1. Hukuk Dairesi 2005/12508 E. , 2005/12950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/03/2005 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mülkiyeti ve kullanma hakkı kendilerine ait parseller ile Özel Güvenlik Bölgesi sınırları içindeki yere davalı şirketin doğalgaz boru hattı geçirmek ve üzerini asfaltlamak suretiyle müdahele ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir. Davalı, davacının iddialarının idari yargının görevine girdiğini, ilgili kuru
**1. Hukuk Dairesi 2005/12508 E. , 2005/12950 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/03/2005 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mülkiyeti ve kullanma hakkı kendilerine ait parseller ile Özel Güvenlik Bölgesi sınırları içindeki yere davalı şirketin doğalgaz boru hattı geçirmek ve üzerini asfaltlamak suretiyle müdahele ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir. Davalı, davacının iddialarının idari yargının görevine girdiğini, ilgili kurumlardan izin alarak doğalgaz boru döşeme çalışmasının yapıldığını, Özel Güvenlik Bölgesi Kanunu 21. maddesinin taşıma işine yasaklama getirmediğini, davacı tarafından çekilen tel örgü içine girilmediğini, özel güvenlik bölgesi sınırlarının imar planlarında mevcut olmadığı gibi davacının mülkiyet iddiasında bulunduğu parsellerin de fiilen kamuya tahsis edilmiş yol niteliğinde olduğunu, özel güvenlik bölgesi sınırlarının yeniden belirlenmesi için çalışmaların devam ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, başlangıçta davacının mülkiyetinde ve kullanımında olan çekişmeli parseller ile özel güvenlik bölgesinin bulunduğu yerin yola dönüştürüldüğü, kamuya ait yoldan yararlanan herkesin elatmanın önlenmesi davası açma hakkı bulunduğu, davalı şirketin yola elatmasının sabit olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 6/12/2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Ege Gaz A.Ş. vekili Av.İ.Medet Akpınar, Avukat Kurtuluş Yıldırım ile yine temyiz eden Hazine vekili avukat Ulviye Saip geldiler. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Senem Altınbulak tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü : -KARAR- Dava, çaplı taşınmaza, yararlanma hakkına ve güvenlik bölgesine elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davalı şirketçe, kayden davacıya ait bulunan 3392 ve 3412 parsel sayılı taşınmazlarla, dava kendisine ihbar edilen Hazineye ait 3444 ve 3446 parsel sayılı taşınmazlara ve davacıya ait özel güvenlik alanına boru hattı geçirilmek suretiyle elatıldığı sabittir. Davacı, söz konusu müdahalenin giderilmesini istemiştir. Ancak dosyaya ibraz edilen ve hükümden sonra 12.10.2005 tarihinde düzenlenen davalı şirket ile dava dışı Botaş arasında düzenlenen sözleşme ile dava konusu edilen hatların Botaş'a devredildiği anlaşılmaktadır. Esasen devir keyfiyetinin 4646 Sayılı Yasanın 4.maddesinin, 4.fıkrasının C-9 bendi gereği zorunlu bulunduğu ve sözleşmenin buna göre yapıldığı görülmektedir. Bu durumda dava konusu şeyin yargılama aşamasında 3.kişiye devredildiği sonucuna varılmaktadır. Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur.Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK.nun l86.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre,mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek işlem yapılması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kablüyle hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekilleri için 450,00 YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 6.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.