Başvuru, ceza infaz kurumunda fiziksel şiddete maruz kalınması ve olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturmasının etkili olmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda fiziksel şiddete maruz kalınması ve olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturmasının etkili olmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 16/9/2018 tarihli kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Burhaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen başvurucu 2/12/2018 ile 17/12/2018 ve 15/3/2019 ile 22/3/2019 tarihleri arasında duruşma nedeniyle misafir tutuklu olarak Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda alıkonulmuştur. Başvurucu, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) sunduğu 20/12/2018 tarihli dilekçeyle 17/12/2018 tarihinde ceza infaz kurumundan sevk edilmesinde görevli olan jandarma personelinin fiziksel şiddetine maruz kaldığını açıklayarak jandarma personelinden şikâyetçi olmuştur. Başsavcılık tarafından yürütülen 2019/75 numaralı soruşturmada başvurucunun iddiaları hakkında 15/4/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu, Başsavcılığa sunduğu 29/5/2019 tarihli ikinci dilekçeyle ceza infaz kurumundan sevk edilmesinde görevli olan aynı jandarma personelinin ve onunla birlikte hareket eden kolluk görevlilerinin 18/3/2019 tarihinde de kendisine fiziksel şiddet uyguladıklarını ileri sürerek şikâyetçi olmuştur. Dilekçeye başvurucunun avukatı ile birlikte bir avukat ve bir stajyer avukat tarafından hazırlanan 5/4/2019 tarihli tutanak da eklenmiştir. Tutanakta başvurucuya karşı keyfi şekilde fiziksel güç uygulandığı ileri sürülmüştür. Ayrıca anılan dilekçede, başvurucu hakkında 18/3/2019 tarihinde düzenlenen sağlık raporlarının temin edilmesi de talep edilmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünün ekindeki belgeye göre jandarma personeli tarafından düzenlenen sevk/nakil devriyesinin görev sonuç raporunda "Silivri Cezaevi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Burhaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakli istenilen Aytaç ÜNSAL (DHKP-C) isimli H/T emniyet ve güvenlik açısından kol saati ve kemerini çıkartmasını talep ettiğimizde çıkarmayacağını söylemiş ve Jandarma personeline karşı direnmiştir. Direnmesine istinaden kendisine zarar vermeyecek şekilde zor kullanılmış kemer ve kol saati tarafımızca muhafaza edilmek üzere teslim alınmıştır." şeklindeki tespit yer almıştır. Bununla birlikte başvurucu hakkında düzenlenen 22/3/2019 tarihli adli muayene raporunda "Her iki bilekte iç ve dış [Okunamadı.] Abrazyon (sıyrık) izleri bulunmaktadır." bulgularına ve"hastanın lezyonları BTM ile giderilebilir." ifadesine yer verilmiştir. Başvurucunun 29/5/2019 tarihli şikâyeti üzerine başlayan 2019/6971 numaralı soruşturmada, yukarıda açıklanan 2019/75 numaralı soruşturmaya atıf yapılarak mükerrer soruşturma nedeniyle kovuşturma imkânı bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına bir delil toplanmadan karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; Tutuklu/Hükümlü müvekkilinin cezaevinde sevki sırasında görevli jandarma personeli tarafından işkenceye maruz kaldığını beyan ederek şikayetçi olduğu, buna karşılık bir örneği dosya arasına alınan müştekiye ait dilekçeden görüldüğü üzere aynı konu/şikayete ilişkin Başsavcılığımızca soruşturma yürütüldüğünün görüldüğü,Müştekinin aynı olaya ilişkin şikayeti nedeniyle Başsavcılığımızın 2019/2634 K. Sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, söz konusu takipsizli[k] kararına müşteki tarafından itiraz edildiği ve Silivri Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/2003 İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, dolayısıyla mükerrer soruşturma halinin gerçekleştiği, ayrıca 5271 s.CMK 172/f.2'de 'Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.' düzenlemesine yer verildiği, müşteki vekilinin dilekçesinin müştekinin önceki dilekçesini tekrarlamaktan ibaret olduğu, bu nedenle açıklanan kanun maddesinde düzenlenen şartın da gerçekleşmediği anlaşıldığından..." Başvurucu vekili tarafından anılan karara karşı yapılan itiraz, Başsavcılığın kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/12/2019 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 7/1/2020 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 5/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.