.386,86TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.155,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.514.680,12TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davacı ... için 596,77TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davalı sigortanın sorumluluğunun poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, davalı ... yönünden faizin başlangıç tarihinin 15/12/2021, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 03/10/2021 tarihi olarak belirlenmesine, mahkememizce ara ödeme olarak verilen 400.000,00TL'nin ödeme tarihi de dikkate alınarak infaz aşamasında değerlendirilmesine, davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının kabulü ile, davacılardan ... için 70.000,00TL, davacı ... için 1.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davalı sigortanın sorumluluğunun poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, davalı ... yönünden faizin başlangıç tarihinin 15/12/2021, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 03/10/2021 tarihi olarak belirlenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; aşağıda belirtilen nedenlerle, ... Lehine hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı yönünden ilk derece mahkeme kararının bozulması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmak zorunda kaldıklarını, dava ve ıslah dilekçelerinde fazlaya dair hakların saklı tutulduğunu, hükme esas alınan 12.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporuna 21.09.2024 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, yargılama sırasında SGK'dan gelen belgelerden davacı ...'ın kaza tarihi itibariyle sigortalı işçi sıfatıyla çalıştığını, yine yargılama sırasında Maliye'den gelen belgelerden, davacı ...'ın aynı zamanda ticaretle iştigal ettiği, iki ayrı ticari faaliyetinin bulunduğu, bunlardan birincisinin Medikal cihazlar imalatı ve satışı, diğerinin ise işitme cihazları pazarlaması işi olduğunu, 27.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun incelenmesinde, davacı ...'ın sürekli işgörmezlik zararının (sadece dosyadaki ticari faaliyetlerinden elde ettiği gelir miktarı esas alınarak) 3.041.605,91 TL olarak hesaplandığını, tarafların itirazı üzerine ek rapor'a gidildiğini, 12.09.2024 tarihli ek raporda ise (...'ın sadece SGK'dan aldığı emekli maaşı esas alınarak hesap yapıldığını) ...'ın sürekli işgörmezlik zararının 2.453.386,86 TL olarak hesaplandığını, gerekçeli kararda ise, 12.09.2024 tarihli ek rapora dayalı olarak hüküm tesis edildiği, kök raporun hiç dikkate alınmadığını, halbuki, Yargıtay 4.HD.nin 2021/4504 E. - 2021/7841 K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere, cismani zararın hesaplanmasında gerçek gelirin esas alınması gerektiğini, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin ilk ve ek raporda tespit edilen zarar toplamını esas alarak hüküm kurması gerekirken, sadece ek rapora göre hüküm kurmuş bulunmasının hukuka uygun olmadığını, dosyadaki delil durumuna göre davacı ... için kök ve ek raporda hesaplanan maddi zararın; "Zararın Adı Kök Rapordaki Miktar Ek Rapordaki Miktar Toplam Bakıcı Ücreti 7.155,00 TL. - 7.155,00 TL Ulaşım gideri 969,67 TL. - 967,67 TL Sağlık Gideri 2.402,00 TL. - 2.402,00 TL. Geçici İşgörmezlik 96.993,68 TL 50.766,59 TL. 147.460,27 TL. Sürekli İşgörmezlik 3.041.605,91 TL. 2.453.386,86 TL. 5.494.992,77 TL." olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... için hesaplamaya esas alınan maluliyet raporunun kabul edilemeyeceğini, davacının psikolojik değerlendirmesinin alanında uzman hekimlerce yapılmadığını, kaza nedeniyle yaşamış olduğu psikolojik şikayetlerin devam ettiğini gösterir yeterli belge ve rapor bulunmadığını, davacının halen psikiyatrik tedavi görüp ilaç kullanıp kullanmadığı hususu belirtilmediğini, psikiyatrik değerlendirme raporu alınmadığını, davacının kazadan sonra günümüze kadar kullanmış olduğu tüm psikiyatrik ilaç raporları ve tedavisini takip eden hekimin vermiş olduğu raporlar ile beraber Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nde psikiyatrik değerlendirmesinin alanında uzman hekimlerce, yapılması gerektiğini, psikiyartik hastalık sekel halini almadığı takdirde sürekli bir maluliyet olmayacağından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hesaplamaya esas alına gelir afaki olup kabul edilemeyeceğini, davacının gerçekte elde etmediği afaki ücret ortalaması esas alınarak hazırlanmış raporun kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca parif dönem hesaplamasının da hatalı olduğunu, müvekkil şirket poliçe teminat limiti aşılarak aleyhe hüküm kurulmuş olmasının açıkça hatalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe teminat limiti 430.000,00-TL