11. Ceza Dairesi 2024/4019 E. , 2025/1662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/9425 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2022 tarihli ve 2022/77515 Soruşturma, 2022/44127 Karar sa
**11. Ceza Dairesi 2024/4019 E. , 2025/1662 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/9425 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2022 tarihli ve 2022/77515 Soruşturma, 2022/44127 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Adana 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/9425 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.12.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2023/16894 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77119 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77119 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekilerin özetle, şüphelinin kendilerine evde nikah şekeri gibi ek işler yaparak çok para kazandığını, kendilerinin de çok kısa sürede para kazanabileceğinden bahisle ikna etmesini müteakip müştekilerin İstanbul'da firmadan malzemeleri alıp kendilerine teslim etmesi için şüpheliye ödeme yaptıklarını, ancak şüphelinin kendilerine malzemeleri getirmediği gibi ödemiş oldukları parayı da iade etmediği iddialarını içeren dilekçe ve beyanlarla ile şikayetçi olmaları üzerine başlatılan soruşturma sonunda, söz konusu uyuşmazlığın hukuk mahkemeleri nezdinde çözümlenebileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin benzer durumlarına ilişkin olarak mevcut soruşturma dosyalarının araştırılarak, şüphelinin eylemlerinin alışkanlık haline gelip gelmediği, benzer durumlara ilişkin uzlaşma işlemlerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının tespit edildikten sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2022 tarihli ve 2022/7375 Karar sayılı dosyası ile şikayetçilerden Seda Kartal'ın müracaatı hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, şikayetçiler ... ve ...'ın müracaatına konu dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede; şüphelinin komşusu olan şikayetçilere, düğünler için nikah şekeri işi yaptığını, çok iyi getirisi olduğunu, kısa sürede borçlarını kapatabileceklerini söylemesi üzerine bir miktar para alarak malzemeleri gönderdiğinin, kısa süre sonra düğün sezonun bittiğini ve üç aylık toplu iş almaları gerektiğinden ellerinde ne kadar para varsa göndermelerini istediğinin, şikayetçilerden ...'ın 70.000,00 TL, ...'ın ise 24.000,00 TL para göndermelerine rağmen malzemelerin gelmediğinin, şikayetçilerin sürekli oyalanarak paraların da iade edilmediğinin, bu şekilde şüphelinin haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması ve 04.10.2022 tarihinde gereğinin takdiri bakımından dilekçeler kolluk güçlerine havale edildiği halde, sonucu beklenmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; şüphelinin dosyaya sonradan giren "...kiraladığı evin yıllık kira ücretini ödeyebilmek için şikayetçilerden borç para aldığı, bu olaya ev sahibinin de tanık olduğu ve almış olduğu paranın bir kısmını iki parça halinde iade ettiği..." şeklindeki ifadesinin kararda irdelenmesi, savunma doğrultusunda gerekli araştırmaların yapılması, tespit edilecek tanıkların beyanlarına başvurulması, paranın gönderildiğine dair dekont ya da sair evrakın ve şikâyetçi ile şüpheliler arasındaki whatsapp yazışmalarının incelenmesi, suça etkisinin tartışılması, gelen banka cevabi yazıları incelenerek şüpheliye gönderilen para miktarının tespit edilmesi, şüpheli hakkında başkaca soruşturma ya da kovuşturma dosyaları bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa incelenmesi, şüphelinin nikah şekeri işi yapıp yapmadığının araştırılması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...şüpheli ile müşteki arasında alacak-borç ilişkisi olduğu, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, şüpheli ile müşteki arasında oluşan uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olması nedeniyle hukuk mahkemeleri nezdinde çözüme kavuşturulmasının gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/9425 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.