Başvurucu, hükümlü olarak bulunduğu Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memurlarının saldırısına maruz kalarak hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasının, bu olay nedeniyle Disiplin Kurulu tarafından kendisine verilen iki ayrı 20 gün süreli hücreye koyma cezasına karşı yaptığı itirazda avukatı huzurunda savunma yapmak için kendisine makul süre verilmemesinin ve üç ayrı cezaevine sevkinin yapılarak avukatı ile görüşmesinin kısıtlanmasının kötü muamele yasağ
Başvurucu, hükümlü olarak bulunduğu Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memurlarının saldırısına maruz kalarak hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasının, bu olay nedeniyle Disiplin Kurulu tarafından kendisine verilen iki ayrı 20 gün süreli hücreye koyma cezasına karşı yaptığı itirazda avukatı huzurunda savunma yapmak için kendisine makul süre verilmemesinin ve üç ayrı cezaevine sevkinin yapılarak avukatı ile görüşmesinin kısıtlanmasının kötü muamele yasağını ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüş, disiplin cezalarının sonuçları itibariyle kaldırılması ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 28/11/2013 tarihinde Elazığ Ceza Mahkemeleri Ön Bürosu vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım isteminde bulunmuştur. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 18/7//2014 tarihinde Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlık görüşünü, ek süre sonunda 22/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık görüşü, başvurucuya 25/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu görüşe karşı cevaplarını 8/10/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Bakanlık görüşünde ve UYAP üzerinden temin edilen belgelerde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Elazığ E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucu, 8/2/2013 tarihinde infaz koruma memurları tarafından yaralandığını ve işkenceye maruz kaldığını belirterek vekilleri vasıtasıyla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyetçi olmuştur. Yapılan soruşturma sonucunda bazı infaz koruma memurları hakkında zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan Bolu Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmış ancak işkence, kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara yapılan itiraz, Düzce Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiş ve anılan karar kaldırılmıştır. Bunun üzerine Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, altı şüpheli infaz koruma memuru hakkında işkence suçundan Bolu Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açmıştır. Bolu Asliye Ceza Mahkemesinde infaz koruma memurları hakkında açılan zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçuna ilişkin E.2013/243 sayılı dosyası Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/246 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Birleştirilen dosya, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinde halen derdesttir. Başvurucunun infaz koruma memurlarını şikâyetine konu olan olay ile ilgili olarak başvurucu hakkında disiplin soruşturması açılmıştır. Disiplin soruşturması sonucunda Disiplin Kurulu, başvurucuya, 13/2/2013 tarihli ve 2013/20 sayılı kararı ile "hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve görevlileri her türlü kasten yaralama" eylemi ve 14/2/2013 tarihli ve 2013/21 sayılı kararı ile "kurum görevlilerine karşı hakaret ve tehditte bulunmak" eylemi nedeniyle iki ayrı 20 gün hücreye koyma cezası vermiştir. Başvurucu, anılan kararlara karşı 27/2/2013 tarihinde Bolu İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. Şikâyet dilekçesinde aynı koğuşta bulunan hükümlüler Ç., S.A. ve E.R.’nin tanık olarak dinlenmesini ve şikâyetin duruşmalı incelenmesini talep etmiştir. Bunun üzerine Bolu İnfaz Hâkimliği her iki itiraz ile ilgili olarak başvurucunun savunmasının alınması için başvurucunun sevk edildiği cezaevlerinin bulunduğu yerler gözetilerek önce Tekirdağ İnfaz Hâkimliğine sonra Elazığ İnfaz Hâkimliğine talimat yazmıştır. Elazığ İnfaz Hâkimliğinde her iki şikâyet kapsamında Bolu İnfaz Hâkimliği tarafından yazılan 3/7/2013 tarihli talimat üzerine yapılan 4/7/2013 tarihli duruşmada başvurucu "ben beyanlarımı avukatım ile birlikte vermek istiyorum. Avukatım Hüseyin Yılmazdır, kendisi Diyarbakır Barosuna kayıtlıdır. Kendisine ben haber vereceğim avukatım ile beyanda bulunacağım. Şu an beyanda bulunmak istemiyorum, talimatın mahkemesine iadesini istiyorum, daha sonra itiraz dilekçemle ilgili avukatımla beyanda bulunacağım" şeklinde açıklamada bulunmuştur. Başvurucunun talebi doğrultusunda iade edilen talimat üzerine Bolu İnfaz Hâkimliği başvurucunun şikâyet dosyasını Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek görüş istemiştir. