DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3022 E. , 2024/2476 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3022 Karar No : 2024/2476 TEMYİZ EDENLER:1- (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2021/1831, K:2023/1437 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3022 E. , 2024/2476 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3022 Karar No : 2024/2476 TEMYİZ EDENLER:1- (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2021/1831, K:2023/1437 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İdare Mahkemesi Üyesi olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2021/1831, K:2023/1437 sayılı kararıyla; 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 62. ve 69. maddesinin 1. ve son fıkralarında yer alan kurallar aktarılarak, Uyuşmazlıkta, davacı hakkında düzenlenen 20/04/2017 tarihli soruşturma raporunda, ayrıntısına yer verilen soruşturmaya konu fiillerin, davacı tarafından FETÖ/PDY'nin örgütsel faaliyeti içerisinde gerçekleştirdiğinin subüt bulduğu ve sabit olan söz konusu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği, anılan rapor üzerine değerlendirme yapan Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesince de davacının 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, Olayda, her ne kadar davalı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan bir kısım emniyet personeli tarafından haklarında tesis edilmiş olan atama işlemlerine karşı açılmış olan idarî davalarda, o dönemde ... İdare Mahkemesi üyesi olarak görev yapan davacının, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olarak yer verilen bir kısım emniyet personelinin atanmalarına ilişkin işlemlerin yürütmesinin durdurulması isteminin kabulü ve iptali yolunda oy kullandığından bahisle, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; dava dosyasında mevcut disiplin soruşturma raporu ve ekleri ile tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; davacının, yalnızca FETÖ ile irtibatı veya iltisakı nedeniyle meslekten çıkarılması hususunun görev aldığı davalarda FETÖ/PDY'nin amacı doğrultusunda hareket ederek karar verdiğini ortaya koymakta yeterli olamayacağı, söz konusu davalarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve nihai hedefi doğrultusunda hareket ettiğine dair somut bir delil sunulmadığı, anılan dosyalarda FETÖ'nün amaç ve nihai hedefi doğrultusunda hareket ettiğine yönelik tespitlere yer verilmediği, bir başka ifadeyle hâkim olarak görev yapan davacının sahip olduğu yargısal takdir hakkının sınırlarını aşarak örgütsel amaçlarla hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacıya isnat edilen eylemlerin sübuta ermediği ve bu haliyle davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, Netice itibarıyla, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka uyarlık görülmediği, Davacının, dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemine gelince; Davacının dava konusu karar öncesinde, FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun...tarih ve...sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin aynı Kurulun... tarih ve... sayılı kararıyla reddedildiği, bunun üzerine söz konusu kararların iptali istemiyle açtığı davada Dairelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun 19/10/2022 tarih ve E:2022/1243, K:2022/2928 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğinin görüldüğü, Dolayısıyla, uyuşmazlık konusu olayda her ne kadar davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin dava konusu kararın yukarıda yazılı gerekçeyle hukuka aykırı olduğu saptanmış ise de, Dairelerinin işbu iptal kararı, hakkında kesinleşmiş bir meslekten çıkarma kararı bulunduğu anlaşılan davacının göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağından, davacının dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine, davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından dökümü yer alan 292,20-TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre yarısı olan 146,10-TL'nin davacıdan alınmasını temin amacıyla müzekkere yazılmasına, diğer yarısı olan 146,10-TL'nin davalı idareden alınmasını temin amacıyla müzekkere yazılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya, 9.500,00-TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Dairelerince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine rağmen, parasal hak talebinin, hakkında başka bir meslekten çıkarma kararı gerekçe gösterilerek reddine karar verildiği, ancak haklılığına hükmedilen işbu davada parasal haklarının ödenmesine hükmedilmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, kararın davanın reddine ilişkin kısmı ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davanın reddedildiği ve anılan kararın temyiz aşamasında onanarak kesinleştiği; ... İdare Mahkemesi Üyesi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylem ve işlemleri soruşturma kapsamında sabit olan davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik organizasyonun parçası olarak işlem yaptığı dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile ortaya konulmasına rağmen Dairece, iptal kararı verilmesinin kararın hukuki dayanaktan yoksun kaldığını gösterdiği, nitekim ... İdare Mahkemesinde dava açan emniyet görevlilerinin teşkilat içinde farklı pozisyonlardaki görevlere atanmasının tamamen Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatının kendi takdir yetkisine dayanarak yaptığı tasarruflar olduğu, takdir yetkisini subjektif nedenlerle kullanmadığı açık olan idarelerinin söz konusu işlemlerini iptal etmek suretiyle takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde ve idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapmılmasının ülkenin sonradan terör örgütü olduğu ortaya çıkan yapılarla mücadelesini sekteye uğratmasının yanında idari yargılama usul