3. Hukuk Dairesi 2024/3759 E. , 2025/3492 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/541 E., 2024/790 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/416 E., 2023/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3759 E. , 2025/3492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/541 E., 2024/790 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/416 E., 2023/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü iken 09.08.2016 tarihinde MEDULA sistemine reçete kaydedilmek istenildiğinde, sistem provizyon vermediğini ve "bu eczane 09.08.2016 tarihi ve sonrası iptaldir” uyarısı ile karşılaştığını, söz konusu tarihten sonra bir daha sisteme giriş yapılamadığını, bunun üzerine davacının bağlı bulunduğu ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bilgi almak için başvuru yaptığını, sistemin Ankara SGK tarafından kapatıldığını, kendilerinin konuyla ilgili bilgilerinin olmadığını, bu süreçte de vadesi gelmiş ödemelerin de durdurulduğu bilgisini aldığını, yapılan bu işlem için davacıya herhangi bir cevap verilmediğini, daha sonra Konya SGK tarafından somut hiçbir veri ya da haklı gerekçe gösterilmeksizin SGK Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün "5.1. taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir.” maddesi ile (7.5.) hükmü gerekçe gösterilerek davalı Kurum ile yapılan sözleşmenin feshedildiği ve bekleyen hakkedişlerin de ödenmeyeceği ifade edildiğini, davacının kararın gerekçelendirilmesi ve yazılı bir fesih beyanı verilmesi talebine karşılık davalı Kurum tarafından incelemelerin devam ettiği ve herhangi bir yazılı belgenin verilemeyeceğinin belirtildiğini, Medula sistemi kapatılan ve fiili olarak eczacılık faaliyetine devam etme olasılığı kalmayan davacı gerekli yasal prosedüre uygun olarak eczacılık ruhsatnamesini İstanbul İline nakletmek zorunda kaldığını ve ... Eczanesi olarak eczacılık faaliyetine başladığı, 25.08.2018 tarihinde 2018 tarihli SGK kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolünü imzalayıp davalı kuruma teslim etmek istediğirde bu teslimin engellendiğini, böylece davacıya ait sözleşmenin uygulamaya konulmadığını, bunun üzerine davacının ... 57. Noterliği aracılığı ile 13.07.2018 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnameyi davalı kuruma gönderdiği, ihtarnamede “,.,müvekkilinin Medula ekranının kapatılması ve haksız feshe ilişkin her türlü dava ve tazminat hakkının saklı kalmak üzere, 2018 tarihli sözleşmenin yürürlüğe sokulması, Medula ekranının açılması, aksi takdirde müvekkilin uğramış ve uğrayacak olduğu her türlü zararın karşılanması da dahil gerekli tüm hukuki ve idari işlemlerin başlatılacağı...” hususlarının ihtar edildiğini, ancak davalı Kurum tarafından yeniden sözleşme talebine olumlu cevap verilmediğini, 19.07.2018 tarihli yazıda feshin “...'nun sahibi ve mesul müdürü olduğu ... Eczanesinin dosya üzerinden yapılan incelemesinde, 09.08.2016 tarihinde Medula eczane ekranının Başkanlığımızca kapatıldığı, FETÖ/PDY kapsamında yargılaması olmak" nedenine dayandırıldığını, feshin haksız olduğunu, sözleşmenin 1 ay önce haber vermek suretiyle feshedilebileceğini, davalı tarafından belirtilen sebebin fesih sebebi arasında sayılmadığını, davacı hakkında kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı bulunmadığını ileri sürerek; davalı Kurum tarafından müvekkili hakkında fesih işleminin geçersiz olduğunun ve sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine karar verilmesini; davalı Kurum tarafından müvekkile ait iade fatura ve ödenmeyen fatura bedellerinin, ticari işlerdeki gecikme faizi ile birlikte ödenmesine kararı verilmesini; Davalı Kurumun Medula sisteminin kapatıldığı 09.08.2016 tarihinden; ve işbu davanın açılmasından sonra müvekkilinin uğramış olduğu kar kaybı ve doğrudan ya da dolaylı olarak uğramış olduğu her türlü zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini; bu süreçte müvekkilinin haksız bir biçimde maruz bırakıldığı acı, elem ve ızdırap nedeniyle 100.000,00 TL manevi zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının anlaşmalı eczacılık faaliyeti sürdürürken 23.07.2016 tarihinde FETÖ/PDY kapsamında tutuklandığını, davacı tutuklandıktan sonra vekili ... 