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 16/7/2013 tarihli mütalaasında başvurucunun savunması alındıktan ve ileri süreceği deliller toplandıktan sonra mütalaa istenmesi yönünde görüş beyan etmiştir. Bunun üzerine Bolu İnfaz Hâkimliği, Elazığ İnfaz Hâkimliğine tekrar talimat yazarak başvurucunun talebi doğrultusunda avukatı ile birlikte dinlenilmesini, varsa delillerinin sorulmasını başvurucuya makul bir süre verilerek bu yönde tebligat yapılmasını istemiştir. Elazığ İnfaz Hâkimliği, Elazığ E Tipi Kapalı İnfaz Kurumuna yazdığı 1/8/2013 tarihli müzekkerede, başvurucunun avukatı ile görüşüp birlikte savunma yapıp yapmayacağının sorulmasını, avukatı ile savunma yapması halinde avukatının kimliğini bildirmesi için bir hafta süre verilmesini, bu hususun başvurucuya tebliğ edilmesini ve düzenlenecek tutanağın gönderilmesini istemiştir. Elazığ E Tipi Kapalı İnfaz Kurumu 13/8/2013 tarihli ve 2013/10493 sayılı cevabında başvurucunun avukatına ulaşamadığını, ulaşmak için yakınları aracılığıyla haber gönderdiğini, haber gelmesi durumunda başvurucunun kendiliğinden bir dilekçe ile avukatının ismini ve adresini bildireceğine dair beyanda bulunduğunu belirtmiştir. Talimatların iadesi üzerine Bolu İnfaz Hâkimliği, 9/9/2013 tarihli ve E.2013/573, K.2013/1645 sayılı kararında başvurucunun "hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve görevlileri her türlü kasten yaralama" eylemi nedeniyle aldığı disiplin cezasına dair şikâyetlerinin "makul süre içinde savunma yapmadığı ve delilleri de sunmadığı" gerekçesiyle reddine karar vermiştir. Başvurucunun "kurum görevlilerine karşı hakaret ve tehditte bulunmak" eylemi nedeniyle aldığı disiplin cezasına ilişkin şikayetleri ise İnfaz Hâkimliğinin 10/9/2013 tarihli ve E.2013/574, K.2013/1651 sayılı kararında "makul sürenin iki kez verilmesine rağmen savunma yapmadığından savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı" anlaşılmakla disiplin cezası verilmesine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir. Anılan kararlara karşı itiraz, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin sırasıyla 23/10/2013 tarih ve 2013/1126 Değişik İş sayılı ve 7/10/2013 tarihli 2013/1159 Değişik İş sayılı kararları ile reddedilmiştir. Başvurucu, kararların kendisine tebliğ edilmediğini ve 28/10/2013 tarihinde kararlardan haberdar olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, 26/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 16/5/2011 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak." 4675 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Şikayet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikayet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K/md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K/md.) Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K/md.) İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikayetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yoluna gidilebilir.İtiraz, infaz hâkimliğinin kurulduğu yer ağır ceza mahkemesine, ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması halinde (2) numaralı daireye yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz." 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(1) Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır.2) Bir günden on güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:…j) Kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak.…(3) Onbir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:...e) Hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak.…(4) Hücre, yaşamsal gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenir." Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararlarında hükümlü ve tutukluların disiplin ve cezalandırılmalarına dair kısmı şöyledir:“Disiplin suçu işlediği öne sürülen mahpuslar:a. Kendilerine isnat edilen suçlamaların mahiyeti hakkında anlayacakları bir dilde ve ayrıntılı olarak bilgilendirilmelidir;b. Savunmalarını hazırlayabilmeleri için yeterli zaman ve imkanlara sahip olmalıdırlar;c. Savunmalarını bizzat kendilerinin yapmasına ya da adaletin yararı bunu gerektiriyorsa hukuki bir yardım alarak yapmalarına izin verilmelidir;d. Tanık dinlenmesini istemelerine ve onları dinlemelerine, ya da kendileri adına dinlenmelerine izin verilmelidir; ve,e. Soruşturma esnasında kullanılan dili anlayamıyor veya konuşamıyorsa bir çevirmenin yardımından ücretsiz olarak yararlanmalıdır.”