Başvuru, soruşturma aşamasında yaklaşık yedi ay boyunca hâkim önüne çıkartılmaksızın tutukluluğun devam ettirilmesi ve bu süreçte yapılan tutukluluk incelemelerinde alınan savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi, matbu gerekçelerle devam ettirilen tutukluluğun makul süreyi aşması, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin yazılmasının ve gerekçeli kararın tebliğinin uzun süre gecikmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; dava açıldıktan sonra yapılan kanun deği
Başvuru, soruşturma aşamasında yaklaşık yedi ay boyunca hâkim önüne çıkartılmaksızın tutukluluğun devam ettirilmesi ve bu süreçte yapılan tutukluluk incelemelerinde alınan savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi, matbu gerekçelerle devam ettirilen tutukluluğun makul süreyi aşması, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin yazılmasının ve gerekçeli kararın tebliğinin uzun süre gecikmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; dava açıldıktan sonra yapılan kanun değişikliğiyle kaldırılan mahkemenin, buna rağmen yargılamaya devam edip mahkûmiyet kararı vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 14/4/2014 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 15/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 15/10/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/19624 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 1/10/2010 tarihinde gözaltına alınmış ve Şanlıurfa Sulh Ceza Mahkemesinin 5/10/2010 tarihli ve 2010/179 Sorgu sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan tutuklanmışlardır. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 7/10/2010 tarihli ve 2010/71 sayılı fezlekesi ile başvurucular hakkındaki soruşturma dosyası, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK mülga maddesiyle görevli bölümü) gönderilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 7/1/2011 tarihli ve E.2011/50 sayılı iddianamesiyle başvurucuların silahlı terör örgütü (PKK) üyesi olma suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesine kamu davası açılmıştır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga maddesiyle görevli) E.2011/46 sayılı dosyası üzerinden görülen dava başvurucular yönünden tutuklu olarak sürdürülmüştür. Anılan Mahkemenin 27/2/2013 tarihli ve E.2011/46, K.2013/149 sayılı kararı ile başvurucuların silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan 10'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve "tayin olunan sonuç cezanın nevi ve miktarı, ceza süresi nazara alınarak" tutukluluk hâllerinin devamına karar verilmiştir. Karar, başvuruculara ve başvurucuların müdafilerine duruşmada tefhim edilmiştir. Davada başvurucular ile birlikte yirmi altı sanık hakkında hüküm tesis edildiği görülmektedir. Yapılan incelemede, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin anılan mahkûmiyet kararının gerekçesinin UYAP üzerinden 11/3/2013 tarihinde yazılmaya başlandığı, UYAP'taki gerekçeli karar dokümanının ilgililerce 31/7/2013 tarihinde onaylandığı anlaşılmıştır. Başvuru formu ve eklerinde, hüküm ile birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına karşı itiraz yoluna gidildiğine dair bilgi ve/veya belge sunulmamıştır. UYAP üzerinden yapılan incelemede de başvurucuların hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına yönelik itiraz yoluna başvurduklarına ilişkin bir kayda rastlanmamıştır. Başvurucular Azize Yağız ve Adle Fidan 23/1/2014 tarihinde tahliyelerine karar verilmesi talebiyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine başvurmuş, anılan Mahkemenin 24/1/2014 tarihli ek kararı ile başvurucuların talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucu Adle Fidan karara itiraz etmiş, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 26/2/2014 tarihli ve 2014/152 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Başvurucu Azize Yağız'ın karara yönelik bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Başvurucu Mikail Gözek ise 14/2/2014 tarihinde tahliyesine karar verilmesi talebiyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine başvurmuş, anılan Mahkemenin 17/2/2014 tarihli ek kararı ile başvurunun talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucu karara itiraz etmiş, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 20/2/2014 tarihli ve 2014/134 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Başvurucular Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 20/2/2014 ve 26/2/2014 tarihli itirazın reddi kararlarını 14/3/2014 tarihinde öğrendiklerini bildirmişlerdir. Öte yandan başvurucular, haklarında verilen mahkûmiyet kararını temyiz etmişlerdir. Başvurucuların yanı sıra diğer bazı sanıkların ayrıca Cumhuriyet savcısının hükmü temyiz ettiği görülmektedir. Başvuru formu ve eklerinde gerekçeli kararın başvuruculara hangi tarihte tebliğ edildiğine yönelik bir bilgi ya da belge bulunmamakla birlikte temyiz formundan anlaşıldığı üzere başvuruculardan Mikail Gözek 23/8/2013 tarihinde, Adle Fidan 2/9/2013 tarihinde, Azize Yağız ise 3/9/2013 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçelerini Mahkemeye sunmuşlardır. Mahkemece temyiz istemlerine ilişkin usul işlemleri tamamlandıktan sonra dosya 12/2/2014 tarihinde Yargıtaya gönderilmiştir. Temyiz formunda dosyanın yirmi dokuz klasör belgeden oluştuğu ifade edilmiştir. Başvurucular 14/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Yargıtay Ceza Dairesinin 20/10/2014 tarihli ve E.2014/5846, K.2014/10320 sayılı ilamı ile başvurucular hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir. B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir." 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur." 5271 sayılı Kanun'un "Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi" kenar başlıklı (mülga) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Türk Ceza Kanununda yer alan;...c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),Dolayısıyla açılan davalar; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülür." 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Aşağıdaki hükümler yürürlükten kaldırılmıştır:... 6) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250, 251 ve 252 nci maddeleri,..." 6352 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesiyle yürürlükten kaldırılan) (4) numaralı fıkrası şöyledir:"Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlükten kaldırılan 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılmış olan davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakmaya devam olunur. Bu davalarda, yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l0 uncu maddesinin kovuşturmaya ilişkin hükümleri bu davalarda da uygulanır."