10. Hukuk Dairesi 2023/10783 E. , 2024/7487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2023/69 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen rücuan tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; k
**10. Hukuk Dairesi 2023/10783 E. , 2024/7487 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2023/69 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen rücuan tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili; 12.07.2010 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri ve yapılan tedavi giderleri nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, haksız bir şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.06.2019 tarihli ve 2015/2740 Esas, 2019/463 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, Kurum zararı olan toplam 158.629,37 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı Kuruma verilmesine, gelirlere tahsis onay tarihi olan 27.02.2015 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, tıbbi malzeme ve ilaç bedellerine, hastane masraflarına, tedaviye ilişkin işlemlerin Kurumun sarf ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte faiz uygulanmasına, geçici iş göremezlik ödeneğine kurulan ödeme sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2019/2843 E., 2021/172 K., sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı Kurum ve davalı vekilinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 01.11.2021 tarihli ve 2021/4308 E., 2021/13171 K. sayılı kararıyla; ...eldeki davada alınan kusur raporunda davalı işverene %60, kazalı sigortalıya %40 oranında kusur verilmişse de kusur oran ve aidiyetleri kazanın oluş biçimine uygun değildir. Özellikle bilirkişi raporunda yer alan “Her ne kadar vagonlara binmenin yasak olduğuna dair levhaların iş yerinde bulunduğu, işçilerin bu konuda çavuşlar, mühendisler ve iş güvenliği uzmanları tarafından zaman zaman uyarıldığı, bu hususa aykırı davranışta bulunan bazı işçilere yevmiyeden kesme cezaları verildiği anlaşılsa da” yönündeki tespit karşısında, bu önlemlerin işverence alındığının sabit olması halinde, işverenin, kazaya sebebiyet veren olayın iş yeri uygulamasına göz yumduğunu söylemek mümkün olmayıp baskın kusur kazalı işçidedir. Bu nedenle kazadan önce, özellikle yukarıda yazılı vagonlara binmenin yasak olduğuna dair levhaların iş yerinde bulunup bulunmadığı, işçilerin bu konuda çavuşlar, mühendisler ve iş güvenliği uzmanları tarafından uyarılıp uyarılmadığı, bu hususlara aykırı davranışta bulunan işçilere yevmiyeden kesme cezaları verilip verilmediği konularında araştırma yapılarak, mevcudiyeti halinde kazalı işçinin baskın kusurlu olduğu gözetilerek, oluşa uygun, hüküm kurmaya elverişli yeni bir kusur raporu alınmalı, sorumluluk, oransal ve miktar olarak yeniden belirlenmeli, sorumluluk miktarları buna göre hesaplanmalıdır gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işveren %60 sigortalı %40 kusurlu olduğunu bildiren bilirkişi raporunu hükme esas alarak davanın kabulüne, Kurum zararı olan toplam 158.629,37 TL tazminatın 111.935,17 TL peşin sermaye gelirinin onay tarihi olan 27.02.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı taraftan alınarak davacı Kuruma verilmesine, 7.014,09 TL geçici işgöremezlik ödemesinin, 32.427,85 TL hastane masrafının, 496,32 TL ilaç bedelinin ve 6.755,94 TL tıbbi malzeme bedelinin, sarf ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, bozma gereklerinin yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, alınan kusur raporu ile müfettiş raporu arasında çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; kusura itiraz ederek, eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla, 01.07.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık sigortalının açtığı tazminat raporundaki kesinleşen kusur raporunun, Kurumun açtığı rücuan tazminat davasına etkisi, bu kapsamda delil niteliğinin kuvvetli delil mi, kesin delil mi sayılacağı noktasındadır. 2. İlk kararın kusurun yeniden belirlenmesi yönünde bozulması üzerine, Mahkemece işverenin %60, sigortalının ise %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiş, kararın temyizi üzerine ise çoğunluk görüşü ile kararın onanmasına karar verilmiştir. 3. Oysa dosya içeriğine göre getirtilen sigortalının açtığı tazminat dosyasında İlk Derece Mahkemesinin işverenin %80, sigortalının %20 kusuruna göre kurduğu hüküm, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf etmesi üzerine, kusur incelemesi yönünden İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi üzerine, bu kez İlk Derece Mahkemesince işverenin %90, sigortalının ise %10 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. 4. Kurumun işverene karşı olan rücu hakkının halefiyet esasına dayandığının kabul edilmesi halinde, gerçek alacaklı olan sigortalı ve hak sahiplerinin işverenden talep edebileceği gerçek zarar miktarı ve bu zarardan işverenin sorumlu olduğu, dolayısıyla kusuruna tekabül eden miktarı kesin hükümle karara bağlandığında, zarar miktarı ve kusur oranı, aynı zarara sebep olduğu gerekçesiyle açılan rücu davasında kanımızca kesin delil teşkil etmelidir. Aksi halde, Kurumun rücu alacağının halefiyet esasına dayandığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Yukarıda belirtildiği üzere, halefiyete dayalı rücu hakkı, asıl alacaktan bağımsız değil, onun devamı niteliğinde bir haktır. Asıl alacak ve bundan sorumluluk ne oranda ve ne miktarda ise alacaklı sigortalı ile hak sahiplerine halef olan Kurum karşısındaki sorumluluğun da aynı oran ve miktarda olması gerekir(Aslanköylü, Resul: Sosyal Sigortalar Kanunu Yorumu, Ankara, 2003. s: 1091. Civan, O. E. (2015), “İş Kazası veya Meslek Hastalığından Doğan Rücu Hakkının Hukuki Niteliği ve ... Karşısında Sorumluluğun Koşulları”, AÜHFD, C.64, S.3, Ankara. 583). 5. Somut uyuşmazlıkta, tazminat dosyasında kesinleşen kusur oranı, halefiyet esasına dayanan rücu davası için kesin delil niteliğindedir. Kararın davacı Kurum temyizi yönünden bozulması gerekir. Bu nedenlerle çoğunluğun onama gerekçesine katılınmamıştır.