5. Hukuk Dairesi 2025/9097 E. , 2025/17973 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2557 Esas, 2025/685 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/766 Esas, 2023/317 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescil…
5. Hukuk Dairesi 2025/9097 E. , 2025/17973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2557 Esas, 2025/685 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/766 Esas, 2023/317 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, ... Mahallesi 1 49... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fındık fiyatları başta olmak üzere tarımsal verilerde yaşanan dalgalanma sebebiyle hukuka uygun kamulaştırma bedelinin belirlenebilmesi için İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğününün son 5 yıla ait verilerinin ortalamasının alınması ile net gelir hesabına dayalı olarak hesaplama yapılması gerektiğini, bedel hesaplanması sırasında fındık fiyatı ve veriminin yüksek, maliyetlerin düşük alındığını, bedelin hakkaniyete aykırı olarak yükseltilmiş olduğunu, kullanılan objektif değer artışının fahiş olduğunu, objektif değer artışı gerekçelerinin yerinde olmadığını, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı adı altında tekrar kullanılmasının ve 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin" tarım arazilerinde yalnızca zeminin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir unsur olduğu düşünülmeden, % 150 olarak ve kapama değeri üzerinden hesaplanmasının Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, kapitalizasyon oranındaki unsurların objektif değer artışında kullanılmasının mükerrer artışa sebebiyet verdiğini, kapitalizasyon oranının % 4,5 gibi düşük bir oran alınmasına rağmen % 150 gibi yüksek bir objektif değer artışı uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, taşınmazın sadece kamulaştırılan alanın toplam alanın % 10’un altında olduğu dikkate alındığında, bu taşınmaz yönünden kamulaştırmadan arta kalan bölümlerinin geometrik durumu ve yüzölçümü itibariyle uygulanan ziraat türü ve tarımsal işletme tekniğinin kamulaştırma sebebiyle değişmeyeceği ve değer kaybının bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; fındık fiyatları başta olmak üzere tarımsal verilerde yaşanan dalgalanma sebebiyle hukuka uygun kamulaştırma bedelinin belirlenebilmesi için İlçe Tarım Müdürlüğününün son 5 yıla ait verilerinin ortalamasının alınması ile net gelir hesabına dayalı olarak hesaplama yapılması gerektiğini, bedel hesaplanması sırasında fındık fiyatı ve veriminin yüksek, maliyetlerin düşük alındığını, bedelin hakkaniyete aykırı olarak yükseltilmiş olduğunu, kullanılan objektif değer artışının fahiş olduğunu, objektif değer artışı gerekçelerinin yerinde olmadığını, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı adı altında tekrar kullanılmasının ve 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin" tarım arazilerinde yalnızca zeminin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir unsur olduğu düşünülmeden, % 150 olarak ve kapama değeri üzerinden hesaplanmasının Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, kapitalizasyon oranındaki unsurların objektif değer artışında kullanılmasının mükerrer artışa sebebiyet verdiğini, kapitalizasyon oranının % 4,5 gibi düşük bir oran alınmasına rağmen % 150 gibi yüksek bir objektif değer artışı uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, taşınmazın sadece kamulaştırılan alanın toplam alanın % 10’un altında olduğu dikkate alındığında, bu taşınmaz yönünden kamulaştırmadan arta kalan bölümlerinin geometrik durumu ve yüzölçümü itibariyle uygulanan ziraat türü ve tarımsal işletme tekniğinin kamulaştırma sebebiyle değişmeyeceği ve değer kaybının bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli ... planı bulunmadığı, taşınmazın Sakarya 1/25000 ölçekli güney planlama alt bölgesi çevre düzeni planı kapsamında bir kısmının baraj havzasında, bir kısmının marjinal tarım alanında, bir kısmının mutlak tarım alanında, bir kısmının ise kırsal yerleşim alanında kaldığı, yol hizmetinden yararlanmadığı, çöp toplama hizmetinden yararlandığı, köy yerleşik alanı içinde kaldığı, Dairenin 2023/849 Esas sayılı dosyasında aynı yer 1 49... parsel sayılı taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek kıymet takdiri yapılan İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görüldüğü, yine aynı bölgeden daha evvel Yargıtay incelemesinden geçen dosyalarda da arazi vasfında değerlendirildiği ve ayrıca Dairece Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki taşınmazın konumu da dikkate alındığında, arazi vasfında kabul edilerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının makul olduğu sonucuna varılmıştır. 5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.