kurallarının açık ihlali anlamına geldiği, dava konusu olayda olduğu gibi söz konusu hukuka aykırı kararların verilmesinin somut delil olması adına yeterli olmakla birlikte, aksi bir yorumla, hakim ve savcı olarak görev yaparken FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı nedeniyle meslekten çıkarılan kişilerin talimatla ve kesinlikle yargısal takdire ilişkin olmayacak şekilde ve planlı bir organizasyonun parçası olarak verdikleri kararların işbu temyize konu kararlarla tartışmaya açılması durumunun, söz konusu kararların yargısal takdir kapsamında verildiği algısını oluşturarak kişileri aklamak adına bir argüman haline getirileceği; davacının FETÖ ile irtibatlı veya iltisaklı olmasına karar verilmesinin, işlemin gerekçesi değil, ancak destekleyici bir unsur olacağı, örgütün çalışma şeklinden ve gizlilik esaslı stratejisinden haberdar olunduğu, nitekim faaliyetlerinin birçoğunda, örgüt mensuplarının deşifre olmaması ve gizlilik önem arz ettiğinin belirtilmesine rağmen, temyize konu kararda bilgi, belge, tanık beyanı gibi somut deliller ile ispatın beklenmesinin kendi içinde çelişki yaratacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacının da aralarında bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen ... İdare Mahkemesi eski Başkan ve bir kısım Üyeleri hakkında FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak bir kısım eylemlerde bulunduklarından bahisle soruşturma başlatılmış, yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 20/04/2017 tarihli raporda; "FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak, bir kısım eylemlerde bulundukları, Bu bağlamda davacı hakkında ; 1) ... Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak görev yapan davacı M.K. tarafından, bu görevinden alınarak ... ilçe Emniyet Müdürlüğü'ne ilçe Emniyet Müdürü olarak atanmasına ilişkin işlem ile görev yaptığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne Y.K.'nin atanmasına ilişkin...tarih ve ... sayılı Valilik Oluru'nun iptali istemiyle 22/04/2014 tarihinde ... İdare Mahkemesi'nin... esasına kayden açılan davada, ara kararıyla davacı hakkında açılmış bir disiplin soruşturması olup olmadığı hususunun davalı idareden sorulduğu, verilen cevap dilekçesinde disiplin soruşturması geçirdiği hususu belirtilmesine ve konuya ilişkin personel bilgi notu dava dosyasına ibraz edilmesine karşın, davacının herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen bilgi ve belge içeriklerine çelişik bir şekilde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı ile iptal kararının gerekçesini yazdığı,... 2) ... İl Emniyet Müdürlüğü'nde Güvenlik Şube Müdürü olarak görev yapan davacı M.G.'nin, bu görevinden alınarak Koordinasyon ve Harekat Şube Müdürlüğüne aynı unvanla atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle... tarihinde ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayden açılan davada, ara kararıyla davacı hakkında açılmış bir disiplin soruşturması olup olmadığı hususunun davalı idareden sorulduğu, verilen cevap dilekçesinde disiplin soruşturması geçirdiği hususu belirtilmesine ve konuya ilişkin personel bilgi notu dava dosyasına ibraz edilmesine karşın, davacının herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen bilgi ve belge içeriklerine çelişik bir şekilde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı ile iptal kararının gerekçesini yazdığı,... 3) ... Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliğinde Başkomiser olarak görev yapan davacı V.Ö. tarafından, bu görevinden alınarak ... ili ... ilçesi Emniyet Müdürlüğü'ne atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle ... tarihinde ... idare Mahkemesi'nin ... esasına kayden açılan davada ara kararıyla davacı hakkında açılmış bir disiplin soruşturması olup olmadığı hususunun davalı idareden sorulduğu, verilen cevap dilekçesinde disiplin soruşturması geçirdiği hususu belirtilmesine ve konuya ilişkin personel bilgi notu dava dosyasına ibraz edilmesine karşın, davacının herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen bilgi ve belge içeriklerine çelişik bir şekilde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı ile iptal kararının gerekçesini yazdığı,... 4)... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı V.K. tarafından, bu görevinden alınarak ... İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle... tarihinde ... İdare Mahkemesi’nin...esasına kayden açılan davada, dava dosyasına sunulan personel bilgi notunda davacının birçok eylem ile ilgili olarak disiplin soruşturması geçirdiğinin belirtilmesine ve dosyada azlık oyu kullanan hâkim tarafından davacının devam eden birçok soruşturmasının bulunduğu ifade edilmesine karşın, davacının herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen belge içeriğine çelişik bir şekilde iptal kararının gerekçesini yazdıkları..." gerekçesiyle mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunduğu ve davacının belirtilen fiillerinin sübuta erdiği sonucuna ulaşılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir. Anılan raporu değerlendiren Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...Soruşturmaya konu ... İl Emniyet Teşkilatında görev yapan davacıların il içi atamalarına ilişkin yürütmeyi durdurma ve iptal amacıyla açılan davalarda; davalı tarafça gönderilen personel bilgi notlarında davacılar hakkında disiplin soruşturması yürütüldüğünün bildirildiği, ancak O.A. dışındaki ilgililerin tüm dosyalarda yürütmeyi durdurma kabul kararı verdikleri, Kaçakçılık, Güvenlik, İstihbarat Şube müdürlükleri gibi kilit görevlerde bulunan dosya davacılarının bu görevlerden alınarak farklı pozisyonlardaki görevlere atanmaları şeklindeki işlemlerin haklarında disiplin soruşturmaları olması nedeniyle idarenin takdir hakkı sınırlarında kaldığı çok açıkken tüm dosyalarda iptal kararı