'nun, ... Eczanesi için mesul müdür görevlendirme talebinde bulunduğunu, davalı görevlendirme için gerekli araştırmaları yaparken davacı vekilinin mesul müdür atama talebinden vazgeçerek eczane ruhsatının askıya alınması talebinde bulunduğunu bu talep doğrultusunda söz konusu eczane ruhsatının askıya alındığını, daha sonra 08.09.2016 tarihinde Medula sisteminin kapatıldığını, SGK Başkanlığının 15.07.2016 tarihli ve E.3900980 sayılı yazışında "Kurumca sözleşmesi feshedilen veya yeni sözleşme yapılmayan sözleşmeli/protokollü sağlık hizmeti sunucularının tüm işlemleri sonuçlanıncaya kadar yapılacak olan ödemelerin durdurulması hususunda” talimat doğrultusunda Kurumda tahakkuk etmiş alacaklarına ait ödemelerin durdurulduğunu, SGK Genel Sağlık Genel Müdürlüğünün 22.12.2016 tarihli ve 6935470 sayılı talimatları çerçevesinde alacaklara konulan blokelerin kaldırılarak ödemelerin gerçekleştiğini, eczanelerin bulundukları ilden başka bir ile nakledilmesi sonucunda Kurumla sözleşme yapma taleplerinde sicil aktarımı gibi bir işlemin bulunmadığını, talep edilen Medula eczane sistemi üzerinden yapılacak olan inceleme sonucunda sözleşme yapılıp yapılamayacağına karar verilmekte olduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan işlemde usulsüzlük bulunmadığını, davacı hakkında Karaman Ağır Ceza Mahkemesince 2017/128 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, bu dava sonucunda davacının ceza alıp almayacağı hususunun dava konusu sözleşmeyi doğrudan etkilediği için söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Medula sisteminin kapatılmasının hukuka uygun olduğunu, kâr kaybı, ile olduğu maddi ve manevi zararlardan davalının sorumlu tutulamayacağını, söz konusu işlemin üzerinden iki yılın geçtiğini, davanın zaman aşımınına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maddi tazminat yönünden yapılan incelemede, raporda davacının Medula sisteminin kapatılması nedeniyle 2016 yılı için uğradığı zararın 307.075,12 TL, 2017 yılı için 350.494,90 TL, 01.01.2018-18.08.2018 tarihleri arası oluşan zararının 259.842,50 TL, toplam zararın 917.412,52 TL olduğunun bildirildiği her ne kadar 25.05.2018-18.08.2018 tarihleri arası için ikinci zarar oluştuğu iddiası ile ayrıca tazminat talep edilmiş ise de söz konusu dönem için zararın bir kez oluşabileceğini, aynı dönem için ikinci kez tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, fesih işlemiyle geçersiz olduğunun tespitine, 917.412,52 TL alacağın davalıdan tahsiline, faize ilişkin işlemin ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; malvarlığı zarara uğrayan kişi yararına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58. maddesi hükmüne göre manevi tazminata hükmedilmesi yasal olarak mümkün bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacının vekili aracılığıyla davalı Kuruma sunduğu uyuşmazlık konusu olmayan 17.08.2016 tarihli eczane ruhsatının askıya alınması talebine istinaden ruhsatın askıya alındığı, ruhsatın askıya alınması nedeniyle taraflar arasında o tarihte geçerli olan 2016 Yılı Protokolünün (7.5.) maddesi ile sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, davalının Kurum ekranını kapatması dolayısıyla da sözleşmenin sona ermesinde bir kusuru bulunmadığı gibi sözleşme kendiliğinden sona erdikten sonra, davalı Kurumdan kâr mahrumiyeti ve zarar adı altında bir tazminat da istenilemeyeceği, bu halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, sözleşme uyarınca davacıya 15 günlük süre verilip savunmasının alınmadığını, yenileme talebinin reddedildiğini, usule aykırı feshin haksız olduğunu, davacının 25.05.2018 tarihli sözleşmenin yenilenmesi talebine ilişkin davalının takdir hakkının bulunmadığını, davalı tarafından ileri sürülen fesih sebebinin sözleşmede bulunmadığını, feshe ilişkin belgelerin davacıya verilmediğini, fesih prosedürüne uyulmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından Medula ekranının kapatılması işleminin haksız olduğunun tespitiyle tazminat istemine ilişkindir. 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (Protokol) (7.5.) maddesi; “Eczanenin kapanması, devredilmesi veya ruhsatının askıya alınması halinde; kapanma, devir veya ruhsatın askıya alınma tarihinde sözleşme kendiliğinden sona erer, Kapanış, devir veya askıya alınma işlemi 15 (onbeş) gün içinde Kuruma bildirilir.” şeklindedir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; davacının vekilinin talebi üzerine davalı kurum tarafından eczane ruhsatının askıya alındığı, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Protokolün (7.5.) maddesinde yer alan düzenlemeye göre ruhsatın askıya alınması nedeniyle bu tarihte sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği, her ne kadar davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmiş ise de, ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgular göz önüne alındığında davalının sözleşmeyi yenilememesini gerektirecek haklı sebepler bulunduğu, davalı Kurumca taraflar arasında yapılan ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan protokole uygun olarak işlemlerin yapıldığı, Protokolün (6.3.) maddesine göre de davacı hakkında beraat kararı verilmesi halinde davacı eczacının talebi halinde Kurum ile yeni bir sözleşme yapabileceği anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.