Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3850 E. , 2024/1132 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3850 Karar No : 2024/1132 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 20…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3850 E. , 2024/1132 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3850 Karar No : 2024/1132 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2020 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 16 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile tercihli tarife kapsamında ithal edilen "hurma" cinsi eşyaya ilişkin menşe ispat belgesinin Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti arasında Tercihli Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan örneğe uygun olmadığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla; Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması ile belirtilen anlaşma uyarınca düzenlenen Yönetmelik hükümlerine göre, menşe ispat belgesi ibrazının zorunlu olduğu, ayrıca menşe şahadetnamesinin menşe ispat belgesi yerine kullanılmasının mümkün olmadığı, davacının menşe ispat belgesi yerine menşe şahadetnamesi sunduğu sabit olduğundan tercihli tarifeden yararlanamayacağı, anılan belgedeki bilgilerin yanıltıcı ya da gerçeğe aykırı olduğu idarece ileri sürülmediği gibi, yanıltıcı bir vasfının ve idareden gizlenilen bir hususun da bulunmadığı, idareye ibraz edilen menşe şahadetnamesiyle ithalat işlemlerinin tamamlandığı, olayda Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin hukuka uyarlık bulunmayan para cezasına ilişkin kısmını iptal etmiş, ek tahakkuklar yönünden ise, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ithalata konu eşyaların İran menşeli olduğu, aksi yönde idarenin somut bir tespitinin olmadığı ve ek tahakkuklarda hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, menşe ispat belgesi yerine menşe şahadetnamesi sunması nedeniyle tercihli tarifeden yararlanamayacak olan davacı hakkında tesis edilen işlemin para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin kabulüyle, temyize konu kararın ek tahakkuklara ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, kararın diğer hüküm fıkralarının ise onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına 2020 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 16 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile tercihli tarife kapsamında ithal edilen "hurma" cinsi eşyaya ilişkin menşe ispat belgesinin Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti arasında Tercihli Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan örneğe uygun olmadığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun "Gümrük Tarifesi ve Eşyanın Tarife Pozisyonlarına Ayrılması" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük vergilerinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı, 2. fıkrasında, eşya ticaretine ilişkin özel hükümlerle belirlenmiş diğer önlemlerin, gerektiği takdirde söz konusu eşyanın tarife pozisyonununa göre uygulanacağı, 3. fıkrasının (d) ve (e) bendlerinde ise, gümrük tarifesinin; Türkiye'nin bazı ülkeler veya ülke grupları ile yaptığı tercihli bir tarife uygulaması gerektiren anlaşmalarda yer alan tercihli tarife uygulamaları ile Türkiye tarafından tek taraflı olarak bazı ülkeler, ülke grupları veya toprak parçaları için tanınan tercihli tarife uygulamalarını kapsayacağı düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un "Eşyanın Tercihli Menşei" başlıklı 22. maddesinde; 15. maddede belirtilen tercihli tarife uygulamalarından yararlandırılmak istenen eşyanın tercihli menşe kurallarının 15. maddenin 3. fıkrasının (d) bendinde belirtilen anlaşmalar kapsamı eşya için bu anlaşmalar ile, 15. maddenin 3. fıkrasının (e) bendinde belirtilen tercihli tarife uygulamalarından yararlanan eşya için Cumhurbaşkanı Kararı ile belirleneceği düzenlenmiştir. Öte yandan, Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan temyiz istemine konu kararın, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Kararın, dava konusu işlemin ek tahakkuklara ilişkin kısmına dair davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince; Olayda, davacı adına tescilli beyannameler muhteviyatı eşyanın İran menşeli olmadığına ve/veya menşe şahadetnamesinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin davalı idarece ileri sürülen bir iddia bulunmadığı gibi, eşyanın menşeine ilişkin yurt dışı araştırması, ithalat yapılan firma nezdinde sorgulama, veri elde edilebilecek nitelikte herhangi bir inceleme yapılmaksızın eşyanın İran menşeli olmadığı hususu davalı idare tarafından somut bir şekilde ispatlanmadan, ithalata konu eşya için tesis edilen davaya konu işlemin ek tahakkuklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık, aksi yöndeki temyize konu kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin ise kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.