vermiş oldukları, iptal kararı gerekçesinde de davacıların herhangi bir disiplin soruşturması geçirmediklerini belirttikleri, her ne kadar ilgililer savunmalarında gerekçeyi sehven bu şekilde yazdıklarını belirtmişler ise de, disiplin soruşturması olduğunu bilerek, kesinleşmiş disiplin cezalarının olmaması nedeniyle atama işleminin iptal edilmesi gerekçesinin de kabul edilebilir olmadığı, ... Esas sayılı dosyada geçici olarak heyet başkanlığını yapan hakim F.E.'in iptal kararına muhalif kaldığı ve diğer üyeleri de uyardığı ancak üyelerin iptal kararı verdiği, soruşturmaya konu davaların davacılarının tümünün FETÖ/PDY mensubiyeti veya iltisakı nedeniyle görevlerine son verildiği, İlgili hakimlerin de FETÖ/PDY mensubiyeti veya iltisakı nedeniyle meslekten çıkartılmış oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde; ilgililerin eyleminin kesinlikle yargısal takdire ilişkin olmayıp plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu anlaşılmakla.." denilmek suretiyle, davacının, sabit görülen söz konusu eylemlerinin, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan bahisle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacının, söz konusu disiplin cezasına karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla; bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, böylece davacı hakkında verilen meslekten çıkarma kararı kesinleşmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinde, "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı bir karar verilmesi c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda belirtilen Danıştay Beşinci Dairesi kararının, davanın, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ve bu kısma ilişkin yargılama giderleri ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; FETÖ/PDY terör örgütünün, 17-25 Aralık 2013 tarihinde hukuki bir soruşturma görünümü altında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ortadan kaldırmaya ve engellemeye yönelik bir teşebbüste bulunması sonrası Devlet, bekası için bir dizi tedbirler almak zorunda kalmış, bu çerçevede Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde emniyet mensuplarının görev yeri değişikliklerine ilişkin işlemler tesis edilmiş ve bu mahiyetteki işlemler ülke çapında çok sayıda davaya konu edilmiştir. Soruşturmaya konu dava dosyaları, bu kapsamda yapılan atamalara ilişkindir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, ... İdare Mahkemelerinin denetimi esnasında davacının eski görev yeri olan ... İdare Mahkemesinde 2014-2015 yıllarında emniyet mensuplarının il içi atama işlemlerine karşı "yürütmenin durdurulması" istemli olarak açılan ... esas sayılı davalarda, ilk derece mahkemesince, yürütmenin durdurulması isteminin, "davalı idarenin birinci savunması alındıktan sonra ve ara karar gereği yerine getirildikten sonra veya savunma yapma ve ara karara cevap verme süreleri geçtikten sonra incelenmesine" karar verildiği; ve ara kararıyla davacılar hakkında açılmış bir disiplin soruşturması olup olmadığı hususunun davalı idareden sorulduğu, davalı idarece verilen cevap dilekçesinde davacıların disiplin soruşturması geçirdiği hususu belirtilmesine ve konuya ilişkin personel bilgi notu dava dosyasına ibraz edilmesine karşın, davacılar hakkında herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen bilgi ve belge içeriklerine aykırı bir şekilde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı ve sonrasında iptal kararı gerekçesi yazıldığı, benzer mahiyetteki E:... esasında açılan davada, davacının başkan vekili sıfatı ile oluşan heyette F.E. isimli hakimin verilen iptal kararına muhalif kaldığı ve soruşturma raporunda tanık olarak yer alan ifadesinde; "... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak ... İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ... esas sayılı dosyanın esasının görüşülmesi sırasında dosya konusuna binaen dikkatimi çekti, heyet sırasında bu sebeple dosyayı incelemek istedim, dosyada davacının soruşturma geçirdiği ve daha önce görevinden uzaklaştırıldığını görmem üzerine heyet sırasında bu hususları ve davacının istihbarat şubesinde görev yapmasının sakıncalı olacağını heyette bulunan başkan vekili ve diğer üyeye söyledim. Bana açıklama yapmadılar. Heyet sonrası çoğunluk kararıyla iptal kararı verildi. Ben dosyaya azlık kaldım. Söyleyeceklerim bundan ibarettir...." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Buna göre, yukarıda yer verilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının yer verilen bu eylemlerinin yargısal takdire ilişkin olmadığı, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu tespit edilen eylemi nedeniyle davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ...tarih ve E:... K... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin... tarih ve K... sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, dava konusu kararın iptali yolunda verilen temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi aynı Kurulun... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davacı tarafından bu kararların iptali istemiyle açılan davada Danıştay Beşinci Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2016/57540, K:2021/3819 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar, temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun 19/10/2022 tarih ve E:2022/1243, K:2022/2928 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmının iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/02/2023 tarih ve E:2021/1831, K:2023/1437 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Davacının temyiz isteminin reddine, 4.Anılan Daire kararının, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ve bu kısma yönelik yargılama giderleri ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, 5. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.