olup, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkil şirket ancak sigortalısının kusuru oranında poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, müvekkil şirketin poliçe teminat limiti gözetilmeksizin hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, kararda müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedilmiş ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk hususu kararın 3 nolu bendinde ayrı olarak açıkça limit tutarı belirtilmeksizin yazıldığını, asıl alacağa bağlı ferilerin de poliçe limiti ile sınırlı olması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği teminat kapsamı dışında olduğunu, her iki davacı bakımından da geçici iş göremezlik taleplerinin reddi gerekirken aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili kararı istinaf etmiş, bilahare 21/4/2025 tarihli dilekçeyle istinaftan feragat etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi istemine ilişkindir. Davalılar ... ve ... Treyler Krasör Sanayi Ticaret Limited şirketi vekili, 28/4/2025 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 349. maddesinin 2. fıkrasında; “…Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusu yapıldıktan sonra feragat edilmesi nedeni ile HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca, davalılar ... ve ... Treyler Krasör Sanayi Ticaret Limited şirketi vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir. Öncelikle, istinaf başvurusundan feragat dilekçesi ve eklerinde davalılar ... ve ... Treyler Krasör Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan ödemeden bahsedilmekte olup, müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir. Ödemeye ilişkin olarak öncelikle bu husus değerlendirilmeli, bu konuda tarafların beyanı alınmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacı ...’ın tespit edilen travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunduğu değerlendirilmişse de, kazaya bağlı bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporundaki “travma sonrası stres bozukluğu”nun kaza ile illiyetinin, sürekliliğinin ve varsa bu bozukluğun çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, davalı ... tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Gelire ilişkin olarak ise, mahkemece yapılan araştırma yeterli olmadığından davacı ...’ın pazarlamacılık faaliyetine ilişkin düzenli çalışması bulunup bulunmadığı araştırılmalı, SGK ve vergi kayıtları getirtilmeli, gelirinin net olarak belirlenmesi için davacı tarafa ispat imkanı verilmesi, işletmesine ilişkin bilgiler ile, işletme defteri ve vergi kayıtları toplanarak, yapılan işten sağlanan bir gelirin bulunması halinde bu gelirin elde edilmesinde kişinin bedensel ve yönetsel katkısı belirlenip, kişinin yerine başkasının çalıştırılması olanağı göz önüne alınarak, ilgili meslek odasından bu iş için ne kadar ücretle başka birisinin çalıştırılabileceği sorularak ona yapılacak ya da yapılması gereken ücret temel esas alınarak bu miktar üzerinden çalışma gücü zararının hesaplanması gereklidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrasında, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Söz konusu düzenleme, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece, bu hükme aykırı olarak davalı ... şirketinin sorumlu bulunduğu poliçe teminat limiti hükümde açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Davalı ... şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmasına göre; hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde KTK’nın 96.maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 5. fıkrası gereğince, trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur. Bu hususun gözetilmemesi isabetsiz olup, davalı ... şirketinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde bulunmuştur. Diğer taraftan, Karayolları Trafik Kanunu’nda Zorunlu Trafik Sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92 nci maddesinde; “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f)Manevi tazminata ilişkin talepler” hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmış olup, davalı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısının manevi tazminattan sorumlu olmadığının gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı ... AŞ. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusu yapıldıktan sonra istinaf talebinden feragat edilmesi nedeni ile HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davalı ... AŞ vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2025 tarih, 2022/227Esas - 2025/204 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar ve davalı ... AŞ. vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2025/17391 Esas sayılı dosyasına yatırılan 1.280.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.